Muhterem Hocam, günümüzde mutlu olmak artık mucize gibi bir şey. Kur’ân’a göre mutlu olmanın yolları var mıdır açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, günümüzde mutlu olmak artık mucize gibi bir şey. Kur’ân’a göre mutlu olmanın yolları var mıdır açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, günümüzde mutlu olmanın mûcize olmasının arkasında insanların dünyevîleşmesi vardır. İnsanlar mutlu olmak için canhıraş dünyaya saldırıyorlar ve dünyadaki sahip olduklarıyla mutlu olmaya çalışıyorlar. Ama Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm’i böyle demiyor: Sahip olduklarınızla değil, Allah’ın sahip olduklarıyla sevinin. Allah’ın sahip oldukları Allah’ın rahmetidir, Allah’ın fazlıdır, Allah’ın salâvatıdır, Allah’ın sekînetidir vesaire. Şimdi Kur’ân-ı Kerîm’e göre mutlu olmanın yolları var mıdır? Yüzde yüz evet.
Birincisi: zikir. Nefs tezkiyesi bizi rahatsız ve huzursuz eden, kesinlikle nefsimizin âfetleridir. Kim sıkıntı duyuyorsa, kim huzursuz ve mutsuzsa bunun faturasını başkasına yüklemesin. İster karı koca arasında taraflardan bir tanesi ben huzursuzum sıkıntı içindeyim kocasını sebep göstersin ister kocası ben sıkıntı içindeyim eşini sebep göstersin bunların hiçbirisi doğru değil. Her iki tarafın sıkıntısı da kendi nefsinden kaynaklanıyor. Diğerleri sebeptir; o sıkıntının tezâhür etmesi, ortaya çıkmasının bir sebebidir. O zaman olay buysa mutlu olmak istiyorsa evvela bir hazırlık sınıfından geçecek.
Çünkü Allah’ın üniversitesini okuyabilmesi, Allah’ın üniversitesinde nefsin manevî kalbindeki 19 âfetini tamamen temizleyebilmesi evvela kalpten Allah’a ulaşmayı dilemek, yedi Furkan sahibi; daha sonra Allah’ın ilmini öğreneceği mürşidine tâbî olmak. Bu da 14 tane ihsanla mürşidine ulaşmasını ifade ediyor. Bu bir hazırlık sınıfıdır. Ondan sonra Resûlullah’ın emrettiği biçimde Kur’ân hidayetle okunur, tilâvetle değil. Buraya kadarki olan hazırlık sınıfı tilâvettir. Ama hidayette okunuyorsa, o zaman kişi Kur’ân-ı Kerîm’i zikirle okuyacak.
İşte Kur’ân’a göre mutlu olmanın birinci yolu zikir. Zikrini hangi oranda artırdıysa, o oranda Allah’ın katından gelen nurlar kalbine yerleşirse o kadar mutludur. Ama daimî zikre ulaşmak kolay bir olay değil. Ama daimî zikre ulaşmadan da o daimî zikrin mutluluğunu yaşayabilir miyiz? Evet. Bu da insanlarla ilişkiler: İnsanlarla ilişkilerde üç açıdan olaya bakacaksınız. Etrafımızdaki insanlar hepsi hak sahibi, mutluluğu arıyorlar. O zaman hedefimiz mutlu olmak onların hakkıysa onlara o hakkı vermek durumundayız. Herkesi bu konuda hak sahibi bilmeliyiz. Onlar bizden alacaklı durumundalar; neyi alacaklardır? Mutluluğu. Biz onlara mutluluğu verdiğimiz zaman daha çok biz mutlu oluruz. Onların sevgiye ihtiyacı var; biz onları sevmeliyiz. Seversek seviliriz. Onların zaman zaman sıkıntılarında bizim onlara karşı görevimiz fedakârlık yapmaktır. O zaman da onu yapmalıyız.
Öyleyse Kur’ân’a göre mutlu olmanın yolları vardır: birisi enfüsî mutluluk, diğeri âfâkî mutluluk.
Enfüsî mutluluk: Allah ile ilişkilerde zikir. Çok zikir, daimî zikir, küllî zikir ve tesbihe kadar uzanan bir muhtevâ içeriyor. Kullarla ilişkilerde de af, kötülüğe karşı hayırla mukabele etmek ve en üst seviyede muhabbet duymak. Allah’ın izniyle. Allah razı olsun