Muhterem Hocam, günümüzdeki din tatbikatında zikirden bahsedilmiyor. Hatta “Peygamber Efendimiz (S.A.V) zikir yapmış mı?” gibi söylemlere şahit olabiliyoruz. Resûlullah ve sahâbe z
Soru
Muhterem Hocam, günümüzdeki din tatbikatında zikirden bahsedilmiyor. Hatta “Peygamber Efendimiz (S.A.V) zikir yapmış mı?” gibi söylemlere şahit olabiliyoruz. Resûlullah ve sahâbe zikir yapmış mı? Dinimizde zikir var mıdır? Cevaplar mısınız?
Cevap
Tabiî ki dinimizde zikir var sevgili kardeşlerim. Nitekim Hz. Âişe validemize, Resûlullah’ın en yakını olma hasebiyle bu konuda bir sual soruluyor. Hz. Âişe validemizin cevabı neydi? “Yazıklar olsun! Siz Kur’ân’ı bilmiyorsunuz. Bilseydiniz bu suali soramazdınız. Çünkü O, ayaklı bir Kur’ân-ı Kerim’di.” Eğer Peygamber Efendimiz ayaklı bir Kur’ân-ı Kerim ise, o zaman Muzzemmil-8’i, Ahzâb-41’i ve Nisâ-103’ü yerine getirmemesi olabilir mi? Neden öyle diyorum? Çünkü Âli İmrân-119’da onlar kitabın bütününe tâbî oldular.
3/ÂLİ İMRÂN-119: Hâ entum ulâi tuhıbbûnehum ve lâ yuhıbbûnekum ve tu’minûne bil kitâbi kullihi, ve izâ lekûkum kâlû âmennâ, ve izâ halev addû aleykumul enâmile minel gayz(gayzi), kul mûtû bi gayzikum, innallâhe alîmun bi zâtis sudûr(sudûri).
İşte siz (mü’minler) böylesiniz, siz onları seversiniz ve onlar sizi sevmezler ve siz kitabın tamamına îmân edersiniz. Ve sizinle karşılaşınca “Biz îmân ettik.” dediler, yalnız kaldıkları zaman, size karşı öfkelerinden parmak uçlarını ısırdılar. De ki: “Öfkenizden ölün.” Muhakkak ki Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
O zaman kitabın bütününe tâbî olan Peygamber Efendimiz ve sahâbe, Muzzemmil-8’i yaşamışlar, Ahzâb-41’i yaşamışlar, Nisâ-103 ile daimî zikre ulaşmışlardır.
73/MUZZEMMİL-8: Vezkurisme rabbike ve tebettel ileyhi tebtîlâ(tebtîlen).
Ve Rabbinin İsmi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
33/AHZÂB-41: Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkûrullâhe zikren kesîrâ(kesîran).
Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin.
4/NİSÂ-103: Fe izâ kadaytumus salâte fezkurûllâhe kıyâmen ve kuûden ve alâ cunûbikum, fe izatma’nentum fe ekîmus salât(salâte), innes salâte kânet alâl mu’minîne kitâben mevkûtâ(mevkûten).
Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
Nitekim Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Teheccüd, 1, 25.
“Bir defasında, ‘Ey Allah’ın Resûlü! Vitir namazını kılmadan uyuyor musun?’ diye sorduğumda: ‘Ey Âişe! Benim gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz.’ buyurdu.”
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Buhârî, Menâkıb, 24; Müslim.
“Benim gözlerim uyur; kalbim Rabbi’mden uyumaz.”
Bunun mânâsı ne? Uykudayken de hep zikrediyor. Yani Peygamber Efendimiz daimî zikrin sahibiydi. Öyleyse öyle diyen bu zavallı insanlar aslında neyi bilmiyorlar? Kur’ân’ı bilmiyorlar. Kur’ân’ı bilseler, onların Kur’ân’ın bütününe tâbî olduğunu bilseler, o zaman öyle demezler.