Muhterem Hocam, hayattan zevk alamıyorum. Beni yaşama bağlayan hiçbir şey yok. Çok mutsuzum ve huzursuzum. Nedeni nedir? Bana ne tavsiye edersiniz?

Soru

Muhterem Hocam, hayattan zevk alamıyorum. Beni yaşama bağlayan hiçbir şey yok. Çok mutsuzum ve huzursuzum. Nedeni nedir? Bana ne tavsiye edersiniz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, hayattan zevk alıp mutlu, huzurlu bir hayatı yaşamak kesinlikle Allah’la ilişkinin içerisine girip Allah’ın bizler için farz kıldığı teslim dinini yaşamaktan geçer.

Hayat bütün insanlar için Allah’a giden bir mutluluk yolculuğudur. Öyleyse sen hayattan zevk alıp huzur ve mutluluk içinde yaşamak istiyorsan Allah’a giden yolu ittihaz etmen lazım. Allah’a yol mu var? Evet, Sıratı Mustakîm, Allah’a ulaştıran yol. Ama Sıratı Mustakîm’e adım atabilmen mutlaka Allah’a ulaşmayı dilemene bağlı. İşte 7 âyet-i kerimede Allahû Tealâ ilim verilenlerden bahsediyor. Yani Allah’ın katından gelen peygamberler, velî resûller, velî mürşitlerin hepsi insanlara ilim vermek üzere geliyorlar. Neyin ilmi? Kur’ân ilmidir.

İLİM VERİLENLER (ÖĞRENENLER)

1. NAHL-27: Sonra kıyamet günü (Allah), onları alçaltacak. Ve onlara: "Ortaklarım nerede?" diyecek. "Onlar için ayrılıklara düştünüz." Kendilerine ilim verilenler şöyle dedi: “Muhakkak ki rezillik ve azap, bugün kâfirlerin üstündedir.”

2. İSRÂ-107: De ki: “O’na inanılsın veya inanılmasın, O’ndan önce kendilerine ilim verilen kimseler, onlara (Kur’ân’ın secde âyetleri) okunduğu zaman, secde ederek çeneleri üstüne kapanırlar.”

3. HACC-54: Ve kendilerine ilim verilenlerin, onun söylediklerinin Rabbinden bir hak olduğunu bilmeleri, O’na iman etmeleri, onların kalplerinin O’nu (Allah’ı) idrak etmesi içindir. Muhakkak ki Allah, âmenû olanları mutlaka Sıratı Mustakîm’e hidayet edendir.

4. KASAS-80: Ve ilim verilenler: “Size yazıklar olsun! Âmenû olan ve salih amel (nefs tezkiyesi) yapanlar için Allah’ın sevabı daha hayırlıdır. Buna, sabredenlerden başkası mülaki olmaz.” dediler.

5. ANKEBÛT-49: Hayır O (Kur’ân-ı Kerim), ilim verilenlerin sinelerinde beyan olunan âyetlerdir. Ve zalimler hariç, onlar âyetlerimizi bile bile inkâr etmezler.

6. RÛM-56: Ve ilim ve iman verilenler: “Andolsun ki Allah’ın Kitabı’ndaki beas (yeniden diriliş) gününe kadar (mezarda) kaldınız.” dediler. İşte bu beas günüdür. Lâkin siz bilmiyordunuz.

7. MUHAMMED-16: Ve seni dinleyenlerden bir kısmı, senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere: “Biraz önce (O) ne dedi?” dediler. İşte onlar, Allah’ın kalplerini mühürledikleri kişilerdir ve onlar hevalarına tâbi olanlardır.

İşte 7 âyet-i kerimede Kur’ân ilmi kendisine verilen, ilim verilenler. Bu ilim verilenlerden Hacc 54’te Allah’a ulaşmayı dileyen, kendisine ilim verilen kişiyi Allahû Tealâ Sıratı Mustakîm’e, Allah’a ulaştıran yola ulaştırıyor.

22/HACC-54: Ve li ya’lemellezîne ûtûl ilme ennehul hakku min rabbike fe yu’minû bihî fe tuhbit(e) lehu kulûbuhum, ve innallâhe le hâdillezîne âmenû ilâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).

Ve kendilerine ilim verilenler, onun (Kur’ân’ın) Rabbinden bir hak olduğunu bilsinler. Böylece ona îmân etsinler ve kalpleri ona huşû duysun. Ve muhakkak ki Allah, âmenû olanları Sıratı Mustakîm’e ulaştırır.

Ve Sırat-ı Müstakîm üzerinden ruhu Allah’ın Zat’ına varınca o zaman kesinlikle o kişi ermiş evliyadan oluyor. İşte “Çok mutsuzum, huzursuzum.” diyen herkes bu dileğin sahibi olursa, peşinden mürşidine 12 tane ihsanla tâbî olursa mutlak surette 7-8 aylık süre içerisinde Allahû Tealâ o kişiyi üç kat cennet ve dünya saadetinin yarısına sahip kılacaktır. Yani dünya hayatının %50’sini mutluluk içinde geçirecek, ahirette de üç tane cennetin sahibi olacak. Ama dünyada %100 mutlu olmak istiyorsa o zaman fizik vücudunu, nefsini de Allah’a teslim etmesi, daimî zikre ulaşması gerekir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Eylül 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20263 dk okuma1