Muhterem Hocam, hidayeti tebliğ eden resûllerin insanlara karşı sorumluluğu nereye kadar gider?
Soru
Muhterem Hocam, hidayeti tebliğ eden resûllerin insanlara karşı sorumluluğu nereye kadar gider?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Kasas 56'da:
28/KASAS-56 İnneke lâ tehdî men ahbebte ve lâkinnallâhe yehdî men yeşâu, ve huve a’lemu bil muhtedîn(muhtedîne).
Muhakkak ki sen, sevdiğin kişiyi hidayete erdiremezsin (onun ruhunu Allah’a ulaştıramazsın). Fakat Allah, dilediğini hidayete erdirir. Ve O, muhtedileri (hidayete erenleri) daha iyi bilir.
"Sen sevdiğine hidayete erdirecek değilsin. Allahû Tealâ dilini hidayete erdir." Akrabalık bağıyla sevgi olabilir. Peygamberimiz (S.A.V) amcasını seviyor veya başka bir şekilde ama sen sevdiğini hidayete erdirecek değilsin. Allahû Tealâ dilediğini hidayete erdirir. Sen çok istesen de mümin olmazlar diyor.
SEN ÇOK İSTESEN DE MÜ’MİN OLMAZLAR
1. YÛSUF - 103 Ve sen (onların mü’min olmalarını) çok istesen bile, insanların çoğu mü’min olmazlar.
2. YÛSUF - 106 Ve onların çoğu, şirk koşmadan Allah’a inanmazlar.
3. NAHL - 37 Sen, onların hidayete ermesini çok istemene rağmen muhakkak ki Allah, dalâlette bıraktığı kimseyi (onlar Allah’a ulaşmayı dilemedikçe) hidayete erdirmez. Ve onlar için bir yardımcı da yoktur.
4. KEHF - 6 Bu durumda eğer onlar, (Kur’ân-ı Kerîm’deki) bu sözlere inanmazlarsa, onların arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin.
5. ŞUARÂ - 3 Onlar mü’min olmuyorlar diye, neredeyse kendini helâk edeceksin.
6. ŞUARÂ - 103 Muhakkak ki bunda elbette bir âyet (ibret) vardır. Fakat onların çoğu (buna rağmen) mü’min olmadılar.
7. ZUHRUF - 88 O’nun (Hz. Muhammed (S.A.V)’in): “Ey Rabbim, bunlar gerçekten mü’min olmayan bir kavimdir.” demesine andolsun.
Yûsuf 103'te Allahû Tealâ, "Sen onların mümin olmalarını çok istesen bile insanların çoğu mümin olmaz." Yûsuf 106, "Onların çoğu şirk koşmadan mümin olmazlar." Nahl 37, "Sen onların hidayete ermesini çok istemene rağmen muhakkak Allah dalâlette bıraktığı kimseyi Allah'a ulaşmayı dilemedikçe hidayete erdirmez." Kehf 6, "Bu durumda eğer onlar Kur'ân-ı Kerim'deki bu sözlere inanmazlarsa onların arkalarından üzülerek neredeyse kendini helâk edeceksin." Şuarâ 3, "Mümin olmuyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin." Şuarâ 103, "Fakat onların çoğu buna rağmen mümin olmadılar."
Zuhrûf 88, "Ey Rabbim, bunlar gerçekten mümin olmayan bir kavimdir. Demesine andolsun." Görüyorsunuz ki durum çok farklı. Şu anda dünya üzerinde bütün kavimlerde bütün inanç çeşitlerinin ve ayrı dil, ayrı ayrı dinlerin içerisinde bir resûl hayattadır. Her birine onların diliyle Allah'ın doğrularından bahsetmektedir. Bu insanlığa duyurulmazsa kitle halinde insanların cehenneme gitmesiyle noktalanan bir facia oluşacaktır. Buna mani olmak hepimizin üzerine borçtur. Fakat hidayet mutlak olarak bir talep meselesidir. İradi yapı mutlaka hidayete ermeyi dileyerek devreye girmelidir. Mal alıcıya satılır.
Yani talep eden hidayete erer. Hidayete ermek istemeyen bir insanı peygamber dahi hidayete erdirmez. Allah razı olsun.