Muhterem Hocam, hizmet, tezekkür, tebliğ gibi diğer insanlarla birlikte fiilen yaptığımız şeylerde, insanların beni övmesi nefsimin hoşuna gidiyor. Hizmetleri bir yandan gerçekten
Soru
Muhterem Hocam, hizmet, tezekkür, tebliğ gibi diğer insanlarla birlikte fiilen yaptığımız şeylerde, insanların beni övmesi nefsimin hoşuna gidiyor. Hizmetleri bir yandan gerçekten Allah için yapmak istiyorum ama bir yandan da açıkçası övgü bekliyorum. Bu durumda beklentilerden nefsimizi iyice temizlemeye kadar bugün hizmetlerden uzak durmak mı daha doğru olur? Yoksa nefsimiz böyle sözler beklese de bizim gibi bu tür hizmetlerden uzak kalmamamız mı doğru olur?
Cevap
"Hizmete devam etmeniz doğru. Zikrinizi artıracaksınız. Tabiî hizmeti yapıyorsunuz, zikrinizi artıracaksınız. Ama bu konuda da kardeşlerimizin ifade ettiği gibi, mesela Allah Tealâ diyor ki: "Ben sana mal verdim, ne yaptın ey kulum?" "Ben senin yolunda harcadım." diyor. Ama Allah Tealâ diyor ki: "Yalan söylüyorsun. İnsanlara gösteriş olsun diye yaptın." Yani insanlardan beklentiye girdin; insanlar seni övsün diye yaptın.
Yine aynı şekilde, "Ben sana ilim verdim, ne yaptın?" - "Ben insanlara anlattım, vs." Yine Allah Tealâ "Yalan söylüyorsun." diyor. Çünkü sen insanlar sana ‘ne kadar âlim’ desinler diye. Yani, bir yaptığımız hizmetleri insanlara gösteriş için yapmak var; bir de Allah için yapmak var. Allah için yapmak istiyorsak, yaptığımız her hizmeti zikirle yapmamız lazım. Evet, zikirle yapmamız lazım. Yani zikirle yaptığımız zaman ne diyoruz? Evet, ben gerçekten mal, zekât veriyorum, birr veriyorum vs. ama bunları bana verenin Allah olduğunun bilincindeyim. İlim veriyorum, dağıtıyorum, onlara öğretiyorum ama bunun sahibinin Allah olduğunun bilincindeyim. Dolayısıyla olay bu şekilde. Biz Allah için olmak istiyorsak, kalbimizde hep Allah'ın zikri olması gerekir inşaallah. Allah razı olsun."