Muhterem Hocam, huzur İslâm’da olmasına rağmen neden birçok Müslüman İslâm’ı terk ediyor? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, huzur İslâm’da olmasına rağmen neden birçok Müslüman İslâm’ı terk ediyor? Açıklar mısınız?
Cevap
İslâm’ı yaşamadıkları için sevgili kardeşlerim. 14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ne buyurmuş?
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Beyhaki; Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24
"Bir zamanlar gelecek, Kur’ân-ı Kerim’in resmi, İslâm’ın ismi kalacaktır. İnsanlar İslâmî isimlerle anılacaklar ama İslâm’dan en uzak kişiler olacaklar. Mescidlere dışarıdan bakıldığı zaman mamur ama içindeki insanlara bakıldığı zaman, kalplerinde hidayetten eser olmayacak. O gün yaşayan âlimler, gök kubbenin altında yaşayan insanların en şerrlileridir. Fitne onlardan çıkmıştır ve tekrar onlara dönecektir."
İşte o dönemi yaşıyoruz. Kur’ân’ın resmi var. Herkes ölülere, mezarlarda okunan bir kitap hâline getirmiş veya tılsımlı maniler gibi fal bakılan kitap hâline getirmiş. Ama Allah dostu Mehmet Âkif: “Bu Kur’ân yaşamak için indirildi.” ve “Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp İslâm’ı asrın idrakine söyletmeliyiz.” diyor. Doğrudan doğruya insanlar Kur’ân’daki İslâm’ı yaşarsa 14 asır evvel nasıl birbirinin can düşmanı sahâbe nasıl asr-ı saadeti yaşadıysa bugünkü insanlar için de geçerli. Huzur İslâm’da. Ama ne buyuruyor Allah Resûlü (S.A.V)? “İslâm’ın ismi kalacak, Müslümanlar İslâm’ın ismini anlayacaklar ama İslâm’dan en uzak kişiler olacaklar. Mescitleri dışarıdan mamur ama kalplerinde hidayet yok.”
Hangi dönemde hidayet yaşanmıyorsa o aslında Kur’ân’ı unutmuş, Kur’ân’ı terk etmiştir. Onun için Allah Resûlü (S.A.V) âhir zamanda: “Kur’ân bir vadide, insanlar başka bir vadide.” buyuruyor. Yani insanların kalbinde hidayet yok. Kur’ân’ın hedefi hidayettir. Hidayetin hedefi mutluluktur. Öyle olunca hidayet yoksa mutluluk da yok. Âhir zamanda Kur’ân-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadidedir.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Ebu Davud, Sünen, II, 70; İbn Mace, Sünen, I, 77.
"Ahir zamanda Kur’ân-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olacaktır."
Allah razı olsun.