Muhterem Hocam, insan Allah’ın indindeki değerini kaybedebilir mi?
Soru
Muhterem Hocam, insan Allah’ın indindeki değerini kaybedebilir mi?
Cevap
Evet. Eğer Allah’ın emirlerine itaat etmezse, isyan ederse elbette.
Nitekim A’râf 179’da Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
7/ARÂF-179 Ve lekad zere’nâ li cehenneme kesîran minel cinni vel insi, lehum kulûbun lâ yefkahûne bihâ ve lehum a’yunun lâ yubsırûne bihâ ve lehum âzânun lâ yesmeûne bihâ, ulâike kel en’âmi bel hum edallu, ulâike humul gâfilûn(gâfilûne).
Ve andolsun ki; cehennemi, insanların ve cinlerin çoğuna hazırladık (yarattık). Onların kalpleri vardır, onunla fıkıh (idrak) etmezler. Onların gözleri vardır, onunla görmezler. Onların kulakları vardır, onunla işitmezler. Onlar hayvanlar gibidir. Hatta daha çok dalâlettedirler. İşte onlar, onlar gâfillerdir.
“Cin ve insanların çoğunu cehennem için yarattık. Onların kalpleri var, fıkıh etmezler. Onların gözleri var, görmezler. Onların kulakları var, işitmezler. Onlar hayvanlar gibidirler.”
Mahlûkatın en üstünü, en şereflisi olarak yaratılan insan, Allah’ın temel sırrına vâkıf olmayınca, bilmeyince, itaat etmeyince, Allah’a ulaşmayı dilemeyince; o insan, en şerefli olan varlık, varlıkların en aşağısına, hayvanlardan daha alt derekeye inebiliyor. Ve böyle bir yapı, o kişinin Allah’a göre sağır, dilsiz ve kör olduğunu Bakara 18 açıklıyor.
2/BAKARA-18 Summun bukmun umyun fe hum lâ yerciûn(yerciûne).
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler. Artık onlar dönemezler.
İnsanlar, başka hiçbir mahlûka nasip olmayan çok özel ihsanların sahipleridir. Ne melekler ne cinler insanlar gibi olamazlar. Üstelik bunlardan hayvanlar teklife muhatap bile değiller.
Allahû Tealâ buyuruyor ki: “Ben insanoğluna nefs verdim. O nefsine hakim olduğu taktirde sizden üstündür, ey melekler. Olmadığı taktirde hayvanlardan bile daha aşağıdadır.”
Evet. Demek ki insanoğluna teslim edilen bir nefs var. Cinlerde de nefs var ama cinlerde olmayan şey ruh. Yani meleklerde olmayan nefsi Allah insana vermiş. Cinlerde olmayan ruhu da Allah insana vermiş.
Bu yapı sebebiyle insan, kâinatın en şerefli varlığı. Ne yazık ki şeytan, insanların çoğunu hayvanlardan daha aşağı mahlûklar yapmayı başarmış.
Nasıl? İşte A’râf 16-17: “Senin Sıratı Mustakîm’in üzerinde oturacağım. Sağlarından, sollarından, önlerinden, arkalarından gireceğim. Onların çoğunu şükredici bulmayacaksın." Yani Allah’a ulaşmayı dilemelerine engel olacağım.
7/ARÂF-16 Kâle fe bimâ agveytenî le ak'udenne lehum sırâtekel mustekîm(mustekîme).
(İblis): “Bundan sonra, beni azdırman sebebiyle, mutlaka Senin Sıratı Mustakîmin'e onlara karşı (mani olmak için) oturacağım.” dedi.
7/ARÂF-17 Summe le âtiyennehum min beyni eydîhim ve min halfihim ve an eymânihim ve an şemâilihim, ve lâ tecidu ekserehum şâkirîn(şâkirîne).
Sonra, elbette onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim ve onların çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın.
Allah’a ulaşmayı dilemedikleri taktirde o insan; evet, kalbi var, fıkıh etmez. Gözleri var, görmez. Kulakları işitmez. O, hayvanlardan daha alt derekede.
Onu bu şekilde oraya getiren kim? İblis. İblis insanların nefsine %100 tesir ediyor. Negatif istikamette onları besliyor.
İnsanların buradaki eksikliği, Allah’ın söylediklerini bilmemesi. Ama sevgili kardeşlerim, her devirde Allah’ın söylediklerini onlara öğreten, mesajı anlatan Allah’ın resûllerini Allahû Tealâ art arda gönderiyor.