Muhterem Hocam, insanların başlangıçta kalplerinin temiz olduğu, yaptıkları günahlarla karardığı doğru mudur?

Soru

Muhterem Hocam, insanların başlangıçta kalplerinin temiz olduğu, yaptıkları günahlarla karardığı doğru mudur?

Cevap

Hayır. Başlangıçta herkes için nefsinin manevî kalbinde 19 tane hastalık var. Allahû Tealâ 7 tane âyet-i kerimede şerrin nefsimizden olduğunu buyuruyor. "Hayır Allah'tandır, şerr bizim nefsimizdendir." Bu peygamberler için de öyle; hayır Allah'tan, şerr nefsimizden.

PEYGAMBERLER HAYIR VE ŞERR

1. NİSÂ-79: Sana iyilikten ne isabet ederse, işte o Allah’tandır. Ve sana kötülükten ne isabet ederse, o takdirde o, kendi nefsindendir…

2. A’RÂF-23: İkisi şöyle dedi: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik şâyet Sen bize mağfiret ve rahmet etmezsen, biz mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz.”

3. ENFÂL-51: İşte bu, ellerinizle takdim ettikleriniz (kendi yaptıklarınız) sebebiyledir. Ve muhakkak ki Allah, kullara zulmedici değildir.

4. YÛNUS-44: Muhakkak ki Allah, insanlara (hiç)bir şeyle zulmetmez. Lâkin insanlar, kendi nefslerine zulmederler.

5. YÛSUF-53: Ve ben, nefsimi ibra edemem. Muhakkak ki nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir, Rahîm’dir.

6. ENBİYÂ-87: … Sonra karanlıklar içinde (şöyle) nida etti: “Senden başka ilâh yoktur. Sen Sübhan’sın. Muhakkak ki ben, zalimlerden oldum.”

7. FUSSİLET-46: Kim salih amel (nefs tezkiyesi) işlerse, kendisi içindir. Ve kim kötülük yaparsa, o da onun aleyhinedir. Ve senin Rabbin kullar(ın)a zulmedici değildir.

KAF-29: Katımda söz değiştirilmez. Ve Ben, kullarıma zulmedici değilim.

Şimdi baktığımız zaman;

Nisâ 79 :“Sana kötülükten ne isabet ederse o kendi nefsindendir.”

A’râf 23: “Rabbimiz, biz nefslerimize zulmettik…”

Enfâl 51: “Muhakkak ki Allah kullarına zulmedici değildir.”

Yûnus 44: “İnsanlar kendi nefslerine zulmederler.”

Bütün bunlar bize neyi gösteriyor? Başlangıçta insanların kalplerinin %100 âfetlerle dolu olduğunu gösteriyor. Yaratılışa baktığımız zaman Allahû Tealâ bütün insanları bir fizik vücutla yaratmış, Hicr 26'da. Et ve kemikten oluşan, iç organları ile mücehhez, beyinle kaim, aklın kumandasında çalışan bir fizik bedenimiz var. Fizik beden, nefs ve ruh için bir mekândır. Şems 7’de Allahû Tealâ nefsimizden bahsediyor. Başlangıçta herkesin nefsinin manevî kalbinde 19 tane hastalık var.

HERKES ANNE KARNINDAN FİZİK VÜCUT VE NEFS İLE DOĞAR

NEFSİN 19 ÂFETİ

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilâlar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

FİZİK VÜCUD

HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).

Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.

NEFS VÜCUD

ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.

Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).

Mü'min olan kişinin kalbi günahlarla kararabilir mi? Evet. Onu nereden biliyoruz? Allahû Tealâ, Allah'a ulaşmayı dilemeyen, kalbi hasta olan ve başkasının dilemesine mâni olanların da gerçekten hastalıklarının arttığını, kalplerinin karardığını ifade buyuruyor.

BAKARA-10: Fî kulûbihim maradun, fe zâdehumullâhu maradâ(maradan) ve lehum azâbun elîmun bi mâ kânû yekzibûn(yekzibûne).

Onların kalplerinde maraz (hastalık) vardır. Allah da bu sebeple onların hastalığını arttırdı. Tekzip etmiş olmaları (Allah'a ulaşmayı yalanlamaları) sebebiyle onlar için elîm bir azap vardır.

Hiç kimsenin kalbi başlangıçta temiz değildir. Herkesin kalbi baştan aşağı karanlıklarla doludur. Kalpte küfür kelimesi vardır. Küfür kelimesi, karanlığı ifade eder, âfetleri nefsin kalbinde tutan bir cazibe merkezidir. Ruhumuzun kalbi ise tamamen hasletlerle doludur. Aydınlıklarla karanlıklar eşit kuvvetle savaşa girerler ve kişi Allah'ın yoluna girmedikçe nefsindeki karanlık her geçen gün biraz daha artar. Bizi güzele ulaştıracak olan şey nefsimizin âfetlerini temizlemektir. Bu ancak zikir adı verilen bir ibadetle gerçekleşir.

Hacc Suresi'nin 53. âyet-i kerimesinde:

HACC-53: Li yec’ale mâ yulkış şeytânu fitneten lillezîne fî kulûbihim maradun vel kâsiyeti kulûbuhum, ve innez zâlimîne le fî şikâkın baîd(baîdin).

Kalplerinde maraz (hastalık) olan ve kalpleri kasiyet bağlamış (kararmış ve sertleşmiş) olanlara, şeytanın ilka ettiği (ulaştırdığı) şeyi fitne (imtihan) kılmak içindir. Ve muhakkak ki zalimler, elbette uzak bir ayrılık içindedirler (Sıratı Mustakîm'den uzaklaşmışlardır, ayrılmışlardır).

“Kalbi hasta olanlar ve kalpleri kasiyet bağlayanlar …”

Başlangıç noktasında 19 tane âfetle mücehhez olan ve 19 tane hasletle denge içerisinde olan varlık, insan. Bir seçilmeyenler var; Kendileri Allah'a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mâni olan insanlar.

SEÇİLMEYENLER – (ALLAH’IN KALPLERİNDE HAYIR GÖRMEDİKLERİ )

1. ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLER

YÛNUS-7: Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah'a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.

2. DALÂLET ÜZERİNE HAK OLANLAR

A’RÂF-30: …bir kısmının üzerine dalâlet hak oldu. Muhakkak ki; onlar, Allah'tan başka şeytanları dostlar edindiler. Ve onlar kendilerinin hidayete erdiklerini zannediyorlar.

KASAS-63 : Üzerlerine azap sözü hak olanlar: "Rabbimiz, azdırdıklarımız işte bunlar. Kendimiz azdığımız gibi onları da azdırdık..

1. FESAT ÇIKARANLAR

TEVBE – 32: (Onlar) ağızları ile Allah'ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. …

RA'D – 25: … Allah'ın ahdini bozarlar Ve Allah'ın, O'na ulaştırılmasını emrettiği şeyi keserler .Ve yeryüzünde fesat çıkarırlar (insanların da Sıratı Mustakîm'e ulaşmalarına mani oldukları için fesat çıkarırlar). …

2. SADAT VE KÜBERALAR

AHZÂB – 67:… sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. …

AHZÂB – 68:Rabbimiz, onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânetle lânetle …

3. HİDAYETİ GİZLEYENLER

BAKARA-159: İndirdiğimiz o beyyinelerden olan şeyleri ve hidayeti (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaştırılmasını) Kitap'ta Allah insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler, onlara, hem Allah lânet eder. … ALİ İMRAN-7:…Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak tevîlde (yorumda) bulunmak istedikleri için o (Kitab')ın müteşabih olan kısmına uyarlar. …

4. RESÛL VE ÂYETLERLE ALAY EDENLER

KEHF-106: (Âyetlerimi) örtmeleri (inkâr etmeleri) ve âyetlerimi ve resûllerimi alay konusu edinmeleri sebebiyle, onların cezası işte bu cehennemdir.

EN'ÂM-68: Âyetlerimiz hakkında (alaylı) konuşmaya dalanları gördüğün zaman...

NİSÂ-140: … Allah'ın âyetlerinin inkâr edildiğini ve onların alaya alındığını işittiğiniz zaman …

5. ZULMANÎ İLİMLERLE AMEL EDENLER

BAKARA-102: …Ve onlar kendilerine fayda vermeyen, zarar veren şeyleri öğreniyorlar. Andolsun ki onlar, onu (sihri ve ona ait bilgileri) satın alan kimsenin ahirette bir nasibi olmadığını kesin olarak öğrendiler. Elbette onunla (sihre karşılık) nefslerini sattıkları şey ne kötü, keşke bilselerdi.

“… şeytanın ilka ettiği ...” Onlar adeta şeytanın güdümünde olan insanlar, yani insan şeytanlar.

Ama bir de seçilmesine rağmen ölüme kadar Allah'a ulaşmayı dilemeyenler, onlar da kalbi kasiyet bağlayanlar var. Yani Hadîd Suresi'nin 16. âyet-i kerimesinde:

HADÎD-16: E lem ye’ni lillezîne âmenû en tahşea kulûbuhum li zikrillâhi ve mâ nezele minel hakkı ve lâ yekûnû kellezîne ûtûl kitâbe min kablu fe tâle aleyhimul emedu fe kaset kulûbuhum, ve kesîrun minhum fâsikûn(fâsikûne).

Allah'ın zikri ile ve Hakk'tan inen şeyle (Allah'ın nurları ile), âmenû olanların (Allah'a ulaşmayı dileyenlerin) kalplerinin huşû duyma zamanı gelmedi mi? Kendilerine daha önce kitap verilip de böylece üzerinden uzun zaman geçince, artık (zikri unuttukları için) kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Onlardan çoğu fasıklardır.

Yani zikir yapmadıkları sebebiyle kalbi katılaşan kimseler gibi olmasınlar. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20266 dk okuma0