Muhterem Hocam, insanların beraat etmesinde amellerinin etkisi var mıdır?
Soru
Muhterem Hocam, insanların beraat etmesinde amellerinin etkisi var mıdır?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, insanların beraat etmesinde amellerin bir etkisi yok. İslâm’da niyet amelden üstündür. Likâallahı dilemeyenin ameli boşa gidiyor. Ama hiçbir ameli olmamasına rağmen Likâallahı dileyenler kurtuluşa eriyor.
Dindeki asıllar 7 tane safha içeriyor, geri kalanı ise detaylar. Bu asıllar muhtevasında ibadetlere baktığımız zaman, ibadetler bizi hedefe ulaştıracak olan asıllar. Ama asıl hedeflerin yanında detaydır. Asıl hedef, Allah’ın cennet saadetine ve dünya saadetine ulaşabilmektir. Allah’a ulaşmayı dilemek bir niyettir, bir dilektir ama amelden üstündür. Bu niyetin sahibi olan kim olursa olsun, hiç amel yapmadan ölse bile onun gideceği yer mutlaka Allah’ın 1. kat cennetidir.
Hadîslerden: “Niyet amelden üstündür.” “Hiç kimse kendi ameliyle cennete giremez.” “Sen de ey Allah’ın resûlü?” “Evet ben de. Ama hamdolsun ki Allah beni rahmetine, ni’metine gark etti.” Rahmetine gark etti. Yani ben Allah’a ulaşmayı diledim.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sahih-i Buhari Cilt-12, 1918.
"Allah’ın rahmeti olmaksızın hiç kimse cennete gidemez.”,
Sahâbe soruyor: “Sen de mi ey Allah'ın Resûl’ü?”,
“Evet, Ben de. Ama Rabbim beni rahmetinin içine gark etti."
Öyleyse buradan şu sonuca ulaşıyoruz: İnsanların beraat etmesinde amellerinin etkisi var mıdır? Değil, hedeflerin etkisi var. Likâallahı dileyenler beraat edenlerdir. İşte az evvel de ifade ettik; kişi cennetlik amel işliyor, kendisi ile cennet arasında bir arşın mesafe kalıyor. Ama kitabın hükmü devreye giriyor. Kitabın hükmünde Likâallahı dilemeyenlerin amelleri boşa gidiyor; cennetteki ameli, hepsi boşa gidiyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütübü sitte, Kenzu’l-Ummal, h. No: 576.
"Sizden bir kimse cennet ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse bu sefer cehennem ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cehenneme girer. Yine bir kimse cehennem ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cehennem arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse cennet ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cennete girer."
Kehf 105'te
18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız
Kişi ne yapıyor? Cehennemlik amel işliyor, hiçbir cennetlik ameli yok. Kitabın hükmü devreye giriyor, Allah’ı diliyor ve Enfâl 29’a göre o güne kadar yaptığı bütün günahlarını Allahû Tealâ örtüyor. Yani asıl olan kitap, Kur’ân-ı Kerîm’in hükmü.
8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).
Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
Likâallahı dilemeyenin ameli boşa gidiyorsa kimse kendi ameliyle cennete giremez. Likâallahı dileyenlerin günahlarını örtüyorsa, o zaman herkesin kurtuluşu Likâallahı dilemektir. Beraat de zaten Likâallahı dileyenlerin Allah’ın kendisine bahşettiği bir durumdur.