Muhterem Hocam, insanların doğru bildikleri yanlışların cehenneme gitmelerine yol açmasını açıklayabilir misiniz?

Soru

Muhterem Hocam, insanların doğru bildikleri yanlışların cehenneme gitmelerine yol açmasını açıklayabilir misiniz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Âdem (A.S)’dan kıyâmete kadar, son Nebî, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e kadar gelen bütün peygamberlere verilen şeriat kitaplarının hepsi bir mutluluk davetiyesi, bir mutluluk reçetesi, bir mutluluk garantisi.

Şimdi bugün konferans sebebiyle ismini saydığım yoga, meditasyon, astral seyahat, sihir, büyü, hüddam, ruh çağırma, reenkarnasyon, astroloji, medyumluk, hipnoz isimleriyle bilinen parapsikoloji ve okült kültür; şeytanî ilimler ve tuzakları.

Yoga, Meditasyon, Astral Seyahat

Sihir (Büyü), Hüddam, Ruh Çağırma

Reenkarnasyon, Astroloji

Medyumluk, Hipnoz

İsimleri ile bilinen

Parapsikoloji ve Okült Kültür

(Şeytanın ilimleri, Tuzakları)

Dr. Abdulcabbar Boran

10 Ağustos 2024 Cumartesi 21:00

Hepsi, Kur’ân-ı Kerim’e muhalif olan insanların zanlarından oluşuyor. Yani insanlar, doğru bildikleri yanlışları hayatlarına tatbik ederek kendilerini cehenneme mahkûm ediyorlar. Kendilerini mutsuzluğa mahkûm ediyorlar.

Doğru bilinen yanlışlar, şu anda dinimize girmiş. Doğru bilinen yanlış, 19 tane yanlış.

KUR’ÂN-I KERİM’E TERS DÜŞEN HURAFELER ŞEYTANIN ÖĞRETTİKLERİ FUHŞİYAT VE MÜNKERDİR. BİD’ATLAR DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

1. Her resûl, peygamberdir.

2. Nebî olunmadan resûl olunmaz.

3. Allah, peygamberlerden başkasına âyet indirmez.

4. Vahiy, Peygamber Efendimiz (S.A.V) ile sona ermiştir.

5. Allah görülemez.

6. Nefs tezkiyesi kalbe nurların girmesiyle oluşmaz. Mürşidsiz de nefs tezkiyesi yapılabilir.

7. Allah ile kul arasına kimse giremez. Mürşide tâbiiyet şirktir.

8. Allah’a ulaşılamaz.

9. Hidayet de doğru yoldur, Sıratı Mustakîm de doğru yoldur.

10. Dinde zorlama vardır.

11. Dünyada rahat yoktur.

12. Kalbinde zerre kadar îmânı olan, cehennemde cezası kadar yandıktan sonra cennete girer.

13. Şekil şartlarına riayet etmeyenlerin namazı kabul olmaz. Tecvit ve harflerin mahreçlerinden çıkması telaffuza uymayan kıraatler kabul olmaz.

14. Kıyâmet günü şefaat vardır.

15. Takva Allah’tan korkmaktır.

16. Ruh vücuttan çıkarsa kişi ölür. İrciî emri bir ölüm emridir.

17. Yevm'il âhir kıyâmet günüdür.

18. Hayır da şerr de Allah’tandır.

19. “Lâ ilâhe illâllah” diyen cennete girer.

KUR’ÂN-I KERİM’E UYGUN OLAN BİLGİLER, KUR’ÂN-I KERİM ÖĞRETİLERİNE UYGUN AHLÂKÎ VE FAZİLETLİ DAVRANIŞLARDIR.

1. Bütün nebîler, resûldür ama her resûl, nebî değildir.

2. Her nebî, resûldür ama her resûl, nebî değildir.

3. Allah şeytana uyacak olan bir kişiye de âyet indiriyor (Â’râf 175).

4. Vahiy kıyâmete kadar devam edecektir.

5. Allahû Tealâ fizik vücudun baş gözüyle görülmez ama nefsin kalp gözüyle ve ruhun baş gözüyle görülür.

6. Bakara 257’de “Onları zulmetten nura çıkartır.” Nefs tezkiyesi, kalbe nurların girmesiyle oluyor. Mürşidsiz nefs tezkiyesi hiç kimse için mümkün değildir. (Bakara 129-151, Âli İmrân 164, Cuma 2)

7. Allahû Tealâ, her devirde Kendisiyle insanlar arasında asaleten veya vekâleten devrin imamını Kendisi tayin eder.

8. Ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır. Mârifet, hayattayken ruhu Allah’a ulaştırmaktır.

9. Hidayet, ruhun Allah’a ulaşmasıdır. Sıratı Mustakîm de ruhu Allah’a ulaştıran yoldur.

10. Dinde zorlama yoktur.

11. Dünyada mutluluk vardır.

12. Kalben Allah’a ulaşmayı dileyenler cennete girer, ulaşmayı dilemeyen herkesin gideceği yer cehennemdir.

13. Allah’a ulaşmayı dilemeyenler ve huşû sahibi olmayanların namazı kabul edilmez.

14. Kıyâmet günü şefaat yoktur. Şefaat, bu dünya hayatındadır.

15. Takva, Allah’ı sevmektir. Sevmek, Allah’ın emirlerine itaat etmektir.

16. Ruh vücuttan çıkınca kişi ölmez. İrciî emri, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma emridir.

17. Aynı zamanda yevm'il âhir, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşma günüdür.

18. Hayır Allah’tandır, şerr bizim nefsimizdendir.

19. “La ilâhe illâllah” diyen değil, Allah’a ulaşmayı dileyen cennete girer.

Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz bir ara yere düz bir çizgi çiziyor:

— Bu Allah’ın yoludur, diyor.

Sağına, soluna başka çizgiler çiziyor:

— Bu da diğer yollardır. Her birisinin üzerinde yanlışa davet eden şeytanlar var, medyumlar var.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Mukaddime 1.

İbn Mes'ud (R.A.) şunu naklediyor:

"Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir gün yere düz bir çizgi çizdi ve 'Bu Allah'ın yoludur.' dedi. Daha sonra bu çizginin sağına ve soluna başka çizgiler çizerek 'Bunlar ise diğer yollardır. Her biri üzerinde yanlışa davet eden birtakım şeytanlar vardır.' buyurdu."

İnsanlar yanlışa davet ediliyor, doğru diye onlara kabul ettiriliyor.

Ve bu parapsikoloji, okült kültür, şeytanın tuzakları, insanlara mutluluk vasıtası olarak kabul ettirilmiş durumda.

Sevgili kardeşlerim, hepimizin bu dünyadaki görevi, istisnasız, kalben Allah’a ulaşmayı dilemek, Allah’ın tayin ettiği mürşide tâbî olmak, ruhu, vechi,, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek.

Ezelî ve ebedî tek bir din var. Bu dinin şeriatı tek. Bu din, babamız İbrâhîm’in hanif dini.

Şûrâ Suresinin 13. âyet-i kerimesinde:

42/ŞÛRÂ-13 Şerea lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîhi, kebure alâl muşrikîne mâ ted’ûhum ileyhi, allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

(Allah) dinde, onunla Hz. Nuh’a vasiyet ettiği (farz kıldığı) şeyi (şeriati); “Dini ikame edin (ayakta, hayatta tutun) ve onda (dinde) fırkalara ayrılmayın.” diye Hz. İbrâhîm’e, Hz. Musa’ya ve Hz. İsa’ya vasiyet ettiğimiz şeyi Sana da vahyederek, size de şeriat kıldı. Senin onları, kendisine çağırdığın şey (Allah’a ulaşmayı dileme) müşriklere zor geldi. Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

Ulûl’azm nebîsi olarak Kur’ân’da zikredilen Hz. Nuh (A.S), Hz. İbrâhîm (A.S), Hz. Musa (A.S), Hz. İsa (A.S) ve son Nebî, Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz’in şeriatı tek.

Allah Resûlü (S.A.V) hadîsinde: “Bizden evvelkilerin şeriatı bizim de şeriatımızdır.”

İşte bu şeriatın muhtevası 3 esas üzerine bina edilmiş:

Vahdet, Allah’ın tekliğidir.

Tevhit, Allah’a ulaşmayı dileyenlerin oluşturduğu tek bir cemaat. İkinci bir cemaat yok. Belki şeytanın en çok başarılı olduğu şey ne? İnsanları gruplara, fırkalara, kliklere, ikiliklere ayırmak. İblisin hedefi devamlı bölmek. Çünkü cemaatte şeytanın tesiri yok. Ancak bir insan cemaatten ayrılırsa, o zaman şeytana lokma oluyor.

İşte tekrar ediyorum: Vahdet, Allah tektir. Tek Allah’a îmân edenlerin vücuda getirdiği tek fırka: Fırkayı naciye

Ve arkasından da bu dinin temelidir, ruhu, vechi,, nefsi ve iradeyi Allah’a teslim etmek. İşte tek şeriatın muhtevası bu.

“Dini ikame edin, dini ayakta tutun, dini yaşayın ve dinde fırkalara ayrılmayın.”

Sevgili kardeşlerim, iki şey aslında:

“Dini ikame edin.” Din nedir? Allah’a teslim olmaktır.

“Dinde fırkalara ayrılmayın.”

Öyleyse bir Allah’ın dinini yaşayanlar. Bu din İslâm dini, Allah’a teslim olma dini. İslâm ne? İslâm Allah’a teslim olmak. Allah’a teslim olmak, itaat; Allah’a bir teslimiyettir.

Ve 7 tane hedef emri yerine getiren herkes, teslim-i küllî ile Allah’a teslim olur.

Nedir bunlar? Allah’a ulaşmayı dilemek, mürşide tâbiiyet, ruhun teslimi, fizik vücudun teslimi, nefsin teslimi, irşad ve iradenin teslimi.

7 HEDEF EMİR

VAHDET

1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek

RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.

TEVHİD

2. 12 İhsanla Mürşide Tâbî Olmak

MU’MİN-15: … Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

TESLİM:

3. Ruhun Allah’a Teslimi

RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi

YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.

YÂSÎN-61: Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.

5. Nefsin Allah’a Teslimi

NİSÂ-103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken (yatarken), (devamlı) Allah'ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkânıyla kılın…

6. İrşada Ulaşmak

BEYYİNE-5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar. İşte kayyum din (kıyâmete kadar devam edecek din) budur.

7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek

EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) onunla yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.

7 tane hedef emir. Emire itaat, Allah’a teslimiyettir ve Allahû Tealâ hepimizin kendisine teslim olmasını istiyor. İkinci bir din yok. Ama şeytan ne yapıyor? Derhal babaların dinine onları meylettirerek, dinde değil bir tek fırka, yüzlerce fırkayı oluşturuyor.

Özellikle Nebîler Sultanı Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) Efendimiz: “Yahudiler 71 fırka: 70’i cehenneme, bir tanesi hariç. Hristiyanlar 72 fırka: 71’i cehenneme, bir tanesi hariç. Müslümanlar 73 fırka: 72’si cehenneme, bir tanesi hariç.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Ebu Davud, Sünnet, 1; Tirmizî, Îmân, 18; İbn Mace, Fiten, 17; İmam Hanbel, 2/332.

"Yahudiler 71 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girecek. Hristiyanlar 72 fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girecek. Benim ümmetim de 73 fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehenneme girecek."

Öyleyse dinde fırkalara ayrılan yahudiler 70, dinde fırkalara ayrılan hristiyanlar 71, dinde fırkalara ayrılan müslümanlar 72 fırkayı oluşturuyor. Bunların hepsinin kökeninde, insanların gizli şirkte olma olayı var.

Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Ümmetim için açık şirkten korkmuyorum. Bugün yahudilerden, hristiyanlardan, müslümanlardan güneşe tapan, aya tapan, yıldızlara tapan, putlara tapan kimse yok.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Mâce, Zühd, 21

“Ümmetim için en çok korktuğum şey, Allah’a şirk koşmaktır. Ama dikkat edin; aya, güneşe veya puta tapacaklar, demiyorum. Fakat, Allah’ın rızasının dışındaki gayeler için harekette bulunacaklar ve gizli şehvet yani riya ve gösteriş duygularını taşıyacaklar.”

Bunlar nasıl fırkalara ayrılmışlar? İşte Kur’ân-ı Kerim’de Câsiye Suresi 23. âyet-i kerimesinde ifade edilen:

45/CÂSİYE-23 E fe raeyte menittehaze ilâhehu hevâhu ve edallehullâhu alâ ilmin ve hateme alâ sem’ihî ve kalbihî ve ceale alâ basarihî gışâveten, fe men yehdîhi min ba’dillâhi, e fe lâ tezekkerûn(tezekkerûne).

Hevasını kendisine ilâh edinen kişiyi gördün mü? Ve Allah, onu ilim (onun faydasız ilmi) üzere dalâlette bıraktı. Ve onun işitme hassasını ve kalbini mühürledi. Ve onun basar (görme) hassasının üzerine gışavet (perde) çekti. Bu durumda Allah’tan sonra onu kim hidayete erdirir? Hâlâ tezekkür etmez misiniz?

“O nefslerini ilâh edinenleri görmüyor musun? Bir ilim üzere (bu ilim faydasız ilim) Allah onları dalâlette bırakmıştır.”

Sevgili kardeşlerim, insanlar din adı altında ilim öğretiyorlar. Ama içinde ne yok? İçinde Allah’a ulaşma dileği yok. İçinde ne yok? İçinde zikir yok.

Öyle olunca, bunların ürettiği ilim faydasız ilim. Yaptıklarıyla derecat kazanıyorlar ama Allah’a ulaşma dileği olmadığı için, iki âyet gereğince amelleri boşa gidiyor. Birisi Kehf 105, diğeri de Zumer 65.

39/ZUMER-65 Ve lekad ûhıye ileyke ve ilâllezîne min kablike, le in eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.

“Andolsun sana ve senden öncekilere vahyettik. Eğer şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka boşa gider ve hüsrana düşenlerden olursun.”

18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyâmeti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Öyleyse konuyu Allahû Tealâ noktamış. Neydi dinimizin üç esası?

Vahdet: Allah’ın tekliği. Yani Allah şirkten berîdir.

Tevhit: Tek cemaati oluşturmak. Kim Allah’a ulaşmayı dilerse, ondan sonrası Allah’ın garantisi; Allah onun ruhunu mutlaka Kendisine ulaştırır. Yani tek cemaat demek ne demek? Dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştıranların oluşturduğu cemaat.

Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz: “Size dinlemeyi emrediyorum, size itaati emrediyorum, size cihadı emrediyorum, size hicreti emrediyorum, size cemaati emrediyorum. Cemaatten ayrılan şeytana lokma olur.”

Öyleyse sevgili kardeşlerim, dinde fırkalara ayrılmanın zıddı, dinde cemaat olabilmek, tek toplumu oluşturabilmek.

Öyleyse bugün, eğer yahudiler 70 fırkaya, hristiyanlar 71 fırkaya, müslümanlar 72 fırkaya ayrılmışlarsa; bunlar dinlemeyenler, bunlar itaat etmeyenler, bunlar cihad etmeyenler, bunlar hicret etmeyenler, bunlar cemaatin bağını boynundan çıkaran insanlar.

Ve tabiî, dinle alâkaları yok. Ama hamd eder, şükrederiz; hidayet çağındayız.

Alelade bir çağda değil, hidayet çağında. Hidayetin kaybolduğu bir dönemde, Allahû Tealâ’nın Resûl'ü Mehdi Resûl, Mehdi (A.S), Allah’tan aldığı öğreti ile hidayeti aslına uygun olarak, Kur’ân standartları içerisinde 7 safha hidayeti bize anlatıyor.

Bunun tam tersine, iblis de Kur’ân’ı bilmeyenleri peşinden sürükleyerek cehalet bataklığına daha da dibe götürmeye çalışıyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 20 Ekim 2026Son güncelleme: 20 Ekim 202611 dk okuma0