İnsanların içi ve dışı nasıl bir hâle gelir? Nasıl Allah’a ulaşır?
Soru
İnsanların içi ve dışı nasıl bir hâle gelir? Nasıl Allah’a ulaşır?
Cevap
Yaratılış gayemize baktığımız zaman Allah’a kul olmak. Ama başlangıç noktasında bütün insanlar şeytanın kulu. İşte 19 tane negatif özellikten bir tanesi herkes şeytanın kulu durumunda. Fakat Allahû Tealâ Allah’a kul olmamızı emir buyuruyor.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ 1. Allah’ın âyetlerinden gafildir. Yunûs-7 / Nahl-78 2. Şirktedir. Zumer-65 3. Küfürdedir. Sebe-20 4. Dalâlettedir. Rad-27 5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24 6. Fısktadır. Bakara-26 7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17 8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'âm-43 9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27 10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142 11. İsyandadır. YÛNUS-11 12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146 13. Fitnededir. Arâf-27 / Enfâl-28 14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103 15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65 16. Takva sahibi değildir. Rûm-32 17. Mümin değildir. Sebe-20 18. Hidayette değildir. YÛNUS-45 19. Gideceği yer cehennem. Muminûn-103 / Arâf-178
İşte bizi şeytanın kulluğundan kurtarabilecek olan şey, şeytanın bizde %100 etki ettiği nefsimizi tezkiye ve tasfiye etmemiz de olabilir. Nefs tezkiyesi Allah’ın garantisinde tek bir dilekle mümkündür. Bu ruhun talebine uymakla, dünya hayatını yaşarken ruhumuzu Allah’a ulaştırmakla mümkündür.
Ruhun Allah’a ulaşabilmesi; Resûlullah (S.A.V) Efendimiz buyuruyor ki: “Allah’ın katına şükürle çıkılır.” Ama hamd, şükrün anahtarıdır. İşte livâ-i hamd altında toplanmak ruhun talebiyle mümkündür. Ama ruhun livâ-i hamd altında olabilmesi mutlak surette şükrü gerektiriyor. Yani nefs tezkiyesi olmadan ruh yükselemiyor. İşte şu anda slaytımızda nefsi tezkiye eden vasıta da zikirdir.
FİZİK VÜCUT 33.000 zikre ulaştığında, İçine ‘İMAN’ yazılmış olan NEFS’in kalbi % 51 nurlanır (RAHMET %2 + FAZL %49 = % 51 NUR), RUH 7 gök katını çıkarak Allah’a ulaşır.
NEFS RUH Nefsi Tezkiye 7. Gök Katı Nefsi Mardiye 6. Gök Katı Nefsi Radiye 5. Gök Katı Nefsi Mutmaine 4. Gök Katı Nefsi Mülhime 3. Gök Katı Nefsi Levvame 2. Gök Katı Nefsi Emmare 1. Gök Katı
FÂTIR-18 : Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o takdirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır). MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin ismi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
15.000 zikirle ruh 1. gök katında. 17.000 zikirle ruh 2. gök katında. 19.000 zikirle ruh 3. gök katında. 21.000 zikirle ruh 4. gök katında. 23.000 zikirle ruh 5. gök katında. 25.000 zikirle ruh 6. gök katında. 33.000 zikirle ruh 7. gök katında.
İşte görüyorsunuz, açıkça bu ifade ediliyor. Ruhun yükselerek Allah’a ulaşması ancak nefsin tezkiyesine bağlı. Ama nefsin tezkiyesi de vasıta olan zikrin yerine getirilmesine bağlı.
Öyleyse Allah’ın emrettiği şey düşüncemizde ne varsa hareketimizin öyle olmasıdır. Bunun için mutlaka nefsimizin tezkiye olması gerekir. Nitekim ruhun Allah’a ulaşabilmesi nefsin davranışlarının düzelmesiyle mümkündür. Bir başka ifade ile nefsin tezkiye ve tasfiye olmasıyla mümkündür. Yani nefsin afetlerinin yerlerini faziletlere bırakmasıyla mümkündür. Yoksa o kişinin ruhu Allah’a ulaşamaz. Kişi ne Allah’a yönelir, ne ruhunu, ne vechini, ne nefsini, ne de iradesini Allah’a teslim eder. Allah’ın farz kıldığı hiçbir hususu gerçekleştiremez.
Mevlânâ Hazretleri: “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol.”
Öyle insanlar vardır ki cennetlik amel işlerler ama cehenneme gideceklerdir. Öyle insanlar vardır ki cehennemlik amel işlerler ama cennete gideceklerdir.
Onları cehennemlik amel işlemesine rağmen cennete götüren unsur bir dilektir. Cennetlik amel işlemesine rağmen onların cehenneme gitmesine sebep olan da yine bir dilektir.
Kalben ulaşmayı dilemeyenlerin cennetlik amelleri boşa gidiyor. Ama kalben Allah’a ulaşmayı dileyenlerin günahları örtülüyor. Öyleyse bu dilek çok önemli ve mutlaka kişinin bu dileğin sahibi olması lazım. Bu dileğin sahibi olanlar ancak nefs tezkiyesini yapanlardır, tasfiyesini yapanlardır.