Muhterem Hocam, irşad yoluna veya gayy yoluna gitmek bir tercih meselesi mi?
Soru
Muhterem Hocam, irşad yoluna veya gayy yoluna gitmek bir tercih meselesi mi?
Cevap
Evet, bütün insanlar doğuşlarından itibaren gayy yolundadır. 19 tane negatif özelliğin sahibidirler. Evet, bu 19 negatif özellikten bir tanesi dinde fırkalara ayırmışlardır ve sebili gitmektedirler.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yunûs-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Rad-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'âm-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Maide-51 / İbrahim-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yûnus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146
13. Fitnededir. Arâf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rum-32
17. Mümin değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Muminûn-103 / Arâf-178
Başlangıçta gayy yolunu tercih etmek diye bir şey söz konusu değildir. Ama kişi akil ve baliğ olduktan sonra bir sorumluluk altına girer. İnsanların kurtuluşu için İrşad yolunu seçmek asıldır, gayy yolu devre dışı kalmalıdır. Ama rüşd yolu kimseye zorla kabul ettirilemez. İnsanın kendi talebiyle o yola girmesi söz konusu olur. İnsanlar ya İrşad yolunu seçerler, Allah'a ulaşırlar. Allah'ın dostu olurlar; ya da gayy yolunu seçerler, şeytanın, tağutun dostu olurlar. Ya Allah'ın yolunu seçerek kalpleri nurla dolar, Allah'ın evliyası olurlar; ya da şeytan yolunu seçerek kalpleri daha da kararır, sertleşir, cehenneme giderler. Tamamen bir tercih meselesi. Evet, işte Dehr suresinin 3. ayeti kerimesinde Allahû Tealâ:
76/Dehr (DEHR)-3 İnnâ hedeynâhus sebîle immâ şâkiran ve immâ kefûran.
Muhakkak ki Biz, onu (Allah’a ulaştıran) yola hidayet ettik. Fakat o, ya (Allah’a ulaşmayı diler) şükreden olur, ya da (Allah’a ulaşmayı dilemez) küfreden olur.
"Biz onu Allah'a ulaştıran yola hidayet ettik, fakat o ya Allah'a ulaşmayı diler şükredenlerden olur ya da Allah'a ulaşmayı dilemez küfredenlerden olur." Kişinin kendi serbest iradesi. Bakara 257'de:
2/BAKARA-257 Allâhu velîyyullezîne âmenû, yuhricuhum minez zulumâti ilân nûr(nûri), vellezîne keferû evliyâuhumut tâgûtu yuhricûnehum minen nûri ilâz zulumât(zulumâti), ulâike ashâbun nâr(nâri), hum fîhâ hâlidûn(hâlidûne).
Allah, âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) dostudur, onları (onların nefslerinin kalplerini) zulmetten nura çıkarır. Ve kâfirlerin dostları taguttur (onlar, şeytanı dost edinirler, şeytan kimseye dost olmaz), onları (onların nefslerinin kalplerini) nurdan zulmete çıkarırlar. İşte onlar, ateş ehlidir. Onlar, orada ebedî kalacak olanlardır.
Birbirine zıt olan iki yol söz konusu. Öyleyse İrşad yoluna ve gayy yoluna gitmek elbette kişinin tercihi söz konusudur. Tebliğ herkese ulaşıyor, tebliğe olumlu cevap veren daveti kabul edenler.
TEBLİĞ HERKESE ULAŞIR
1. ZUMER-71 ...Ve onun (cehennemin) bekçileri onlara derler ki: “Size, sizden olan resüller gelmedi mi ki, size Rabbinizin âyetlerini okusun, bugüne (buraya) geleceğinizi uyarsın?” dediler ki: “Evet (geldiler)”...
2. MULK-8 (Cehennem) nerde ise öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya herbir grup atılışında onun (cehennemin) bekçileri onlara: “Size nezir (uyarıcı) gelmedi mi?” diye sordu.
3. MULK-9 Onlar (cehenneme atılanlar) dediler ki: “Evet, bize nezir gelmişti.” Fakat biz onu yalanladık ve “Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir dalâlet içindesiniz,” dedik.”
4. MULK-10 Ve: “Eğer biz işitmiş veya akıl etmiş olsaydık, alevli ateş halkı arasında olmazdık.” dediler.
5. ENAM-48 Biz resülleri “uyarıcılar ve müjdeleyiciler” olmaktan başka (bir şey için) göndermeyiz. Artık kim âmenû olur (Allah’a ulaşmayı dilerse) ve ıslâh olursa (nefs tezkiyesi ve tasfiyesi yaparsa) artık onlara korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.
6. İBRAHİM-4 Hiçbir resûlümüz yoktur ki; Biz, onu kendi kavminin lisanıyla göndermiş olmayalım. Onlara (kendi lisanlarıyla) beyan etsin (açıklasın) diye....
7. İSRA-15 ...Yük taşıyan (günahı yüklenen) bir kimse, bir başkasının yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, bir resül göndermedikçe azap edici olmadık.
Evet, tebliğin herkese ulaştığı bu âyetlerden belli. Allahû Tealâ : "Biz resûllerimizi uyarıcı ve müjdeleyici olarak gönderiyoruz." buyuruyor. Her resûl o kavmin lisanı ile davette bulunuyor. Resûl göndermediğimiz, davet etmediğimiz kimse yok. Ve cehennemlikler cehennemin kapılarından girdiklerinde cehennem bekçileri sual soruyorlar: "Size resûl geldi mi?" Hepsi itiraf ediyorlar: "Geldi." "Size nezir gelmedi mi?" "Geldi." Öyleyse resûlün kendisine ulaşmadığı hiç kimse yok.