Muhterem Hocam, İslâm'da neden niyetler amelden üstündür? Bir insan kendi amelleriyle mi cennete girer, yoksa Allah'ın rahmetiyle mi? Bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, İslâm'da neden niyetler amelden üstündür? Bir insan kendi amelleriyle mi cennete girer, yoksa Allah'ın rahmetiyle mi? Bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Tabiîki Allah'ın rahmetiyle cennete girer. Nitekim Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): “Öyle insanlar var ki cennetlik amel işlerler ama cehenneme gideceklerdir.” Burada cennetlik amel işleyip cehenneme gitmesinin arkasında kişinin amelinin boşa gitmesi, niyetinin olmaması, Allah'a ulaşma dileğinin olmaması sebebiyledir.

"Öyle insanlar var ki cehennemlik amel işlerler ama cennete gideceklerdir." Cehennemlik amel işlemesine rağmen onu cennete götüren şey o kişinin niyeti. Öyleyse bu açıdan bakıldığı zaman niyet amelden üstün.

Yetmez, 14 asır evvel Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) bir misal veriyor. 500 yıllık ömür sermayesine sahip olan, her öğün üç öğün yemeğini Allah'ın önüne koyduğu, sadece ibadetlerle meşgul olan birisini misal veriyor ve ona soruyor ki: “Sen kendi amelinle mi, yoksa Benim rahmetimle mi?” “Kendi amelimle.” deyince, “Bunu cehenneme atın.” buyuruyor.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) ne diyor? “Sen de mi ya Resûlullah?” “Ben de ama Rabbim beni rahmetine gark etmiştir.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sahih-i Buhari Cilt-12, 1918.

"Allah’ın rahmeti olmaksızın hiç kimse cennete gidemez.”,

Sahâbe soruyor: “Sen de mi ey Allah'ın Resûl’ü?”,

“Evet, Ben de. Ama Rabbim beni rahmetinin içine gark etti.""

Yani “Rabbim beni rahmetine gark etmiştir.” demek, Allahû Tealâ üzerime Rahîm esmasıyla tecelli etti. Allahû Tealâ kimin üzerine Rahîm esması ile tecelli eder? Allah'a ulaşmayı dileyenin.

Öyleyse Allah'a ulaşma dileği, niyet varsa peşinden onun ameli de Allah'a, hedefine ulaştırıyor. Ama niyet yoksa kesinlikle amelin o kişiyi hiçbir şeye ulaştırmayacağını. Çünkü fizik vücudun kumandanı akıl. Aklın iki müşavirinden bir tanesi ruh, bir tanesi nefs.

ORTAK AKIL

NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Kin ve Nefret

2. Küfür

3. Yalan

4. Zulüm

5. Haset

6. Cehalet

7. Cimrilik

8. Öfke ve Gayz

9. İsyan

10. Sabırsızlık

11. Kibir ve Gurur

12. Hırs ve Şehvet

13. Nankörlük

14. Dedikodu

15. Zan

16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)

17. Vefasızlık

18. Mürailik

19. Fitne Fesat

RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.

1. Sevgi

2. Îmân

3. Doğruluk

4. Adalet

5. Edep

6. İlim

7. Cömertlik

8. Sekînet

9. İtaat

10. Sabır

11. Tevazu

12. Kanaat

13. Şükür

14. Ketumiyet

15. Hakikat

16. Faziletler

17. Vefa

18. İhlâs

19. Tevhid

Ve ruh 19 tane hasletle mücehhez olmasına karşılık akla ulaştığı zaman, akıl bulunduğu ortamda şuur sahibi ise ruh aklı ikna edemiyor. Negatif ortamda şuurlanan bir akıl 19 afetle malul olan nefsin talebine yeşil ışık yakıyor ve ona evet diyor. Allah'a ulaşmayı dilemiyor.

Ama ne zaman o kişi Allah'a davet olunup da daveti kişi kabul ederse, yani davetin kabulü demek ruhun talebini kabul etmek demektir. O zaman kişi kurtuluşa eriyor.

Bu açılardan olayı incelediğimiz an net olarak niyetin amelden üstün olduğu neticesine ulaşıyoruz ve insanların kurtuluşu niyetledir. Amel bunun ekstrasını oluşturuyor. Yani Allah'a ulaşma dileği bir niyettir. Bu varsa ondan sonra bunun üzerine amel bina ediliyor. Onun varsa diğeri. Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 21 Ekim 2026Son güncelleme: 21 Ekim 20263 dk okuma0