Muhterem Hocam, İslâm'ın beş şartıyla Allah'a ulaşmak mümkün müdür?
Soru
Muhterem Hocam, İslâm'ın beş şartıyla Allah'a ulaşmak mümkün müdür?
Cevap
Hayır. İslâm'ın beş şartının hepsi vasıta emirler. İslâm'ın beş şartının içinde hedef emirler yok. Hedefler yoksa vasıta emirlerin hepsi boşa gidiyor. Çünkü asıl olan niyettir. Allah'ın huzurunda iki nevi insan vardır: Allah'a ulaşmayı dileyenler ve dilemeyenler. Allah'a ulaşmayı dilemeyenlerin kurtulması mümkün değildir. Ne yazık ki İslâm'ın beş tane şartı hiç kimseye Allah'a ulaşmayı dilemiyor. Böyle bir dileğin mevcut olmadığı bir İslâm'ın beş tane şartının sonucu da Kur'ân-ı Kerîm söylüyor; Yûnus Suresinin 7 ve 8. âyet-i kerimesi: "Onlar Bize ulaşmayı dilemezler, dünya hayatından razıdırlar, onunla tatmîn olmuşlardır, onlar Allah'ın ayetlerinden gafildirler." Amelleri boşa gidiyor.
10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
10/YÛNUS-8 Ulâike me'vâhumun nâru bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).
İşte onların kazandıkları (dereceler) gereğince varacakları yer ateştir (cehennemdir).
İslâm'ın beş şartı fizik vücudumuzun vazifesi ama Allahû Tealâ Kur'ân-ı Kerîm'de nefsimize de ruhumuza da vazife vermiş. Nefsimize verdiği vazife nefs tezkiyesi. Evet, nefs tezkiyesi. Ruhumuza verdiği vazife ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşması. İslâm'ın beş şartı fizik vücudumuzun vazifesi: Salat, hac, zekat ve kelime-i şehadet. Ama ruhumuz da misak vermiş dünya hayatında Allah'a ulaşacağına, teslim olacağına dair. Nefsimiz de yemin vermiş yedi kademe tezkiye ve tasfiye olacağına dayanıyor ise bizler için söz konusu olan şey vazifenin bilincinde olmaktır.
Gerçekten Kur'ân-ı Kerîm'e, kutsal kitaplar hepsine baktığımız zaman evet, hedef emirler var: Allah'a ulaşmayı dilemek, Mürşid'e tâbiyet, ruhun teslimi, fizik vücut teslimi, nefsin teslimi, irşad ve iradenin teslimi.
7 HEDEF EMİR
VAHDET
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
RÛM-31: O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin. Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
TEVHİD
2. 12 İhsanla Mürşide Tabi Olmak
MU’MİN-15: …. Allah, kullarından dilediği kişinin üzerine Allah’a ulaşma gününün geldiğini ihtar etmek için, emrinden (Allah’ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.
TESLİM:
3. Ruhun Allah’a Teslimi
RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölmeden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan korkarlar.
4. Fizik Vücudun Allah’a Teslimi
YÂSÎN-60: Ey Âdemoğulları! Ben, sizlerden şeytana kul olmayacağınıza dair ahd almadım mı? Muhakkak ki; o (şeytan), size apaçık bir düşmandır.
YÂSÎN-61:Ve Ben, sizden Bana kul olmanıza (dair ahd almadım mı?) Bu da Sıratı Mustakîm (üzerinde bulunmak)tır.
5. Nefsin Allah’a Teslimi
NİSÂ-103: Namazı bitirdiğinizde; ayaktayken, otururken ve yan üzeriyken (yan üstü yatarken), Allah’ı hep zikredin! Güvenliğe kavuştuğunuzda namazı namazın erkânıyla kılın…
6. İrşada Ulaşmak
BEYYİNE-5: Onlar emrolunmadılar. Sadece hanifler olarak, Allah için dinde halis (nefslerini halis kılmış) kullar olmakla emrolundular. Ve namaz kılmakla ve zekat vermekle emrolundular. İşte kayyum olan din budur.
7. İradeyi Allah’a Teslim Etmek
EN’ÂM-97: Ve kara ve denizin karanlıklarında (nefsin afetlerinin karanlığında) yolunuzu bulmanız (hidayete ermeniz) için yıldızları (nebîler, resûller, mürşidler) kılan O’dur. Bilen bir kavim için, âyetleri detayları ile açıkladık.
Bir de vasıta emirler var. İşte bu vasıta emirlerin içerisinde şu anda din tatbikatında yer almayan Allah'a ulaşmayı dilemek ve de zikir...
7 VASITA EMİR
1. Allah’a Ulaşmayı Dilemek
ANKEBÛT – 5: Kim Allah’a mülâkî olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi İşiten, en iyi Bilendir.
2. Kelimeyi Şahadet – 12 İhsanla Mürşid Önünde Tövbe Etmek
BAKARA - 45, 46: (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. Onlar ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâkî olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakın derecesinde inanırlar.
ÂLİ İMRÂN – 18: Allah, şehadet (şahitlik) etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur...
3. Oruç
BAKARA – 183: Ey âmenû olanlar! Oruç, sizden öncekilerin üzerine yazıldığı (farz kılındığı) gibi sizin üzerinize de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki böylece siz takva sahibi olursunuz.
4. Namaz
NİSÂ – 103: Böylece namazı bitirdiğiniz zaman, artık ayaktayken, otururken ve yan üstü iken Allah’ı zikredin! Daha sonra güvenliğe kavuştuğunuz zaman, namazı erkâniyle kılın. Muhakkak ki namaz, mü’minlerin üzerine, “vakitleri belirlenmiş bir farz” olmuştur.
5. Hac
BAKARA – 197: Hac, bilinen aylardır. İşte kim onlarda (o aylarda), (ihrama girerek) haccı (kendine) farz edindirirse, artık hacta kadına yaklaşmak (ve benzeri davranışlar), fâsıklık (günaha sapmak), cedelleşmek (sürtüşmek, kavga etmek) yoktur...
6. Zekât
BEYYİNE – 5: Ve onlar, Allah için hanifler olarak dinde halis kullar olmaktan (nefslerini halis kılmaktan) ve namazı ikame etmekten ve zekâtı vermekten başka bir şeyle emrolunmadılar.
İşte kayyûm din (kıyamete kadar devam edecek din) budur.
7. Zikir
MUZZEMMİL – 8: Ve Rabbinin İsmini zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
ANKEBÛT – 45: Kitaptan sana vahyedilen şeyi oku ve salâtı ikâme et. Muhakkak ki salât, fuhuştan ve münkerden nehyeder. Ve Allah’ı zikretmek mutlaka en büyüktür.
Bunlar yoksa kişi ne yaparsa yapsın o vasıta emirlerle kurtuluşa ulaşamaz. Çünkü Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V): "Hiç kimse kendi ameliyle cennete giremez." "Sen de mi ya Resûlallah?" "Ben de, ama Rabbim beni rahmetine gark etmiştir."
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Kütüb-i Sitte 13/371
"Sizden hiç birinizi ameli cennete sokmayacaktır. Ancak Allah’ın rahmetiyle cennete gireceksiniz."
Öyleyse amellerle kurtuluş mümkün değil, illa ve ancak Allah'ın rahmetiyle. Allah razı olsun.