Muhterem Hocam, kalben Allah’a ulaşmayı dilemek nasıl olur?
Soru
Muhterem Hocam, kalben Allah’a ulaşmayı dilemek nasıl olur?
Cevap
Kalben Allah’a ulaşmayı dilemek, evvela kendini tanıman lâzım. Böyle bir davete muhatap oldum. O zaman ben kimim ki Allah’a ulaşayım diye, Kur’ân’dan kendini öğrenmen lâzım.
İşte Hicr Suresi 26. âyet-i kerimesinde şu zâhirî âleme ait olan bir fizik beden.
HİCR-26 Ve lekad halaknâl insâne min salsâlin min hamein mesnûn(mesnûnin).
Andolsun ki; Biz insanı, “hamein mesnûn olan salsalinden” (standart insan şekli verilmiş ve organik dönüşüme uğramış salsalinden) yarattık.
Şems Suresi’nin 7. âyet-i kerimesinde berzah âlemine ait olan bir nefs,
ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.
Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
Ve Secde 9’da Allah’ın Zât’ına üflenen bir ruh,
SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne).
Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ve Bakara 256’da bildirildiği gibi bir serbest irade ve aklın sahibi olarak hayatı yaşıyorsun.
2/BAKARA-256 Lâ ikrâhe fîd dîni kad tebeyyener ruşdu minel gayy(gayyi), fe men yekfur bit tâgûti ve yu’min billâhi fe kadistemseke bil urvetil vuskâ, lânfisâme lehâ, vallâhu semîun alîm(alîmun).
Dînde zorlama yoktur. irşad yolu (hidayet yolu, Allah’a ulaştıran yol), gayy yolundan (dalâlet yolundan, şeytana, cehenneme ulaştıran yoldan) açıkça (ayrılıp) ortaya çıkmıştır. Artık kim tagutu (şeytanı ve şeytana ulaştıran yolu) inkâr edip de Allah’a îmân ederse (mü’min olur, Allah’a ulaştıran yolu tercih ederse), böylece o, (Allah’tan) kopması mümkün olmayan urvetul vuskaya (sağlam bir kulba, mürşidin eline) tutunmuştur. Allah Sem’î’dir, Alîm’dir.
Kalben ulaşmayı dilemekle fizik vücudunun Allah’a ulaşmaz. Nefs de berzah âlemine aîttir, Allah’a ulaşmaz. İrade zaten bir vücut değil. O zaman Allah’a ulaşan, Allah’ın Zât’ından bize üflenen ruhtur.
Halk arasında bu bilindiği için “Hay’dan geldik, Hû’ya gidiyoruz.” Hay, arşta olan Allah. Allah’tan geldik ve tekrar arşta olan Hû’ya, Allah’a gidiyoruz. Ne zaman dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilerse ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşması hidayettir. Ruhun hidayetidir.
"O zaman kalbine Allah’a ulaşmayı dilemek nasıl olur? Allah’a ulaşmayı dilemek herşeyi sineye çekmek anlamına mı gelir?" Hayır, kesinlikle değil. Allah’a ulaşmayı dilemek, kinden kurtularak mutlu, huzurlu bir hayatı yaşamaktır.
İnsan sosyal bir varlıktır. Başka insanlarla birlikte yaşar. Etraftaki insanlar davranışları sebebiyle onlardan kin ve nefret eder veya hakikati anlar. Allah beni kendisi için yarattı. Allah için olmak başkaları için yaşamaktır. Başkalarını mutlu etmektir.
O zaman da bunun gereğini yerine getirirse davranış biçimleri şahsından kendisine af ve kötülere karşı iyilikle mukabele etmek suretiyle Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanır.
Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmak herşeyi sineye çekmek mânâsında değildir. Allah razı olsun.