Muhterem Hocam, kalpte Allah sevgisi ve korkusunun dengesi nasıl kurulmalıdır?
Soru
Muhterem Hocam, kalpte Allah sevgisi ve korkusunun dengesi nasıl kurulmalıdır?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, kalp baştan sona sevgiyle dolu olmalı. Kötü hesaptan korku. Kur’ân-ı Kerim'de yer alan kötü hesap korkusu. Yani hanif fıtratının bidayeti kötü hesaptan korkmak. Nihayetinde Allah'ın bütün müjdelerine kavuşmak. Ümit ve korku.
"Neye ümit olmak?" Allah'ın rahmetine ümit olmak. Mürşide tâbî olmaya ümit olmak. Ruhun teslimine ümitvar olmak. Fizik vücut teslimine ümitvar olmak. Nefsin teslimine ümitvar olmak. İrşat ve iradenin teslimine ümitvar olmak. Ama korku, kötü hesap korkusu. Kişi Allah'a ulaşmayı dilemezse, dilerse dilediği an 7 safhanın yedisini de umut edebilir. Ama dilemezse o zaman kötü hesap korkusu mutlaka ona geçerli.
Kur'ân-ı Kerim'de 7 tane kötü hesaptan korkmak vardır. Yani korkunun geçtiği âyetlere baktığımız zaman bunun kötü hesaptan korkmak. Yani kaybettiğimiz derecenin kazandığımız dereceden fazla olması hâli. Kaybettiğimiz derecenin kazandığımız dereceden fazla olması hâli korkuyu, o zaman cehennem korkusu ile cennet ümidi. Bu denge 1. safhada gerçekleşir. Allah'a ulaşmayı dilemek. Allah'a ulaşmayı dileyenler kötü hesaptan korkan ve Allah'ın rahmetlerine ümitvar olan. Ondan sonra artık 2. safhada korku yoktur. 3. safhada da korku yoktur. 4. safhada da korku yoktur, vesaire.
KÖTÜ HESAPTAN KORKARLAR
1. RA’D-18: …Ve O'na icabet etmeyenler, yeryüzünde olanların hepsi ve bir o kadarı daha onların olsa, onu mutlaka fidye olarak verirlerdi. İşte onlar; onlar için hesabın kötüsü var. Ve onların barınacağı yer, cehennem; ne kötü bir döşektir.
2. RA’D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
3. İBRÂHÎM-51: (Bu azap), Allah’ın bütün nefslerin kazandığının karşılığını (ceza veya mükâfat) vermesi içindir. Muhakkak ki; Allah, hesabı çabuk görendir.
4. ENBİYÂ 90: …Muhakkak ki onlar, hayırlarda yarışırlardı. Ve Bize, rağbet ederek ve korkarak dua ederlerdi. Ve onlar, Bize huşû duyanlardı.
5. MU’MİNÛN-57: Muhakkak ki onlar, Rab’lerinin haşyetinden korkanlardır.
ENBİYÂ-28: …Ve onlar, (Allah’ın) rızasına ermiş olanlardan başkasına şefaat etmezler. Ve onlar, O’nun (Allah’ın) haşyetinden korkanlardır.
6. ZUMER-47: Ve eğer yeryüzünde olanların hepsi ve onlar kadarı daha birlikte zalimlerin olsaydı, kıyâmet günü kötü azaba karşı (kurtulmak için) onları mutlaka fidye olarak verirlerdi.
7. MUMİN-60: Ve Rabbimiz, şöyle buyurdu: "Bana dua ediniz ki size icabet edeyim. Bana kul olmaktan kibirlenenler, muhakkak ki hakir ve zelil olarak cehenneme girecekler."
"Kimler için korku söz konusu?" Allah'a ulaşmayı dilemeyenler için. Allah'ın rahmetinden ümit kesenler. Ra'd Suresi'nin 18. âyet-i kerimesiyle Ra'd Suresi'nin 21. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ cehennemliklerin hepsinin kötü hesap sahibi olduklarını ifade ediyor.
RAD-18:"Rablerinin emrine icabet edenler için en güzeli vardır. Ona icabet etmeyenler, yeryüzünde olanların hepsi ve bir o kadarı daha olsa onu mutlaka fidye olarak verirlerdi. İşte onlar, onlar için hesabın kötüsü vardır." Yani bütün cehennemlikler kötü hesabın sahibidirler. Bu birinci ayet. RAD-21'de:"Onlar Rablerine huşû duyanlardır ve onlar kötü hesaptan korkanlardır." "Kimdir kötü hesaptan korkanlar?" Allah'a ulaşmayı dilemeyenler. Biliyorlar ki Allah'a ulaşmayı dilemedikleri takdirde hangi amelin sahibi olursa olsun kötü hesabın sahibidir.
13/RAD-18 Lillezînestecâbû li rabbihimul husnâ, vellezîne lem yestecibû lehu lev enne lehum mâ fîl ardı cemîan ve mislehu meahu leftedev bihî, ulâike lehum sûul hısâbi ve me’vâhum cehennem(cehennemu), ve bi’sel mihâd(mihâdu).
Rab’lerine (Rabbinin emrine) icabet edenler için en güzeli vardır. Ve O'na icabet etmeyenler, yeryüzünde olanların hepsi ve bir o kadarı daha onların olsa, onu mutlaka fidye olarak verirlerdi. İşte onlar; onlar için hesabın kötüsü var. Ve onların barınacağı yer, cehennem; ne kötü bir döşektir.
13/RAD-21 Vellezîne yasılûne mâ emerallâhu bihî en yûsale ve yahşevne rabbehum ve yehâfûne sûel hisâb(hisâbi).
Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar. Ve Rab’lerine karşı huşû duyarlar ve kötü hesaptan (cehenneme girmekten) korkarlar.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESENLER
1. HİCR-56 "Dalâlette olanlardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?" dedi.
RA'D-27 Ve kâfirler: “Ona, Rabbinden bir âyet (mucize) indirilse olmaz mı?” derler. De ki: “Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).”
2. ANKEBUT-23 Allah'ın âyetlerini ve O'na mülâki olmayı inkâr edenler; işte onlar, rahmetimden ümidi kestiler. Ve işte onlar ki; onlar için elîm azap vardır.
3. KEHF-105 İşte onlar, Rab'lerinin âyetlerini ve O'na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu. Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİT KESMEYENLER
1. ZUMER-53 De ki: "Ey nefsleri üzerine israf yüklemiş kullarım! Allah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. Muhakkak ki Allah, günahların hepsini mağfiret eder. O, muhakkak ki O; Gafûr'dur, Rahîm'dir."
ZUMER-54 Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun. (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
2. EN'ÂM-12 De ki: “Semalarda ve yeryüzünde olan şeyler kimin?” “Hepsi Allah’ındır!” de. Allahû Tealâ, kendi üzerine rahmeti yazdı. Hakkında şüphe olmayan kıyâmet gününde, sizleri mutlaka toplayacak. O kimseler ki; nefslerini hüsrana düşürdüler, onlar mü’min değildirler.
EN'ÂM-54 …“Selâm üzerinize olsun. Rabbiniz, kendi üzerine "rahmeti" yazdı. Öyle ki; sizden, kim cahillikle bir kötülük yapar, sonra onu yaptıktan sonra tövbe eder ve ıslâh olursa, o taktirde muhakkak ki O (Allah), Gafur’dur , Rahîm'dir.”
3. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
İşte 500 yıl ibadet yapan birisi, "Benim rahmetim mi, yoksa kendi amelinle mi?" "Hayır, ben kendi amelimle." deyince,"Onu cehenneme attın." kötü hesabın sahibi oluyor. İşte Allah'ın rahmetine sığınmak asıldır. Denge bu.