Muhterem Hocam, kâlû belâ günü anlamı ve önemi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, kâlû belâ günü anlamı ve önemi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ hepimize bir ödev vermiş.
Halk arasında, "Ne zamandan beri müslümansınız?" dendiğinde hepimizin cevabı var: "Kâlû belâ günü." Ne mene bir şeymiş bu kâlû belâ günü?
Daha kâinat yok, hiçbir şey yok. Yoklukta Âdem (A.S)’ın zahrından onun bütün zürriyetini yaratan Allahû Tealâ şu suali kendilerine soruyor: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim? Ruh itibariyle Ben sizin sahibiniz değil miyim? Nefs itibariyle Ben senin terbiyecin değil miyim? Fizik beden itibariyle Ben sizin amirin değil miyim?” diyor Allahû Tealâ.
Hepimiz, "Kâlû belâ." diyoruz. Öyleyse kâlû belâ diyen herkesten ne diyor? "Şimdi Bana yeminler verin. Sözlerimi işittiniz mi?" Hepimiz, "Semi’nâ." diyoruz. "Öyleyse itaat edin."
İşte sahibimiz olan Allah ruhumuzdan misak, terbiyecimiz olan Allah nefsimizden yemin, amirimiz olan Allah fizik vücudumuzdan ahd almış ve bunların mutlaka bir bir yerine getirilmesini istiyor.
Bunların yerine getirilebilmesinin yegâne vasıtası, ibadetlerin sultanı zikir. Yani Allah isminin art arda tekrar edilmesiyle gerçekleşir.
Evet sevgili kardeşlerim, zikir ibadetlerin sultanıdır. Hiçbir ibadet zikir kadar üst seviyede bize derecat kazandıramaz. Hiçbir ibadet, özellikle bizi huzursuz ve mutsuz kılan, kalbimizdeki afetlerin temizlenmesine başka bir ibadet sebep olamaz, vesile olamaz.