Muhterem Hocam, kandil günlerini kutlamak bid'at midir? Sahâbeler bu mübarek günleri nasıl değerlendiriyorlardı?

Soru

Muhterem Hocam, kandil günlerini kutlamak bid'at midir? Sahâbeler bu mübarek günleri nasıl değerlendiriyorlardı?

Cevap

"Hayır, sevgili kardeşlerim, bid'at Kur'ân'da yer almayan, insanların din tatbikatına koyduğu uydurmalardır. Bid'at Kur'ân'da yer alan ama din tatbikatından çıkartılan şeylerdir. Kandil günleri hiç öyle değil.

Allahû Tealâ Mi'rac Kandilini Kur'ân-ı Kerîm'de söylüyor ve bunu ihyâ etmemizi Bizden istiyor. Kadir Gecesi de keza öyledir. Berat Kandili, Mi'rac Kandili ve özellikle Regâib Kandili de böyledir. ""Regâib"" kelimesi rağbetten gelir. Bu dünyada en çok rağbet etmemiz, herşeyden daha fazla istememiz gereken, hepimizin sahibi olan Allah'tır.

Mübarek üç ayların ilki Recep ayıdır. Recep ayının ilk perşembesini cumaya bağlayan gece Regâib Kandilidir. Bir savaşın içinde yasak edildiği haram aylar vardır. Muharrem. Bir de mübarek üç aylar vardır. Bu üç ayların birincisi Recep ayı, Allah'ın ayıdır; Şa'bân ayı Peygamber Efendimiz'in (S.A.V) ayıdır; Ramazân ayı ise ümmetin ayıdır.

Dolayısıyla bunlar Kur'ân-ı Kerîm'de geçmektedir. Hangi âyet-i kerimede derseniz, İnşirâh Sûresi'nde de ima vardır: ""Daima rağbetin Allah'a olsun. Dünyadan rahmetini kes ki Allah seni sevsin, insanlardan rağbetini kes ki insanlar seni sevsin."" dini yaşamanın olmazsa olmaz şartı bir dilektir: Regâib, Allah'a rağbet etmek ve Allah'a dilemek, inşaallah.

Yetmez; Regâib Kandilinde mucizevî olagelen olaylar. Bunlar şimdi ekranda görüyorsunuz. Allahû Tealâ âyetlerle bize bildiriyor.

REGAİB KANDİLİ 1. Regaib kandilinin temelinde davet vardır. RA'D-14 Hak'ın daveti O’nadır (Kendisinedir, Allah’adır). O’ndan başkasına davet ettikleri, onlara bir şeyle icabet etmezler. Onlar ancak suya, onun ağzına, suyun ulaşması için avucunu suyu kimse gibidir. O (su), ona ulaşacak değildir... YUNUS-25 Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat’ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm’e ulaştırır. 2. Her devirde insanları Allah’a davet edenler vardır. HACC-67 …Öyleyse emrim konusunda seninle niza etmesinler. Sen, Rabbine davet et. Muhakkak ki sen, mutlaka müstakîm (Allah’a doğru istikametlenmiş) olan hidayet üzeresin. FUSSİLET-33 Allah’a davet eden ve salih amel (nefs tasfiyesi) yapan ve: “Muhakkak ki ben teslim olanlarımdanım.” diyenden daha güzel sözlü kim vardır? 3. Davete icabet edenler zikrederler. MUZZEMMİL-8 Ve Rabbinin İsmi’ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş. AHZÂB-41 Ey âmenû olanlar! Allah’ı çok zikirle (günün yarısından fazla) zikredin. 4. Davete icabet eden insanlar mutlaka Allah’a ulaşacaklardır. RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O’na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın. ŞÛRÂ-13 …Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır). 5. Sırat-ı Mustakîm üzerinde olanlar, davete icabet edenlerdir. NİSÂ-175 Böylece Allah’a âmenû olanları (ölmeden önce ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenleri) ve O’na (Allah’a) sarılanları ise, (Allah) Kendinden bir rahmetin ve fazlın içine koyacak ve onları, Kendisine ulaştıran “Sırat-ı Mustakîm”e hidayet edecektir. SEBE-20 Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını yerine getirdi. Böylece mü’minleri oluşturan bir fırka (Allah’a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbi oldular. 6. Davete icabet eden kişi, şeytanın kontrolünden kurtulur. ZUMER-17 Ve onlar ki; taguta kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele! NİSÂ-147 Eğer siz şükrederseniz ve âmenû olursanız (yaşarken Allah’a ulaşmayı dilerseniz ve mürşidinize ulaşıp tâbi olursanız, böylece kalbinizin içine îmân yazılıp mü’min olursanız), Allah size azap etmez.… 7. Allah’ın davetine icabet edenler, bu asırda Hidayet Güneşi altında toplanacak SAFF-8 Onlar, ağızları ile Allah’ın nurunu söndürmeyi istiyorlar. Ve Allah, kâfirler kerih görseler bile nurunu tamamlayacak olandır. SAFF-9 Resûl’ünü hidayet ile ve (esâsları unutulmuş olan) dinlerin hepsinin üzerine, izhar etmek için, Hak din ile gönderen O’dur. Ve müşrikler, kerih görseler bile.

İsra ve Mi’rac olayında da aynı şekilde bize bildiriliyor. Beraat Kandiline gelince, bu da Tevbe Sûresi 1.âyet-i kerimede ifade edilmektedir:

9/TEVBE-1 Berâetun minallâhi ve resûlihî ilâllezîne âhedtum minel muşrikîn (muşrikîne). Müşriklerden, ahd aldığınız kimselere Allah’tan ve O’nun Resûl'ünden bir beraattir (bir ihtardır).

“Allah'tan ve Resûlünden müşriklerden ahd aldığınız kimselere bir beraattir.” Beraat, suçlu olan bir kimsenin suçsuz olduğunun ortaya çıkmasıdır. Bu, Allah'tan ve O'nun resûlünden bir ihtardır.

Allah, kıyâmet gününde kimi temize çıkarıyor? Allah'a ulaşmayı dileyen, mürşidine tâbî olanları. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) de aynı şeyi buyuruyor, Allah razı olsun."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20264 dk okuma1