Muhterem Hocam, Kayseri’de bir arkadaşla tanıştım. “Allah’a ruhunu ulaştırmak ister misin?” dedi. Ben de bunun zaten hep dilediğim olduğunu, ölmeden önce ölmeyi gece gündüz dilediğ
Soru
Muhterem Hocam, Kayseri’de bir arkadaşla tanıştım. “Allah’a ruhunu ulaştırmak ister misin?” dedi. Ben de bunun zaten hep dilediğim olduğunu, ölmeden önce ölmeyi gece gündüz dilediğimi söyledim. Bu bir tesadüf mü, yoksa hikmeti nedir?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, Allah âyet-i kerimede, Âl-i İmrân 103’te ne diyor?
3/ÂLİ İMRÂN-103: Va’tasımû bihablillâhi cemîân ve lâ teferrekû, vezkurû ni’metallâhi aleykum iz kuntum a’dâen fe ellefe beyne kulûbikum fe asbahtum bi ni’metihî ihvânâ(ihvânen), ve kuntum alâ şefâ hufretin minen nâri fe enkazekum minhâ, kezâlike yubeyyinullâhu lekum âyâtihî leallekum tehtedûn(tehtedûne).
Ve hepiniz, Allah'ın ipine sımsıkı tutunun, fırkalara ayrılmayın! Ve Allah'ın sizin üzerinizdeki ni'metini hatırlayın; siz (birbirinize) düşman olmuştunuz. Sonra sizin kalplerinizin arasını birleştirdi, böylece O'nun (Allah'ın) nimeti ile kardeşler oldunuz. Ve siz ateşten bir çukurun kenarında iken sizi ondan kurtardı. İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklıyor. Umulur ki böylece siz hidayete erersiniz.
“Hepiniz toptan Allah’ın ipine sarılın ve tefrikaya düşmeyin. Allah’ın üzerinizdeki ni'metini zikredin. Siz düşmandınız.” Allah’a ulaşmayı dilemeyenler nedirler? Birbirlerine düşmandırlar. Ama burada “siz düşmandınız.” diyor.
Şimdi kardeşimiz diyor ki: “Ben zaten bu dileği diliyordum ve böylece karşılaştım. Beni de o davet etti.” O zaman bu iki kardeşimizin dileğini tam bu dilekte ittifak halinde birleştiren kim? Allah. Senin kalbindekini de biliyor, onun kalbindekini de biliyor ve dolayısıyla sizi birbirinize yaklaştırıyor ve kalplerinizi sevgide birleştiriyor, telif ediyor. Allah razı olsun.