Muhterem Hocam, kendilerini hidayette zanneden kişilerin îmânı kıyamet günü onların kurtuluşunu sağlar mı?
Soru
Muhterem Hocam, kendilerini hidayette zanneden kişilerin îmânı kıyamet günü onların kurtuluşunu sağlar mı?
Cevap
Hayır. Allahû Tealâ Mü’min Sûresi'nin 40. âyet-i kerîmesinde:
40/MU'MİN-40: Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin).
Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, (îmânı artan) mü'minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve hesapsız rızıklandırılacaktır.
“Sebe 20’de: “İblisin zannı onlar üzerinde gerçekleşti, mü’minleri oluşturan bir tek fırka hariç hepsi iblise tâbî oldular.” buyuruyor.
34/SEBE-20: Ve lekad saddaka aleyhim iblîsu zannehu fettebeûhu illâ ferîkan minel mûminîn(mûminîne).
Ve andolsun ki iblis, onlar üzerindeki zannını (hedefini) yerine getirdi. Böylece mü'minleri oluşturan bir fırka (Allah'a ulaşmayı dileyenler) hariç, hepsi ona (şeytana) tâbî oldular.
Yani mü’minleri oluşturan tek fırka var. ‘Mü’min’ kalpten Allah’a ulaşmayı dileyen kişidir. Tek başına kalbî talep kurtuluşa ulaştırıyor. Ama kalbî talebin olmadığı hangi durum olursa olsun kişinin kurtuluşa ulaşması mümkün değil.
7/A'RÂF-40: İnnellezîne kezzebû bi âyâtinâ vestekberû anhâ lâ tufettehu lehum ebvâbus semâi ve lâ yedhulûnel cennete hattâ yelicel cemelu fî semmil hiyât(hiyâti) ve kezâlike neczîl mucrimîn(mucrimîne).
Muhakkak ki âyetlerimizi yalanlayanlar ve onlara kibirlenenler; onlara gök kapıları açılmaz (ruhlarını hayatta iken Allah'a ulaştıramazlar). Deve (veya urgan) iğne deliğinden geçmedikçe cennete giremezler. Mücrimleri (suçluları) işte böyle cezalandırırız.
Allahû Tealâ A’râf 40’ta gök kapılarının kendisine açılmadığı, âyetlerine karşı kibirli olan insanlara gök kapılarının açılmayacağını buyuruyor. Bir tek fırkayı naciye kurtuluşa ulaşır. Allahû Tealâ diyor ki: “Kıyamet günü şeytan insanlara karşı olan hedefini gerçekleştirdi; mü’minleri oluşturan bir tek fırka hariç bütün fırkalar şeytana kul oldular.” (Sebe 20)
73 fırkanın 72’si şeytana kul oluyor, bir fırka hariç.
Bugün bütün dünyadaki toplumlara baktığımız zaman hidayetin, Allah’a ulaşma kavramından başlayarak bütünüyle unutulduğunu görüyoruz. İnsanlar kitaplardan ilim öğrenmişler, din öğrenmişler ama hidayetin ne olduğunu bilmedikleri için kendilerini hidayette zannediyorlar. Bu çağ hidayet çağıdır. İnsanların unuttukları hidayete erdirilme zamanı gelmiştir.
Bir başka hurâfe: “Kalbinde zerre kadar îmânı olan cehennemde yandıktan sonra cennete girer.” Herşeyden evvel Allah’a ulaşmayı kalben dilemeyen kişi, kalbinde zerre kadar îmân olmayan kişidir. Yetmez, cehennemden cennete bir transfer olayı mümkün değildir.
Bütün insanlar başlangıç noktasında Meryem 71-72’de cennetlik ve cehennemlik herkes muhakkak evvela cehenneme girecek ama Allahû Tealâ takvâ sahiplerini kurtarıyor.
19/MERYEM-71: Ve in minkum illâ vâriduhâ, kâne alâ rabbike hatmen makdıyyâ(makdıyyen).
Ve sizden biriniz (bile hariç olmamak üzere hepiniz), illâ (muhakkak) ona (cehenneme) varacaksınız. (Bu), senin Rabbinin üzerine (aldığı) kesinleşmiş bir hükümdür.
19/MERYEM-72: Summe nuneccîllezînettekav ve nezeruz zâlimîne fîhâ cisiyyâ(cisiyyen).
Sonra takva sahiplerini kurtaracağız. Ve zalimleri, diz üstü çökmüş olarak bırakacağız.
Sevgili kardeşlerim, Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V):
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, İman, 20.
“Allahû Tealâ'nın Benden önceki her bir ümmete gönderdiği peygamberlerin, kendi ümmeti içinde sünnetine sarılan ve emrine uyan havarileri ve ashabı vardır. Onlardan sonra, yapmadıklarını söyleyen ve emrolunmadıklarını yapan kimseler geldi. Böyle kimselerle eliyle cihad eden mü'mindir. Diliyle cihad eden de mü'mindir. Kalbiyle cihad eden de mü'mindir. Bunun ötesinde ise artık hardal tanesi kadar bile îmân yoktur.”
Dikkat edin! 'Yapmadıklarını söyleyen, emrolunmadıklarını yapan…' Böyle kimselerle cihad edenler olmalıdır.
Kalbiyle cihad eden kimdir? Allah’a ulaşmayı dileyen kişidir.
Diliyle cihad eden kimdir? Mürşidine tâbî olan kişidir.
Eliyle cihad eden kimdir? Ruhunu Allah’a ulaştıran kişidir.
Evet, kim hayattayken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilemişse, kendisine yapılan bir zulmü, o kişi affedebilecektir ve nefsiyle cihadı gerçekleştirecektir, Allah'ın izniyle.