Muhterem Hocam, kimseyi kırmak istemiyorum, fakat bazen çok üstüme gelince kırılabiliyorum. Bu da beni çok üzüyor. Bu konuda ne tavsiye edersiniz?

Soru

Muhterem Hocam, kimseyi kırmak istemiyorum, fakat bazen çok üstüme gelince kırılabiliyorum. Bu da beni çok üzüyor. Bu konuda ne tavsiye edersiniz?

Cevap

İşte o “Kimseyi kırmak istemiyorum.” dediğin var ya marifet o seni kırabilenleri de kırmaman. “Kimseyi kırmak istemiyorum, fakat bazen çok üstüme geliyor.” İşte o senin üstüne gelip de senin kalbini kıranları da marifet kırmaman. Üzülüyor musun bu konuya? Hemen zikre sarılman, nerede bir üzüntü, sıkıntı varsa onu zikirle hayatından çıkartman gerek.

"Ne tavsiye ediyorsunuz?" diyor. Zikri tavsiye ediyorum. Senin üstüne gelip de kalbini kıranların da kalbini kırmamanı onlara dost olmanı tavsiye ediyorum. Çünkü Allah'ın kanunu bu. Kime hangi mutluluğu verirsek onun aynısını biz yaşarız. Şimdi onlar senin kalbini kırabiliyor. Sen de onların istediği şekilde cevap verirsen zaman sen de onların kalbini kırıyorsun. Yanlış gördüğün bir olayı sen de tekrar ediyorsun. Marifet bizim yanlış gördüğümüzü bizim de yapmamamız. Yani kısacası bu kısası hayatımızdan çıkartmamız. O bizim kalbimizi kırıyor. Biz de ona kısas tatbik edersek, onun kalbini kırarsak o zaman bizim tasavvufla bir ilişkimiz yok.

Tasavvuf affetmeyi, kısası hayatımızdan çıkartmayı, tasavvuf kötülüğe karşı hayırla mukabele etmeyi gerektiriyor ki kutsal kitaplardaki dini hayatın yaşantısının adı tasavvuftur. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 24 Ekim 2026Son güncelleme: 24 Ekim 20261 dk okuma0