Kıymetli Hocam, kendisi tasavvufu yaşamak istemesine rağmen anne babası karşı çıkan kişiler nasıl bir davranış sergilemelidir?

Soru

Kıymetli Hocam, kendisi tasavvufu yaşamak istemesine rağmen anne babası karşı çıkan kişiler nasıl bir davranış sergilemelidir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerîm’de bunu buyurmuş.

En’âm Suresinin 151. âyet-i kerimesi ve Lokmân Suresinin 15. âyet-i kerimesi:

6/EN’ÂM-151: Kul teâlev etlu mâ harrame rabbukum aleykum ellâ tuşrikû bihî şey’â(şey’en), ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), ve lâ taktulû evlâdekum min imlak(imlakin), nahnu nerzukukum ve iyyâhum, ve lâ takrabûl fevâhışe mâ zahera minhâ ve mâ batan(batane), ve lâ taktulûn nefselletî harramallâhu illâ bil hakk(hakkı), zâlikum vassâkum bihî leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).

De ki: “Gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım; O’na bir şeyi ortak koşmayın. Anne, babaya ihsanla davranın. Yokluk (fakirlik) sebebiyle çocuklarınızı öldürmeyin. Onları da, sizi de yalnız Biz rızıklandırırız. Kötülüğün açığına da, gizlisine de yaklaşmayın. Haklı olmanız hariç kimseyi öldürmeyin ki; onu Allah haram kıldı. İşte bunları size vasiyet (emir) etti. Böylece siz, akıl edersiniz.”

31/LOKMÂN-15: Ve in câhedâke alâ en tuşrike bî mâ leyse leke bihî ilmun fe lâ tutı’humâ ve sâhibhumâ fîd dunyâ magrûfen vettebi’ sebîle men enâbe ileyy(ileyye), summe ileyye merciukum fe unebbiukum bi mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).

Ve bilgin olmayan bir şey hakkında, şirk koşman için seninle mücadele ederlerse, ikisine de itaat etme! Ve dünyada onlara güzellikle sahip ol. Bana yönelenlerin (ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır. O zaman yaptığınız şeyleri size haber vereceğim.

Şimdi En’âm-151’de: “Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babana ihsanla davran.” diyor. Fakat Lokmân-15’te: “Annen, baban bilmediğin bir şeyi Bana şirk koşarsa ona itaat etme. İkisine de itaat etme ama dünya hayatında onlarla iyi geçin ve Bana ulaşanın yoluna tâbî ol.”

Öyleyse anne baba kişiyi tasavvuftan men etmeye çalışıyorsa hayır, onlara bu konuda itaat etmeyecek. Ne yapacak?

Bu âyet-i kerimede bildirildiği gibi: “Bana ulaşanın yoluna tâbî ol.”

Yani tarikatı yaşamak, tasavvufu yaşamak yolunda devam edecek.

İsrâ-23’te Allah bunu bir kere daha söylüyor:

17/İSRÂ-23: Ve kadâ rabbuke ellâ ta’budû illâ iyyâhu ve bil vâlideyni ihsânâ(ihsânen), immâ yebluganne indekel kibere ehaduhumâ ev kilâ humâ fe lâ tekul lehumâ uffin ve lâ tenher humâ ve kul lehumâ kavlen kerîmâ(kerîmen).

Rabbin, O’ndan başkasına kul olmamanızı ve anne ve babaya ihsanla davranmanızı kaza etti (takdir etti, hükmetti). Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa onlara (ikisine) “öf” deme. Ve onları (ikisini) azarlama ve onlara kerim (güzel, yumuşak) söz söyle!

Hem Lokmân-15’te hem de İsrâ-23’te bu konuda Allahû Tealâ’nın davranış biçimi zaten tasavvufun ta kendisidir.

Tasavvufta olan kişi nasıldır?

Tasavvufta olan kişi sabırlıdır. Başkasına hizmet etmek için can atan, iştiyak sahibi birisidir. Başkalarından kötülük görse de onlara iyilik edendir. Herkese saygıyla davranan, başkalarından bir şey bekleyen değil, sadece onlara bir şeyler veren bir niyetin sahibidir.

Öyleyse siz anne babanıza tasavvufta olan bir insanın sabrını göstereceksiniz. Onlara saygı göstereceksiniz, sevmeye devam edeceksiniz. Davranışlarınızla bunları ispat ettiğiniz zaman onlar da: “Tasavvuf insanlara bu güzellikleri sağlıyorsa biz de tasavvuf ehli olmak istiyoruz.” diyeceklerdir. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Eylül 2026Son güncelleme: 19 Eylül 20263 dk okuma0