Muhterem Hocam, kul sıkışmayınca Hızır (A.S.) yetişmez ifadesi hakikati yansıtıyor mu? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, kul sıkışmayınca Hızır (A.S.) yetişmez ifadesi hakikati yansıtıyor mu? Açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili Kardeşlerim, bu şunun için söylenmiştir. Allahû Tealâ bizim Kendisi'nden talep etmemizi istiyor. İşte Yûnus suresinin 12. âyet-i kerimesinde;
10/YÛNUS-12 Ve izâ messel insâned durru deânâ li cenbihî ev kâiden ev kâimâ(kâimen), fe lemmâ keşefnâ anhu durrahu merre ke’en lem yed’unâ ilâ durrin messehu, kezâlike zuyyine lil musrifîne mâ kânû ya’melûn(ya’melûne).
Ve insana bir darlık (musîbet, sıkıntı) isabet ettiği (dokunduğu) zaman, yatarken, otururken veya ayaktayken Bize dua etti (eder). Fakat onun sıkıntısını ondan giderdiğimiz zaman ona isabet eden darlıkta (sıkıntıda) Bize dua etmemiş gibi döndü (döner). İşte böylece müsriflere, yapmış oldukları şeyler süslendi.
İnsana bir darlık, sıkıntı isabet ettiği zaman, bir sıkışma olduğu zaman, yatarken, otururken, ayaktayken Bize dua eder. Yani sıkışmış ve duaya sarılıyor. Ama duada da duanın kabulü mutlak surette himmete dayalı bir olaydır. Mürşitle alakalı. Fakat mürşidinin himmetiyle dua ederse, "onun sıkıntısını ondan giderdiğimiz zaman, ona isabet eden darlıkta (sıkıntıda) Bize dua etmemiş gibi döndü (döner). İşte böylece müsriflere, yapmış oldukları şeyler süslendi." emri yerine gelmiş olur. Mesela şu anda depremle insanlar korku ve panik halinde bir sıkıntı yaşıyorlar. O zaman yapılması gereken şey ne? Hızır (A.S.)'ın yetişebilmesi için Efendimiz'in himmetiyle dua etmemiz ve zikre başlamamız. Dua ettiğimiz zaman Allahû Tealâ duamıza icabet ediyor. İşte Bakara 186;
2/BAKARA-186 Ve izâ seeleke ıbâdî annî fe innî karîb(karîbun) ucîbu da’veted dâi izâ deâni, felyestecîbû lî velyu’minû bî leallehum yerşudûn(yerşudûne).
Ve kullarım sana, Benden sorduğu zaman, muhakkak ki Ben, (onlara) yakınım. Bana dua edilince, dua edenin duasına (davetine) icabet ederim. O halde onlar da Bana (Benim davetime) icabet etsinler ve Bana âmenû olsunlar (Bana ulaşmayı dilesinler). Umulur ki böylece onlar, irşada ulaşırlar (irşad olurlar).
Yani Allah'a ulaşmayı dilesinler. Allah da onları mürşide ulaştıracak. "...Bana ulaşmayı dilesinler. Umulur ki böylece onlar irşad olurlar, yani mürşide ulaşırlar." dediği gibi de mürşide ulaşması noktasında da mürşit mutlaka onların kalbi talepleri için devamlı dua ediyor.