Muhterem Hocam, kul tövbe ederse her günahı bağışlanıp sevaba dönüyor. Eğer öyleyse bu Allah adil değildir demek değil mi? Çünkü bir insan istediği kadar pişman olsun, bir diğer insana verdiği hasar düzelmeyecek. Örneğin bir katil, öldürdüğü kişinin ailesinde kapanmayacak olan bir yara açtı. Bu kişinin günahının affı bile adalet için bir problem olduğu hâlde sevaba dönüşmesi çelişki değil mi? Adaletin olduğu yerde merhamet olamaz, değil mi?
Soru
Muhterem Hocam, kul tövbe ederse her günahı bağışlanıp sevaba dönüyor. Eğer öyleyse bu Allah adil değildir demek değil mi? Çünkü bir insan istediği kadar pişman olsun, bir diğer insana verdiği hasar düzelmeyecek. Örneğin bir katil, öldürdüğü kişinin ailesinde kapanmayacak olan bir yara açtı. Bu kişinin günahının affı bile adalet için bir problem olduğu hâlde sevaba dönüşmesi çelişki değil mi? Adaletin olduğu yerde merhamet olamaz, değil mi?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, işte insanlar konun bütününe vakıf olmadıkları için böyle düşünebilirler. Allah adaleti gerçekleştiriyor ama Allah fazıl ile kereminden veriyor. Yani biz pozitif istikamette bir yaptığımız zaman Allahû Tealâ’nın 1'e 10 vermesi 1'e 1 adaletin gereğidir. Ama 9’u nedir? 9’u Allah’ın ikramıdır. 1'e 700, 1'e 1 adaletin gereğidir. Ama geri kalan 699 nedir? Allah’ın ikramıdır. Ve diğerleri öyle düşünelim.
Şimdi herşey ellerinde bulunan Allahû Tealâ. Öyle buyuruyor. Mülkün sahibi O. Kimse O’na hesap soramaz. “Ben buna veriyorum, buna vermiyorum.”
Allahû Tealâ bunu da açıklıyor: “Bu verdiğim kişi gelip mürşidine tâbî oluyor. Ben onun günahlarını ne yapıyorum? Sevaba çeviriyorum.” Kanunu koymuş. Bu kanuna herkes tâbî mi? Evet. Kanunu yerine getiren kişi mükâfat ehli. Yerine getirmeyen kişi de ne olmuş oluyor? Kaybediyor o, kazanacağını kaybediyor.
Şimdi burada adaletsizlik nerede? Tekrar böyle tek tek okuyalım bakalım ne diyecek: “Kul tövbe ederse her günahı bağışlanıp sevaba dönüyor.” Sevaba mı dönüyor? Evet. Tövbe ederse. Ama bu tövbe ne zaman? Mürşid önünde tövbe ederse. “Eğer öyleyse bu Tanrı adil değildir demek değil mi?” Hayır. Bu Tanrı mutlak adaletin sahibidir.
Şimdi devam ediyoruz: “Çünkü bir insan istediği kadar pişman olsun, bir diğer insana verdiği hasar düzelmeyecek.” Bir insana verdiği hasar sebebiyle o kişi kaybediyor mu? Derecat olarak Allah ona yazıyor. Kaybediyor. Diğerine de, o hasar verdiği kişi de aynı miktar derecatı kazanıyor. Anında derecat açısından Allah adaleti gerçekleştiriyor mu? Evet.
Şimdi belki bu kardeşimiz diyecek ki: “Ya derecat ne?” Şimdi insan hayatında derecat kazanımı da var, derecat kaybı da var. Derecat kazanımı burada mutluluktur. Ölüm sonrası hayatta da cennettir. Derecat kaybı burada mutsuzluktur. Ölüm sonrası hayatta nedir? Cehennemdir. Yani karşılık olayı budur.
Şimdi bir insan istediği kadar pişman olsun. Tamam. Pişmankârlığından tekrar derecat kazanır mı? Pişman olmak, Allah’tan af dilemek bize derecat kazandırır mı? Ne diyorsun? Evet. Tamam, yanlış yapmış olabilir yani. Allahû Tealâ yanlış yapmıştır. Kaybetmiştir anında. Ama peşinden de sen ilelebet ve bundan sonra devamlı yanlış yapacaksın diye Allah bir önüne set çekmiyor ki.
O kişi farkına varıyor. Bir ders alıyor o yaptığı yanlıştan dolayı ve hemen dört elle zikre sarılıyor ve aynı zamanda derecat kazanıyor. Af diliyor Allahû Tealâ’dan. “Çünkü bir insan istediği kadar pişman olsun, bir diğer insana verdiği hasar düzelmeyecek.” O hasarın karşılığını Allahû Tealâ ona vermiş mi? Evet. Tazminatı. Allah razı olsun.
“Örneğin bir katil öldürdüğü kişinin ailesinde kapanmayacak olan bir yara açtı.” Katil öldürdüğü zaman kısası Allahû Tealâ gerçekleştiriyor, tatbik ediyor. Ailesinde ise hani söylemiştik az evvel, ailesi diyelim ki mü’min. O katil sebebiyle negatif etkilendi. Negatif etkilenmeden dolayı bu kişi onlar derecat kazanıyor Ama öbür taraftan derecat kazanımı gerekli mi?
Adaleti derecat açısından Allahû Tealâ birinci etapta gerçekleştiriyor. Eğer cehennemlikse o hem katlettiği kişinin zararını hem de oradan etkilenen kişinin zararını bir kere daha kabirde de çekiyor mu? Eğer cehennemlikse cehennem de çekiyor mu?
Dolayısıyla üç açıdan Allahû Tealâ adaleti gerçekleştiriyor. Yani bu kardeşimiz şunu bilmiyor: Olay olur olmaz Allah’ın mizanında her fiilin bir sayısal değeri var mıdır? Hangi âyet-i kerimede?
Hadîd Sûresi 25. âyette ne diyor Rabbimiz? “Biz resûllerimizi beyyinelerle vazifeli kıldık. Onlarla birlikte kitabı indirdik ve mizanı.” Yani sadece kitap inmiyor. Aynı zamanda ne iniyor? Mizan da iniyor. İnsanlar arasında adaleti ne yapmak için? Gerçekleştirmek için. Öyleyse hem kitapla birlikte ne iniyor? Mizan da iniyor. 57/HADÎD-25 Lekad erselnâ rusulenâ bil beyyinâti ve enzelnâ meahumul kitâbe vel mîzâne li yekûmen nâsu bil kıst(kıstı), ve enzelnel hadîde fîhi be’sun şedîdun ve menâfiu lin nâsi ve li ya’lemallâhu men yensuruhu ve rusulehu bil gayb(gaybi), innellâhe kavîyyun azîz(azîzun). Andolsun ki resûllerimizi beyyinelerle (açık delillerle, ispat vasıtaları ile) gönderdik. Ve onlar ile beraber kitabı ve mizanı indirdik ki insanlar arasında adaletle hükmetsinler diye. Ve içinde kuvvetli sertlik bulunan demiri indirdik. Ve onda insanlar için pekçok menfaatler (faydalar) vardır. Ve (bu), gaybda (görmeden) kendisine ve resûllerine yardım edecek olan kimseleri, Allah’ın bilmesi (belli etmesi) içindir. Muhakkak ki Allah; Kavî’dir (güçlüdür, kuvvetlidir), Azîz’dir.
KÖTÜLÜK (ŞERR) YAPARSA TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN DERECAT KAYBEDER. TOKAT YİYEN KİŞİ ZULME UĞRADIĞI İÇİN DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE KARŞI KÖTÜLÜK (KISAS) YAPARSA TOKAT ATAN KİŞİ TOKAT YERSE DERECAT KAZANIR. TOKAT YİYEN KİŞİ KARŞILIK VERİRSE DERECAT KAYBEDER.
KÖTÜLÜĞE KARŞI SESSİZ KALIRSA (AF) CÂSİYE-14: ...(Allah’ın) cezalandıracağı kavmi bağışlasınlar.» TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN YİNE DERECAT KAYBETMİŞ OLUR. TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETTİĞİ İÇİN YİNE DERECAT KAZANIR.
KÖTÜLÜĞE (ŞERRE) İYİLİKLE MUKABELE EDERSE FUSSULET-34: Hasene ve seyyie, eşit değildir. (Kötülüğü) en güzel şekilde karşıla. O zaman seninle arasında düşmanlık olan kişi, samimi bir dost gibi olur. TOKAT ATAN KİŞİ ZULÜM YAPTIĞI İÇİN KAYBETTİĞİ DERECAT İLE KALIR. TOKAT YİYEN KİŞİ AFFETMESİ YANINDA, İYİLİKLE KARŞILIK VERİRSE YİNE DERECAT KAZANIR.
Ve sosyal hayatta kim kime zulmederse tekrar o resimli slaytımıza bakalım. Hadîd 25 ile birlikte mizanı indirmiş. Evet. A şahsı nefsine uyuyor, zulmediyor. Bu mizanda A şahsının gerçekleştirdiği fiil nasıl bir derecat kaybıysa kirâmen kâtibîn melekleri biliyorlar mı? Biliyorlar. Ve o zalime derecat kaybı. Öbür tarafta da yine kirâmen kâtibîn melekleri biliyorlar mı? Evet. Onun kaybettiği derecatı kime yazıyorlar? Mazluma yazıyorlar.
Dolayısıyla adalet anında gerçekleşiyor. Ailesindeki yara etkilendi. Etkilenenler yine pozitif derecat kazanıyorlar mı? Yani Allahû Tealâ’nın her fiili, onun karşılığında sayısal bir değeri var.
Ben onun için diyorum, en üst seviyedeki matematikçi kimdir? Allah’ın peygamberleridir. Siz mesela şu anda tüm matematikçileri biraraya toplayın şu dünya üzerinde, düşüncemizin sayısal değerini bulabilirler mi? Biz düşünüyoruz. Sen şu kadar düşündün, üçe tekabül ediyor ama kirâmen kâtibîn melekleri biliyorlar ellerindeki mizan sebebiyle.
Dolayısıyla böyle bir matematik sadece kimde bulunabilir? Allah’ta bulunabilir. Allah razı olsun.
“Bu kişinin günahının affı bile adalet için bir problem olduğu hâlde sevaba dönüşmesi…”Adalet için günahın affı değil. Anında o kişi yapmıştır, derecat kaybetmiştir. Ama peşinden ne yapmıştır? Affetmiştir oradan da derecat kazanmıştır inşaallah.