Muhterem Hocam, Kur’ân bir mutluluk reçetesidir, bir mutluluk taahhütnamesidir. Neden birçok kişi hem Kur’ân okuyorlar hem de mutsuzlar? Kur’ân’ın mutluluk reçetesini nasıl hayata
Soru
Muhterem Hocam, Kur’ân bir mutluluk reçetesidir, bir mutluluk taahhütnamesidir. Neden birçok kişi hem Kur’ân okuyorlar hem de mutsuzlar? Kur’ân’ın mutluluk reçetesini nasıl hayata tatbik edebiliriz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, dikkat ederseniz hastalandığımızda gidip reçeteyi doktorlardan alıyoruz. Hiç kimse, hastalanan kişi hemen eczaneye koşup raflardaki o ilaçları eczacıya "bana şunu ver, şunu ver, şunları beğendim" demiyor. “Yarım doktor candan eder, yarım imam dinden eder.” İşte bunun bir gereği olarak mutlak surette reçeteyi Allah’ın tayin ettiği doktordan almamız lâzım. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî': “Bütün peygamberler nefs hastalıklarının doktorlarıdır.” Eğer peygamberler nefs hastalıklarının doktorları ise varisler de öyledir. O zaman reçeteyi günümüzde Resûlullah’ın varisinden almamız lâzım. Her devirde Resûlullah’ın varisi bir kişi var, "beni temsilen bir kişi var; bu devrin imamıdır." O zaman gerçekten Kur’ân-ı Kerim’in kişi için bir mutluluk reçetesi olabilmesi, mutluluk garantisi olabilmesi… Reçeteyi devrin imamından alması lâzım.
Ne olacak? Kişi kalben Allah’a ulaşmayı dileyecek ve hacet namazıyla mürşidini Allah’tan soracak. Allah’ın gösterdiği mürşide tâbî olduktan sonra arkasından da devrin imamını soracak. Devrin imamını sorup da reçeteyi ondan aldığı zaman, mutlaka kim mürşidine tâbî olursa tâbî olduğu anda devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelip yerleşir. Allah Resûl'ü ne buyuruyor? “Size ruh verenler gelecek, onları arayın bulun. Kim zamanın imamını arif olmazsa o cahiliyet standartlarında ölür.”
Öyleyse reçeteyi devrin imamından aldığınız an gerçekten de Kur’ân bir mutluluk davetiyesi, reçetesi ve garantisidir. Ama kendi kendinize zannınıza tâbî olursanız o zaman hedefe ulaşamazsınız.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müsned, c.5, s.322; Keşfü’l-Hafâ, c.1, s.289, hadis no: 925
“Bu ümmet içerisinde kırk kişi İbrahim meşrebi üzerinde, yedi kişi Musa meşrebi üzerinde, üç kişi İsa meşrebi üzerinde, bir kişi de Muhammed meşrebi üzerinde bulunur. Bunlar mertebelerine göre insanların efendisidir.”
7 SAFHA VARİSLER (ALLAH’A DAVET EDENLER)
ÂLİMLER
1. KUR’ÂN'IN LAFZINI ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
CUMA-2 Ümmîler arasında, kendilerinden bir resûl beas eden (görevlendiren) O’dur. Onlara, O’nun (Allah’ın) âyetlerini okur, onları tezkiye eder (nefslerini temizler), onlara Kitab’ı (Kur’ân-ı Kerim’i) ve hikmeti öğretir. ...
2. KUR’ÂN'IN RUHUNU ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-20 … “Ben ve bana tâbi olanlar vechimizi (fizik vücudumuzu) Allah'a teslim ettik.” O kitab verilenlere ve ümmîlere: “Siz de vechinizi (fizik vücudunuzu) (Allah'a) teslim ettiniz mi?” de. Eğer teslim ettilerse, o taktirde, hidayete ermişlerdir...
3. HİKMETİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
NİSÂ-113 … Ve Allah, sana Kitab'ı ve hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah'ın senin üzerindeki fazlı çok büyüktür.
ULÛL’ELBAB
ÂLİ İMRÂN-7 … onlar da tezekkür edemezler, sadece Ulûl'elbab.
MUHLİSLER
HİCR-40 ”Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna.”
4. HİKMETİN ÖTESİNİ ÖĞRENENLER VE ÖĞRETENLER VE TEBLİĞ EDENLER
BAKARA-151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendinizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
5. MARUFLA EMREDEN MÜNKERDEN NEHYEDENLER VE TEBLİĞ EDENLER
ÂLİ İMRÂN-104 Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.
6. VELÎ RESÛLLER VE TEBLİĞ EDENLER
ARÂF-62 Size Rabbimin risalelerini (gönderdiklerini) tebliğ ediyorum (ulaştırıyorum). Ve size nasihat ediyorum (öğüt veriyorum). Ve sizin bilmediğiniz şeyleri ben Allah’tan öğreniyorum (biliyorum).
HALİFELER
7. VEKALETEN DEVRİN İMAMLARI VE TEBLİĞ EDENLER
SECDE-24 Ve onlardan, emrimizle hidayete erdiren imamlar kıldık, sabır sahibi oldukları ve âyetlerimize yakîn hasıl etmiş oldukları için.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Sahihi Müslim 58, hadis no. 1851
“Ve ene nefahatun fetearradu ve men lem narif imame zamanihi felyemutu meyteten cahiliyetten.”
“Size ruh verenler gelecek, onları arayıp bulun. Kim zamanın imamına tâbî olmazsa cahiliyet üzere ölür.”