Kur’ân-ı Kerim’de ve hadîslerde Allah’ın velîleri nasıl tanımlanmıştır?
Soru
Kur’ân-ı Kerim’de ve hadîslerde Allah’ın velîleri nasıl tanımlanmıştır?
Cevap
Velî, dost anlamına gelen bir kelimedir. Çoğulu evliyadır. Yani Allah’ın velîleri, Allah’ın evliyasıdır. Allah’ın dostlarıdır. Allah ile dostluğun başladığı nokta; kişinin Allah’a mülâki olmayı dilediği noktadır. Hiç kimse Allah’a ulaşmayı dilemeden Allah’ın dostu olamaz. Allahû Tealâ, herkese bu imkânı sağlamak üzere insanların %90’dan fazlasını seçiyor. %10’dan azı seçilmiyor. Bu seçilmeyenler, onlar tagutun dostları. Başkasının da Allah’a dost olmasına engel olanlar. Kim, bu dünyada yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dilerse o Allah’ın dostu olur. Ama kim bu dünya hayatını yaşarken ruhunu Allah’a ulaştırmayı dileyenlere mani olursa, engel olursa o da tagutun dostudur. Allahû Tealâ onları seçmiyor. Allah’ın cennetine ehil olmazlar. Sadece cennetine ehil olanlar, onlar Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir. Bir tek dilek, bir insanı tagutun dostuyken Allah’ın dostu olmaya ulaştırır. İşte Zumer Suresinin 17.âyet-i kerimesi:
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Resûlullah (S.A.V) Efendimiz: “Kim Allah’a kavuşmayı severse, Allah da onu Kendisine kavuşturmayı sever. Kim Allah’a kavuşmayı hoş görmezse, Allah da onu Kendisine ulaştırmayı hoş görmez.” buyuruyor. Dolayısıyla Allahû Tealâ kesinlikle bizden yana, Allah’a ulaşmayı dilememizi istiyor. 12 tane farz âyet ve hadîslerde Allahû Tealâ, Allah’a ulaşma dileğini anlatıyor. Çünkü Yûnus 62, 63 ve 64’te:
10/YÛNUS-62 E lâ inne evlîyâallâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS-63 Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64 Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de 12 tane farz âyette, ruhun dünya hayatında Allah’a ulaşmasını açıklıyor. Özellikle Fecr 28: “İrciî ilâ rabbiki.” Rabbine dön.
ÖLMEDEN ÖNCE RUHUN ALLAH’A ULAŞTIRILMASI 12 DEFA FARZ
(İlk üç âyeti kerime; Nisâ-58, Mâide -7, Enâm-152, ruh ile birlikte fizik vücut ve nefsin de Allah’a teslimini farz kılar.)
1. 4/NİSÂ-58: Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder....
2. 5/MÂİDE-7: Allah’ın, sizin üzerinizdeki nimetini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın...
3. 6/ENÂM-152: ...Allah’ın ahdini yerine getirin (ifa edin). Böylece tezekkür edersiniz diye, (Allah) işte böyle, size onunla vasiyet (emir) etti.
4. 10/YÛNUS-25: Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
5. 13/RA'D-21: Ve onlar Allah’ın (ölümden evvel), Allah’a ulaştırılmasını emrettiği şeyi (ruhlarını), O’na (Allah’a) ulaştırırlar...
6. 30/RÛM-31 O’na (Allah’a) yönelin (Allah’a ulaşmayı dileyin) ve O'na karşı takva sahibi olun. Ve namazı ikame edin (namaz kılın). Ve (böylece) müşriklerden olmayın.
7. 31/LOKMÂN-15: ... Bana yönelenlerin (ruhunu Allah'a ulaştırmayı dileyenlerin) yoluna tâbî ol. Sonra dönüşünüz Banadır...
8. 39/ZUMER-54: Ve Rabbinize (Allah’a) yönelin (ruhunuzu Allah’a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O’na (Allah’a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah’a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.
9. 42/ŞÛRÂ-47: Rabbinize icabet edin, Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce. İzin günü, sizin için bir sığınak yoktur...
10. 51/ZÂRİYÂT-50: Öyleyse Allah’a firar edin (kaçın ve sığının). Muhakkak ki ben, sizin için O’ndan (Allah tarafından gönderilmiş) apaçık bir nezirim.
11. 73/MUZZEMMİL-8: Ve Rabbinin İsmi'ni zikret ve herşeyden kesilerek O’na ulaş.
12. 89/FECR-28: Rabbine dön (Allah’tan) razı olarak ve Allah’ın rızasını kazanmış olarak!
HADİS-İ ŞERİF: “Ölmeden evvel ölün, Allah’a dönün ki; (ölmeden önce ruhunuzu Allah’a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size 10'dan 700'e kadar artan yardımlarda bulunsun.”
Kaynak: Acluni keşfü’l hafa c2.shf 291 (2669) - 14. Basamak
Ruh, zaten Allah’ın Zat’ından bize üfürülmüştü. Sahibi Allah’tır ve Allahû Tealâ bizdeyken ruha emrediyor: "Rabbine, sahibine dön." Ruh Allah’ın emrindendir. Allah’ın bu emrini yerine getirmemesi mümkün değil. O zaman ruhun tekrar Allah’a dönebilmesi nefs tezkiyesine bağlıdır. Fâtır 18:
35/FÂTIR-18 Ve lâ tezirû vâziretun vizre uhrâ, ve in ted’u muskaletun ilâ himlihâ lâ yuhmel minhu şey’un ve lev kâne zâ kurbâ, innemâ tunzirullezîne yahşevne rabbehum bil gaybi ve ekâmûs salât(salâte), ve men tezekkâ fe innemâ yetezekkâ li nefsihî, ve ilâllâhil masîr(masîru).
Ve yük taşıyan birisi (bir günahkâr) başka birinin yükünü (günahını) yüklenmez. Eğer ağır yüklü kimse, onu (günahlarını) yüklenmeye (başkasını) çağırsa bile ondan hiçbir şey yükletilmez, onun yakını olsa dahi. Sen ancak gaybte Rabbine huşû duyanları ve namazı ikame edenleri uyarırsın. Ve kim tezkiye olursa (nefsini tezkiye ederse), o taktirde bunu sadece kendi nefsi için yapar. Ve dönüş (varış) Allah’adır (Nefs tezkiyesi ile ruh Allah’a döner, ulaşır).
Ama nefs tezkiyesinin de fizik vücudun şeytana kul olmaktan kurtulmasına bağlı. İşte o sebeple Zumer 17 çok mânâ kazanıyor. Bunlar ki "taguta kul olmaktan içtinap ettiler."
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
Taguta kul olmaktan içtinap eden kişi, 7 furkanın sahibidir ve Allahû Tealâ mutlaka onu âmenû kılar, 7 furkanla onu mürşidine ulaştırır. İşte, mürşide tâbî olan kişi nefs tezkiyesine başlar ve nefs tezkiyesi ile birlikte ruh Allah’ın Zat’ına ulaşır. Allah razı olsun.