Muhterem Hocam, Kur'ân-ı Kerim'i mealinden okuyarak dinimi öğrenmeye çalışıyorum ama hayatıma tatbik edemiyorum. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim açıklar mısın?
Soru
Muhterem Hocam, Kur'ân-ı Kerim'i mealinden okuyarak dinimi öğrenmeye çalışıyorum ama hayatıma tatbik edemiyorum. Bu konuda nasıl bir yol izlemeliyim açıklar mısın?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, senin de belirttiğin gibi işi baştan yanlış tutmuşsun. Kur'ân-ı Kerim'i öğreneceksin, okuyacaksın ama hayatına tatbik etmen için mutlaka önünde bir örnek olması, hayatına tatbik eden birisi olması gerekir. İşte o birisi, Allah'ın Kur'ân-ı Kerim'de vaazettiği mürşidtir. İnsanla Allah arasındaki ilişkide olaya baktığımız zaman o hiyerarşik sistemi tekrar göz önüne alalım. En üst noktada Allah'ın peygamberleri var.
MÜJDELEYİCİ VE UYARICI RESULLER Nebiler -Bakara 151, Enbiyâ 73, Ahzâb 7, Ahzâb 40, Âli İmrân 81 İmamlar- Secde 24, Âli İmrân 164–179, Mü’minun 44, İbrahim 4 Halifeler- Bakara 30, Enâm 165, Nur 55 Resuller- Cuma 2, Zumer 71, Yâsin 14, Arâf 35, Tâhâ 134, Mü’min 78, Bakara 87, Nahl 36 Veli Mürşitler- Âli İmrân 104–110–112, Tevbe 71–112
Nebîler, kâinat için Allah'ın vazifeli kıldığı mürşidlerdir ve onlar Allah'ın tasarrufundadır. Allah'ın insanlar için vaazettiği en üst seviyedeki mutluluğu onlar yaşarlar. Neden mutluluk dedim? Çünkü Allahû Tealâ'nın insanlara ulaştırmak istediği mutluluğun en zirve noktasına ulaştiran, bütünü ihtiva eden kutsal kitaplardır. Allah'ın nebîlerine verdiği bütün kutsal kitaplar bir mutluluk davetiyesi, bir mutluluk reçetesi ve bir mutluluk garantisidir. Yetmez: Bu kâinattaki mutluluğun toplamı insanların bütününün mutluluğunu oluşturuyor. Onların içinde sen bir ferdsin. O mutluluğu yaşamak istiyorsan merdivenin ilk basamağının adımını doğru atman lazım. Şimdi peygamberlerin görevine beraberce bakalım. Allahû Tealâ Bakara 151'de bakın ne diyor. 14 asır evvel cahiliye hayatını yaşayan bedevilere Allahû Tealâ diyor ki: “Sizin içinizden size bir resûl gönderdim. O size âyetlerimizi tilâvet ediyor, o sizin nefsinizi tezkiye ediyor, o size kitabı öğretiyor, size hikmeti öğretiyor.”
2/BAKARA-151 Kemâ erselnâ fîkum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtinâ ve yuzekkîkum ve yuallimukumul kitâbe vel hikmete ve yuallimukum mâ lem tekûnû ta’lemûn(ta’lemûne). Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendînizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, size Kitap’ı (Kurânı Kerim’i) ve hikmeti öğretsin ve (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
NEBÎ RESÛL'LERİN 5 GÖREVİ BAKARA – 151 Nitekim size, aranızda (görev yapmak üzere), sizden (kendînizden) bir Resûl (Peygamber) gönderdik ki, (1) âyetlerimizi size tilâvet etsin (okuyup açıklasın) ve (2) sizi (nefsinizi) tezkiye (ve tasfiye) etsin, (3) size Kitap’ı (Kur’ânı Kerîm’i) ve (4) hikmeti öğretsin ve (5) (hikmetin de ötesinde) bilmediğiniz şeyleri öğretsin.
Öyleyse “Kur'ân-ı Kerim mealinden dinimi öğrenmeye çalışıyorum”. Okumalısın mealini ama mealini okuduğun zaman şu âyetlere de rastlayacaksın: “Bilmiyorsanız zikir ehline sorun.” (Enbiyâ 7 ve Nahl suresinin 43 ve 44.âyeti kerimesi). Şimdi bakın bu âyetlerle Bakara 151 ile Nahl 43–44 arasında bir irtibat var.
21/ENBİYÂ-7 Ve mâ erselnâ kableke illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve senden önce, vahyettiğimiz rical (erkekler)den başkasını göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, zikir ehline (daimî zikrin sahiplerine) sorun. 16/NAHL-43 Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim fes’elû ehlez zikri in kuntum lâ ta’lemûn(ta’lemûne). Ve Biz, senden önce, kendilerine vahyettiğimiz ricalden (erkeklerden) başkasını (resûl olarak) göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o taktirde zikir ehline (daimi zikir sahiplerine) sorun! 16/NAHL-44 Bil beyyinâti vez zuburi, ve enzelnâ ileykez zikre li tubeyyine lin nâsi mâ nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerûn(yetefekkerûne). Beyyinelerle (ispat vasıtaları ile) ve semavî kitaplarla (resûller gönderdik) onlara indirilenleri, insanlara beyan etmen (açıklaman) için sana da zikri (Kur’ân-ı Kerim’i) indirdik. Umulur ki böylece onlar, tefekkür ederler.
“Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz ricalden, erkeklerden başkasını resûl olarak göndermedik. ”Öyleyse bütün resûller erkeklerden seçiyor Allahû Tealâ. “Bilmiyorsanız zikir ehline sorun.” Bütün Allah'ın kendilerine vahyettiği ricalin hepsi zikir ehlidir Allah'ın resûlleri. Öyleyse görüyorsun; sen ne okuyacaksın ama buraya geldiğin zaman Allahû Tealâ diyor ki: “Sen Kur'ân-ı Kerim'i zikir ehlinin öğreneceksin.” Açıklamada bulunuyor. İşte o zikir ehli kimdir, ben nasıl ulaşacağım diyorsan onun da cevabı Kur'ân-ı Kerim'de var. Allahû Tealâ Bakara 45–46'da: “Sabır ve namazla Allah'tan yardım isteyin.” Mürşidi isteyin, ulaşacak mürşidi sorun isteyin. Zordur, ama şu sahipleri için değil. O zaman demek ki hacet namazıyla Allahû Tealâ ulaşman gereken, sualini sorman gereken mürşid ehlini hacet namazıyla sormanı istiyor. Ama hacet namazında sana o mürşidi gösterebilecek muhtevayı, şartı sen yerine getireceksin. Bu da ne? Bakara 46'da: “İşte mürşidi Allah kime gösteriyor? Mürşidi dünya hayatını yaşarken Allah'a mülaki olmayı dileyenlere gösteriyor.”
2/BAKARA-45 Vesteînû bis sabri ves salât(salâti), ve innehâ le kebîratun illâ alâl hâşiîn(hâşiîne). (Allah’tan) sabırla ve namazla istiane (özel yardım) isteyin. Ve muhakkak ki o (hacet namazı ile Allah’a ulaştıracak mürşidîni sormak), huşû sahibi olanlardan başkasına elbette ağır gelir. 2/BAKARA-46 Ellezîne yezunnûne ennehum mulâkû rabbihim ve ennehum ileyhi râciûn(râciûne). Onlar (o huşû sahipleri) ki, Rab’lerine (dünya hayatında) muhakkak mülâki olacaklarına ve (sonunda ölümle) O’na döneceklerine yakîn derecesinde inanırlar.
O zaman birinci vazifen: Kur'ân-ı Kerim'i mealinden oku, tamam; ama kalben Allah'a ulaşmayı dile. Bu dileği Allah kalbinde gördüğü an Rahîm esmasıyla tecelli eder ve seni mürşide ulaştırır. Ve mürşidten Kur'ân-ı Kerim'i okumayı, öğrenmeye başlarsın inşaallah. Öğrendikten sonra da yaşamaya başlarsın. Yani mürşid ulaşırsan, aslında Kur'ân-ı Kerim'i öğretir, aynı zamanda Kur'ân-ı Kerim'i yaşatır.