Muhterem Hocam, Kur’ân'daki intikam âyetleri kimlerden bahsediyor? Zalimler kimlerdir?

Soru

Muhterem Hocam, Kur’ân'daki intikam âyetleri kimlerden bahsediyor? Zalimler kimlerdir?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, Allahû Tealâ'dan “intikam” diye geçen âyetler Allah'ın adaletinin gerçekleştiğini ifade ediyor. Zalimler kendileri Allah'a ulaşmayı dilemeyen, başkasının dilemesine mani olanlardır. Zalimler, hem başkasına zulmederek onlara derecat kaybettiriyor hem de kendisi derecat kaybediyor. Tüm zalimler böyledir.

O sebeple nebîler sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) buyuruyor ki:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Müslim - Riyadussalihin s.137

“Ey insanlar! Hepiniz dalâlettesiniz. Hidayete erdirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi hidayete erdireyim.

Ey kullarım, ben zulmü kendime haram kıldım, sizin aranızda da zulmü haram kıldım. O halde birbirinize zulmetmeyiniz.

Ey insanlar! Hepiniz Allah’a muhtaçsınız. Ni’metlendirdiklerim müstesna. Dileyin ki sizi ni’metlendireyim.”.”

İşte başlangıçta herkes dalâlette ama dalâletten kurtulmak bir dilektir. Kim Allah'a ulaşmayı dilerse...

Şûrâ 13'te, Ra'd 27'de:

ŞÛRA – 13 … allâhu yectebî ileyhi men yeşâu ve yehdî ileyhi men yunîb(yunîbu).

…Allah, dilediğini Kendisine seçer ve O’na yöneleni, Kendisine ulaştırır (ruhunu hayatta iken Kendisine ulaştırır).

RA’D - 27 ...kul innallâhe yudillu men yeşâu ve yehdî ileyhi men enâb(enâbe).

...Muhakkak ki Allah, dilediği kimseyi dalâlette bırakır ve O’na yönelen kimseyi Kendine ulaştırır (hidayete erdirir).

“Hepiniz Allah'a muhtaçsınız. Ni'metlendirdiklerim müstesna.” Kişi ne zaman ni'metleniyor? Mürşidine tâbî olduğu zaman, devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine bir ni'met olarak gelmeye başlıyor.

Devrin imamının ruhunun bir ni'met olduğu nereden anlaşılıyor? Allahû Tealâ Âli İmrân 164'te:

ÂLİ İMRÂN-164: Le kad mennallâhu alel mu’minîne iz bease fîhim resûlen min enfusihim yetlû aleyhim âyâtihî ve yuzekkîhim ve yuallimuhumul kitâbe vel hikmeh(hikmete), ve in kânû min kablu le fî dalâlin mubîn(mubînin).

Andolsun ki Allah, mü'minlerin (başlarının) üzerine (devrin imamının ruhu) bir ni'met olmak üzere (onların aralarında, kendi kavminin içinde) kendilerinden bir resûl beas eder. Onlara O'nun (Allah'ın) âyetlerini tilâvet eder, onları tezkiye eder ve onlara kitap ve hikmeti öğretir. Ondan evvel (Allah'a ulaşmayı dilemeden evvel) onlar gerçekten açık bir dalâlet içinde idiler.

Yani bu bir kavim resûlü ama aynı zamanda ister asâleten, ister vekâleten (meselâ Peygamber Efendimiz (S.A.V) kendi kavminin resûlü idi, aynı zamanda asâleten de) devrin imamıydı.

Dolayısıyla tüm insanlar için ni’met olan devrin imamıdır. Ve tâbî olunması halinde o ni’met o kişinin başına gelip yerleşiyor ve kesinlikle onu dalâletten kurtarıyor, hidayete erdiriyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 29 Ekim 2026Son güncelleme: 29 Ekim 20262 dk okuma0