Muhterem Hocam, misafirimiz “Zikretmediğimiz zaman Allah'ın bizden razı olmayacağına inanmıyorum.” dedi. Zikir olmadan da Allah'ın rızasını kazanmak mümkün müdür?
Soru
Muhterem Hocam, misafirimiz “Zikretmediğimiz zaman Allah'ın bizden razı olmayacağına inanmıyorum.” dedi. Zikir olmadan da Allah'ın rızasını kazanmak mümkün müdür?
Cevap
Allah'ın bizden razı olmadığı her nokta, kaybettiğimiz derecelerle tespit edilmiştir. Daimî zikri emreden Allah, zikretmediğimiz zaman parçalarının her saniyesinde bizden razı değildir. Derecat kazandığımız her an Allah bizden razıdır. Derecat kaybettiğimiz her an bizden razı değildir. Zikretmediğimiz zaman da derecat kaybediyoruz.
Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V) şöyle buyuruyor: “Kim bir yerde yürüyor, Allah'ı zikretmiyorsa ona derece kaybı var. Kim bir yerde oturuyor, Allah'ı zikretmiyorsa ona derece kaybı var. Kim bir yerde yatıyor, Allah'ı zikretmiyorsa ona derece kaybı var.”
HADÎS-İ ŞERİF. Kaynak: Ebu Davud- No:2319
“Kim bir yerde oturur, orada zikretmezse; Allah’tan ona bir noksanlık vardır. Kim bir yere yatar, orada Allah’ı zikretmezse ona Allah’tan bir noksanlık vardır. Kim bir müddet yürür ve bu esnada Allah’ı zikretmezse Allah’tan ona bir noksanlık vardır.”
Öyleyse bu hadîse dayanarak zikretmediğimiz her noktada derecat kaybı söz konusu. Orada derecat kaybı varsa bizden razı değildir. Bu sebeple günlük hayatımızın mânevî kesiminde herşeyden önemlisi zikirdir. Ama maddî kesimini detaylandıracak olursak çevrenizdeki herkesten daha iyi dinî bilginizi bilen biri olun. Dininiz deyince kâinatın tek dini yani Hz. İbrâhîm'in Hanîf dininden bahsediyoruz. Dinlerin birleştirilmesi konusunda gayretin sahibi olmak hepimizin hedefidir. Onu kendimize ideal edinmek durumundayız.