Muhterem Efendimiz bir sohbetinde: “Dua kaderi değiştirmez. Kader, o duanın kabulü ile Allah’ın oluşturduğu son hüviyeti ihtivâ eder.” buyuruyor. Bu konuyu bize açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Efendimiz bir sohbetinde: “Dua kaderi değiştirmez. Kader, o duanın kabulü ile Allah’ın oluşturduğu son hüviyeti ihtivâ eder.” buyuruyor. Bu konuyu bize açıklar mısınız?
Cevap
Gerçekten de öyle. Kader hücrelerinde hepimizin hayat filmi yer alıyor. Zaten o hayatı yaşamışız, dua etmişiz, olayların hepsi ve o duayı yaptığımız zaman, o duanın neticesiyle hepsi birlikte bizim amel defterimize geçmiş, son hâliyle kader hücremizde yer almıştır. Zaten ismi “kader hücresi.” Dolayısıyla biz o duayı yaptığımız zaman, o filmin değişimine sebebiyet vermiyor. Film, son hâliyle oraya yerleştirilmiştir. Bu şekilde algılamamız lâzım Allah'ın izniyle.
Neye benziyor? Film çekilmiş ve orada filmi çekenler, bütün önerileri, bütün diğerlerin talepleri kabul ederek son hâliyle film tâb edilmiş ve gösterime çıkmış. Bir kişinin, “Ben o zaman bu filmin, keşke bu filmin böyle olsaydı.” diye dua etmesi, gösterime giren filmin değişmesine imkân vermez.
Böyle bir açıklamayı getirebiliriz. Yani her şey son hâliyle hayat filmimize yerleştirilmiş ve son hâliyle o hayat filmimiz kader hücremizde yer alıyor. Zaten buradaki yaşantımızla kıyâmet gününde her ikisi karşılaştığı zaman, Allahû Tealâ'nın bize kıl kadar zulmetmeyeceğini, bu hayat filminden ve karşılaştırmadan net olarak anlayacağız.