Muhterem Hocam, mürşidin önünde yapılan tövbenin, kendi yaptığımız tövbeden farkı nedir? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, mürşidin önünde yapılan tövbenin, kendi yaptığımız tövbeden farkı nedir? Açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşim, kendi kendimize yaptığımız tövbede, akıl tövbe eder, nefsimizin manevî kalbindeki 19 afet de bu tövbeyi bozar. Ve bu tekrar ederse Allahû Tealâ’nın bir kabul garantisi de yoktur. Yani siz tövbe ederseniz ama "Ben sizin tövbenizi mutlaka kabul ederim" diye bir âyet-i kerime yok. Şûrâ Suresi 25. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
42/ŞÛRÂ-25 Ve huvellezî yakbelut tevbete an ibâdihî ve ya’fû anis seyyiâti ve ya’lemu mâ tef’alûn(tef’alûne). Ve O, kullarının tövbelerini kabul eden ve seyyielerini (günahlarını) affedendir. Ve yaptığınız şeyleri bilir.
Tövbelerini kabul ediyor ve seyyiatlerini affediyor. Ne zaman? Devam edersek Şûrâ 26:
42/ŞÛRÂ-26 Ve yestecîbullezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve yezîduhum min fadlih(fadlihî), vel kâfirûne lehum azâbun şedîd(şedîdun). (Allah), âmenû olanların (Allah’a ulaşmayı dileyenlerin) ve salih amel (nefs tezkiyesi) işleyenlerin (dualarına) icabet eder. Ve onlara fazlından artırır. Ve kâfirler; onlar için şiddetli azap vardır.
Demek ki Allahû Tealâ kimin duasına icabet ediyor? Allahû Tealâ, âmenû olup sâlih amel işleyenlerin davetlerine icabet ediyor. Ve kendi fazlından da arttırıyor. Görüyoruz ki mürşit önünde yapılan tövbeyi Allahû Tealâ kabul ediyor.
Nisâ Suresi 64. âyet-i kerimesinde: "Biz Resûllerimizi insanlar kendilerine itaat etsinler diye gönderiyoruz. O nefsine zulmedenler sana gelselerdi, Allah’tan mağfiret dileseydi, Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, Allah onların tövbelerini kabul ederdi."
4/NİSÂ-64 Ve mâ erselnâ min resûlin illâ li yutâa bi iznillâh(iznillâhi). Ve lev ennehum iz zalemû enfusehum câûke festagferûllâhe vestagfera lehumur resûlu le vecedûllâhe tevvâben rahîmâ(rahîmen). Ve Biz, (hiç) bir resûlü, Allah’ın izniyle kendilerine itaat edilmesinden başka birşey için göndermedik. Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, (iki tarafın da) tövbelerini (onların tövbesini ve Resûl’ün mağfiret talebini) kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı.
Öyleyse görüyorsunuz, Resûlün bizim için mağfiret talebi, mürşit önünde yapılan tövbeyi ifade ediyor ki Allah onu kabul ediyor.
MÜRŞİD ÖNÜNDE KABUL EDİLEN TÖVBE 1. NEBE: 38: O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahmân’ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve sadece sevap söylemiştir. NEBE – 39: İşte o gün (mürşidin eli Hakk’a ulaşmak üzere öpüldüğü ve ona tâbi olunduğu gün), Hakk günüdür. Dileyen kişi, kendisine Rabbine ulaştıran yolu ittihaz eder... 2. MU’MİN: 7: …Ve âmenû olanlar için (Allah’tan) mağfiret dilerler: “Rabbimiz, Sen herşeyi rahmetle (rahmetinle) ve ilimle (ilminle) kuşattın. Böylece (mürşidin önünde) tövbe edenleri ve Senin yoluna tâbi olanları mağfiret et. Onları cehennem azabından koru!” 3. NİSÂ: 64: Ve onlar nefslerine zulmettikleri zaman, eğer sana gelselerdi, böylece Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resûl de onlar için mağfiret dileseydi, mutlaka Allah’ı, tövbelerini kabul eden ve rahmet edici olarak bulurlardı. 4. HÛD: 112: Artık sen, sana tövbe ederek tâbi olanlarla birlikte emrolunduğun gibi istikamet üzere ol. Ve azgınlık yapmayın (aşırı gitmeyin). Muhakkak ki O, yaptıklarınızı görendir. 5. AHZÂB: 73:Allah’ın münafık erkekleri ve münafık kadınları, müşrik erkekleri ve müşrik kadınları azaplandırması ve mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir… 6. MUMTEHİNE: 12: Ey nebî! Mü’min kadınlar; Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zinada bulunmamak, evlatlarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira uydurmamak, maruf bir iş konusunda sana asi olmamak üzere, sana tâbi olmak için geldikleri zaman, artık onların biatlerini kabul et ve onlar için Allah’tan mağfiret dile… 7. FURKÂN: 70: Ancak kim (mürşidi önünde) tövbe eder (böylece kalbine îmân yazılıp, îmânı artan) mü’min olur ve salih amel (nefs tezkiyesi) yaparsa, o takdirde işte onların, Allah seyyiatlerini (günahlarını) hasenata (sevaba) çevirir…
Bütün bu âyetlerin hepsi, mürşid önünde yapılan tövbenin kabul edildiğini ifade ediyor. Ama diğerinde bir kabul garantisi yok. Şûrâ 30’a bakalım inşaallah: "Musîbetlerin çoğunu affeder, gerçekleştirmez." Yani tövbeyi kendi kendimize yaparsak Allah’ın bir garantisi yok.
42/ŞÛRÂ-30 Ve mâ esâbekum min musîbetin fe bi mâ kesebet eydîkum ve ya’fû an kesîr(kesîrin). Size bir musîbet isabet ettiği zaman işte o, ellerinizin kazandığı (yaptıklarınız) sebebiyledir. (Musîbetlerin) çoğunu affeder (gerçekleştirmez).
Ama öbür taraftan, mürşit önünde bunu gerçekleştirirsek, bütün günahlarınızı mağfiret etmeye kaadirdir. Ne zaman diyor bunu? "Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyiniz." Mürşit önünde yapılan tövbede. Kimdir o, mürşit önünde yapılan tövbede Allah’ın kalbine mürşit sevgisini koyduğu kişi? Kalben Allah’a ulaşmayı dileyen.
MÜRŞİD ÖNÜNDE YAPILAN TÖVBE 1. DEVRİN İMAMININ RUHU BAŞININ ÜZERİNE GELİR MU’MİN-15 2. GÜNAHLARI SEVABA ÇEVRİLİR FURKAN-70 3. KALBE İMAN YAZILIR MUCÂDELE-22 4. RUH VÜCUTTAN AYRILIR NEBE-39 5. İKİ ÇİFT NUR GELMEYE BAŞLAR ZUMER-23 6. 1’E 700 KAZANMAYA BAŞLAR BAKARA-261 7. İRADE GÜÇLENİR BAKARA-257
KENDİ KENDİNE YAPILAN TÖVBE 1. DEVRİN İMAMININ RUHU GELMEZ 2. GÜNAHLAR SEVABA ÇEVRİLMEZ 3. KALBE İMAN YAZILMAZ 4. RUH VÜCUTTAN AYRILMAZ 5. NUR GELMEZ 6. 1’E 10 KAZANIR 7. İRADE GÜÇLENMEZ
Ama kendi kendine yapılan tövbede, devrin imamının ruhu gelmez, günahlar sevaba çevrilmez, kalbe îmân yazılmaz, ruh vücuttan ayrılmaz, nur gelmez, 1'e 10 kazanılır, irade güçlenmez. İşte mürşit önünde yapılan bir tövbe var, kendi kendine yapılan tövbe var. Kendi kendine yapılan tövbede devrin imamının ruhu yok, sevaba çevrilme yok, îmân yazılması yok, vücuttan ruhunun ayrılması yok ve nur gelmiyor. Sadece kabul edilirse derecat kazanılır. Kazandığı derecat 1'e 10 dur ve irade güçlenmiyor. Yani bu kendi kendine yapılan tövbe sadece bir sevaptır. Bire on kazanır. Onun dışındakilerin hiçbirisi yok.
Ama mürşit önünde yapılan tövbede ise, tövbe eden kişi 1'e 700 kazanıyor, devrin imamının ruhu başının üzerine gelip yerleşiyor, günahlar sevaba çevriliyor, kalbe îmân yazılıyor, ruh vücudu terk ediyor, iki çift nur gelmeye başlıyor ve irade güçleniyor. Birbirinden çok farklı.