Muhterem Hocam, mürşidini arayan bir insanın hedefe ulaşmaması mümkün müdür?

Soru

Muhterem Hocam, mürşidini arayan bir insanın hedefe ulaşmaması mümkün müdür?

Cevap

"Hayır. Ama konunun Kur’ân-ı Kerim’deki muhtevasını bilmediği için bulamamıştır. herşeyden evvel Allahû Tealâ’nın o kişiye mürşid gösterebilmesi mutlaka o kişinin Ankebût Suresinin 5. âyet-i kerimesine göre kalben Allah’a ulaşmayı dilemesi gerekir:

29/ANKEBÛT-5 Men kâne yercû likâallâhi fe inne ecelallâhi le âtin, ve huves semîul alîm(alîmu).

Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o taktirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır). Ve O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

Kim Allah’a mülâki olmayı, hayattayken O’na ulaşmayı dilerse o takdirde Allahû Tealâ’nın tayin ettiği mutlaka o zaman gelecektir. Hadîs-i şerrif de bununla örtüşüyor.

Öyleyse Allahû Tealâ, Ankebût 5 ile birlikte bunu devreye alırsak Ankebût 5 ve bu hadîs. Gördüğünüz gibi kişiye düşen kalben Allah’a ulaşmayı dilemektir. Yani Allah’tan hoşlanmak.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Sahihi Buhari 12. cilt hadis no. 2043

""Kim Allah'a ulaşmayı muhabbet beslerse, severse, Allah onu Kendisine ulaştırmayı sever, muhabbet eder. Kim Allah'a ulaşmayı kerih görürse, Allah da Kendisine ulaştırmayı kerih görür.""

Öyleyse konunun odak noktasında şifre Allah’a ulaşmayı dilemektir. Diledi kişi, Allahû Tealâ Rahîm Esmasıyla tecelli eder. 4 basamak ve peş peşe Enfâl Suresinin 29. âyet-i kerimesine göre 7 tane furkan verir. Mürşide ulaşana kadar o kişi 12 tane ihsanla mürşidine tâbî olur. 7 inanç şartı, 7 kalp şartı ve 7 ni'metle o kişi mürşidine tâbî olur.

8/ENFÂL-29 Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Hiç kimse başıboş kalmamalıdır. Allah’ın İndindeki kanun budur. Herkes mutlaka bir mürşide tâbî olmalıdır. Herkesin yaşadığı devirde mutlaka Allahû Tealâ o kişiye irşada müteallik emirlerini ulaştırmıştır, ulaştıracaktır.

Burada önemli olan Allah’a ulaşmayı dilemektir. Eğer kişiler huşû sahibi ise kesin şekilde inanırlar ki ruhlarını ölmeden evvel Allah’a ulaştıracaklardır. Ölümden sonra da ruhları tekrar Allah’a dönecektir. Yani Allah’a ermiş evliyaların hepsi ruhun iki şekilde Allah’a ulaşacağından emindirler. Ölümle herkesin ruhu Allah’a ulaşır. Hayattayken de kalben Allah’a ulaşmayı dileyenin ruhu Allah’a ulaşır. Ama insanlar vardır; hem Allah’a ulaşmayı dilemez hem de Hacet namazını kılarak Allah’tan mürşidlerini sorarlar. Allahû Tealâ da onlara sabırla da olsalar mürşidlerini hiçbir zaman göstermez.

Beyazıd-ı Bistâmî: “Her arayan bulamaz. Lâkin bulanlar arayanlardır.” Evet, her arayan bulamaz. Lâkin bulanlar arayanlardır. Gerçekten de öyle."

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20262 dk okuma0