Muhterem Hocam, mutlu olmak nedir ve insan hayra nasıl ulaşır?

Soru

Muhterem Hocam, mutlu olmak nedir ve insan hayra nasıl ulaşır?

Cevap

Mutlu olmak her saniye huzur ve saadeti yaşamaktır. Mutluluk formülü eşittir hayır bölü zamandır. Allahû Tealâ aynı zamanda insanlar için tayin ettiği mürşidler lisanıyla insanları hayra davet ediyor. İşte Âli İmrân Suresinin 104. âyet-i kerimesi:

3/ÂLİ İMRÂN-104 Veltekun minkum ummetun yed’ûne ilel hayri ve ye’murûne bil ma’rûfi ve yenhevne anil munker(munkeri), ve ulâike humul muflihûn(muflihûne).

Sizin içinizden hayra davet eden (mürşidlerden) bir cemaat olsun ve mârufla emretsin, ve münkerden nehyetsin (men etsin). İşte onlar, onlar felâha erenlerdir.

Allahû Tealâ, kutsal kitaplardaki verdiği emir ve nehiylerle insanoğlunun onları yerine getirmesi, yasaklara uyması hâlinde devamlı hayır işleyen ve daimî hayra ulaşan bir insanı hedefliyor.

Ama bu insanın hayra ulaşabilmesi evvel emirde Allah tarafından seçilmesine bağlıdır. %90 insanı seçiyor Allahû Tealâ. Sadece ateşe çağıran insanları seçmiyor, geri kalan insanların hepsini seçiyor. Ama o seçilenlerden de Allahû Tealâ’nın olaylarla onları imtihan etmesine karşılık insanların bu seçilenlerden çok büyük bir kısmı da Tevbe 126’da olduğu gibi onlar tövbe etmiyorlar ve zikre başlamıyorlar. Onlar üzerinde de dalâlet hak oluyor ve onlar da dünyada huzursuz ve umutsuz, ahirette de şeytanla birlikte cehenneme gidiyorlar.

9/TEVBE-126 E ve lâ yerevne ennehum yuftenûne fî kulli âmin merraten ev merrateyni summe lâ yetûbûne ve lâ hum yezzekkerûn(yezzekkerûne).

Ve onlar, senede bir veya iki kere imtihan edildiklerini görmüyorlar mı? Sonra tövbe etmiyorlar (Allah’a yönelmiyorlar) ve onlar zikir yapmıyorlar (Allah’ın ismini art arda tekrar etmiyorlar).

Geri kalan, her devirde insanların %10’dan azı, onlar kalben Allah’a ulaşmayı diliyorlar ve Allah’ın insanlığa gönderdiği mutluluk daveti, reçetesi ve garantisi olan kutsal kitapları öğreniyor, yaşıyor ve hayatına tatbik etmek suretiyle Allah’ın emrettiği mutluluk hedefine ulaşanlardır.

İşte Resûlullah’tan önceki dönem, orada yaşayan Araplar için bir cahiliye dönemiydi. Ama Resûlullah’ın dönemine ve sahâbeyle birlikte Kur’ân’ın öğrenildiği ve yaşandığı döneme Asr-ı Saadet deniyor. Yani mutluluk asrı, mutluluk dönemi. İşte bütün mesele Kur’ân’daki mutluluk formülünün yaşanmasıyla insanoğlu Allah’ın kendisi için vazettiği mutluluk hedefine kolaylıkla ulaşabiliyor.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 10 Ekim 20262 dk okuma1