Muhterem Hocam, mutluluğun muhtevası nedir?
Soru
Muhterem Hocam, mutluluğun muhtevası nedir?
Cevap
Evvela mutluluğun ne menem bir şey olduğunu anlayabilmek için insanın başlangıç durumuna bakmamız lazım. Başlangıçta insan şeytanın tesiri altında 19 tane negatif özelliğin sahibidir. Onu hemen ekranda gösterebilirsek.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra'd-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'am-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrâhîm-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yûnus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146
13. Fitnededir. Arâf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli-İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rûm-32
17. Mümin değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Mu'minûn-103 / Arâf-178
Kişi âyetlerden gafildir, şirktedir, küfürdedir, dalâlettedir, fısktadır, isyandadır, zalimdir, cahildir, fitnededir, sağırdır ve kördür; şeytanın kulu, dostudur, sebîli gayydadır, dinde fırkalar ayrılmıştır, birbirine düşmandırlar, takva sahibi değildirler, mü’min değiller, hidayette değiller, amelleri boşa giden, gideceği yer cehennem olan insanlardır.
Şimdi slaytımızda gösterecek olursak bunu; negatif koşulların iç dünyasında nefs ile ruh arasındaki kavga sebebiyle insanlar mutsuzdur. Dış dünyasında başka insanlarla olan kavgaları sebebiyle mutsuzdur.
İNSAN NEDEN MUTSUZ – MUTLULUK NASIL SAĞLANIR
BAŞLANGIÇ NOKTASINDA, NEFSİN KALBİ %100 KARANLIK:
1. İç dünyasında; nefs ve ruh arasında kavga var.
2. Dış dünyasında; başka insanlarla kavga halinde.
3. Allah ile olan ilişkilerinde; Allah’ın emirlerine isyan eden, yasakları işleyen bir yapı içerisinde, nefsini ilah edinmiş durumda.
NEFSİN KALBİ %51 NURLANINCA: İç dünyada %51 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla uzlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %51 itaatle (zikir) Ruhun Teslimi.
NEFSİN KALBİ %81 NURLANINCA: İç dünyada %81 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla paylaşma, Allah ile olan ilişkilerde %81 itaatle (zikir) Fizik Vücut Teslimi.
NEFSİN KALBİ %100 NURLANINCA: İç dünyada %100 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla yardımlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %100 itaatle (zikir) Nefsin Teslimi.
Evet, Allah’la ilişkilerinde Allah’ın bütün emirlerine isyan eden, yasakları işleyen bir yapıdadır. İşte nefs ile ruh arasında kavga sebebiyle dikkat edin, nefs-i emmaredeyken ruhun 19 hasletine karşılık nefs de 19 tane afetin sahibidir. Nefs ile ruhun akla ulaştırdığı talepler birbirine zıttır. Nefs-i emmarede olan kişi, nefsanî bir hayat sebebiyle çevresindeki insanlarla devamlı kavga halinde, hep kendi nefsini düşünen bir yapı içerisindedir. Ve Allah’ın emirlerine itaat etmediğimiz için mutlu değiliz, yasakları işlediğimiz için mutlu değiliz. Öyleyse görüyorsunuz ki başlangıç noktasında insanlar hep huzursuz ve mutsuz.
Ama Allah bizden mutlu olmamızı istiyor. Bu mutluluğu da tedricî basamaklar içerisinde gerçekleştirmemizi istiyor. Dinimizin adı İslâm’dır. İslâm, Allah’a teslim olmak. Ruhumuzu teslim ettiğimiz an nefs ile ruh arasındaki kavga %51 oranında azalmıştır. Çevremizle aramızdaki kavgada barışa gerçekleşmiş, %51 oranında artık kavga halinde değiliz. Ve Allah’ın emirlerini yerine getirmek istikametinde %51 oranında Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasakları işlemeyen bir yapıdayız.
Ama Allahû Tealâ bizim sonsuz mutluluğu yaşamamızı istiyor. O zaman fizik vücudumuzu da Allahû Tealâ’ya teslim etmemiz lazım. Fizik vücudu Allah’a teslim ettiğimiz zaman %81 oranında nefs ile ruh arasındaki kavga bitmiştir. Başka insanlarla olan kavgamız da %81 oranında azalmıştır. Allah’la ilişkilerde Allahû Tealâ’nın emirlerine itaat eden, yasakları işlemeyen bir yapıdayız %81 oranında. Allahû Tealâ ötede nefsimizi de Allah’a teslim etmemizi istiyor. Nefsimizi Allah’a teslim ettiğimiz zaman nefsin manevî kalbindeki 19 tane afet 19 fazilete dönüşmüştür. Artık ruhun talepleriyle nefsin talepleri aynıdır. Başka insanlar arasındaki kavgamız, nefsimizde afetler olmadığı için ya ruhun talebi istikametinde hasletlerle davranırız veya faziletlerle davranırız. Dolayısıyla onlar arasında da bir kavga söz konusu değildir. Allah’ın emirlerine itaat eden, yasakları işlemeyen, Kitabın bütününe tâbî olan birisiyiz.
Şimdi görüyorsunuz ki Allah’ın bütün insanları yaratmaktaki muradı sadece tek bir murattır. Yarattığı bütün insanların mutlu olmasını ister. Allah’ın bütün nebîlerine verdiği şeriat kitapları bütün insanlar için bir mutluluk davetiyesidir. Bütün emirler ve nehiyler bu mutluluğu sağlamaya yöneliktir.
Mutluluk bir saç ayağı üzerine oturur. Birinci mutluluk bir sulh ve sükûn halidir, kavganın bittiği bir noktayı temsil eder. İkinci olarak hem iç dünyamızda hem dış dünyamızda hem de Allah’la olan ilişkilerimizde bir uyum hali kurulmalıdır. Üçüncüsü, bu hal kesintisiz olmalıdır. Mutluluk hem hakkımız hem de vazifemizdir. "Evvela mutluluğun ne menem bir şey olduğunu anlayabilmek için insanın başlangıç durumuna bakmamız lazım. Başlangıçta insan şeytanın tesiri altında 19 tane negatif özelliğin sahibidir. Onu hemen ekranda gösterebilirsek.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYENLERİN 19 NEGATİF ÖZELLİĞİ
1. Allah’ın ayetlerinden gafildir. Yûnus-7 / Nahl-78
2. Şirktedir. Zumer-65
3. Küfürdedir. Sebe-20
4. Dalâlettedir. Ra'd-27
5. Sağır, kör ve dilsizdir, ölüdür. Bakara 18-171 / Zuhruf 40 / En’âm 39 -122 / 8-24
6. Fısktadır. Bakara-26
7. Şeytanın kulu ve dostudur. Bakara-257 / Zumer-17
8. Dinde fırkalara ayrılmıştır. En'am-43
9. Zalimdir (nefsine zulmedendir). Mâide-51 / İbrahim-27
10. Cahildir (akletmeyendir). Bakara-13 / Bakara-142
11. İsyandadır. Yunus-11
12. Sebîlel gayy’dadır. Arâf-146
13. Fitnededir. Arâf-27 / Enfâl-28
14. Birbirine düşmandır. Âli-İmrân-103
15. Amelleri boşa giden (hüsranda). Zumer-65
16. Takva sahibi değildir. Rum-32
17. Mümin değildir. Sebe-20
18. Hidayette değildir. Yûnus-45
19. Gideceği yer cehennem. Mu'minûn-103 / Arâf-178
Kişi âyetlerden gafildir, şirktedir, küfürdedir, dalâlettedir, fısktadır, isyandadır, zalimdir, cahildir, fitnededir, sağırdır ve kördür; şeytanın kulu, dostudur, sebili gayydadır, dinde fırkalar ayrılmıştır, birbirine düşmandırlar, takva sahibi değildirler, mü’min değiller, hidayette değiller, amelleri boşa giden, gideceği yer cehennem olan insanlardır.
Şimdi slaytımızda gösterecek olursak bunu; negatif koşulların iç dünyasında nefs ile ruh arasındaki kavga sebebiyle insanlar mutsuzdur. Dış dünyasında başka insanlarla olan kavgaları sebebiyle mutsuzdur.
İNSAN NEDEN MUTSUZ – MUTLULUK NASIL SAĞLANIR
BAŞLANGIÇ NOKTASINDA, NEFSİN KALBİ %100 KARANLIK:
1. İç dünyasında; nefs ve ruh arasında kavga var.
2. Dış dünyasında; başka insanlarla kavga halinde.
3. Allah ile olan ilişkilerinde; Allah’ın emirlerine isyan eden, yasakları işleyen bir yapı içerisinde, nefsini ilah edinmiş durumda.
NEFSİN KALBİ %51 NURLANINCA: İç dünyada %51 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla uzlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %51 itaatle (zikir) Ruhun Teslimi.
NEFSİN KALBİ %81 NURLANINCA: İç dünyada %81 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla paylaşma, Allah ile olan ilişkilerde %81 itaatle (zikir) Fizik Vücut Teslimi.
NEFSİN KALBİ %100 NURLANINCA: İç dünyada %100 mutluluk, Dış dünyada diğer insanlarla yardımlaşma, Allah ile olan ilişkilerde %100 itaatle (zikir) Nefsin Teslimi.
Evet, Allah’la ilişkilerinde Allah’ın bütün emirlerine isyan eden, yasakları işleyen bir yapıdadır. İşte nefs ile ruh arasında kavga sebebiyle dikkat edin, nefs-i emmaredeyken ruhun 19 hasletine karşılık nefs de 19 tane afetin sahibidir. Nefs ile ruhun akla ulaştırdığı talepler birbirine zıttır. Nefs-i emmarede olan kişi, nefsanî bir hayat sebebiyle çevresindeki insanlarla devamlı kavga halinde, hep kendi nefsini düşünen bir yapı içerisindedir. Ve Allah’ın emirlerine itaat etmediğimiz için mutlu değiliz, yasakları işlediğimiz için mutlu değiliz. Öyleyse görüyorsunuz ki başlangıç noktasında insanlar hep huzursuz ve mutsuz.
Ama Allah bizden mutlu olmamızı istiyor. Bu mutluluğu da tedricî basamaklar içerisinde gerçekleştirmemizi istiyor. Dînimizin adı İslâm’dır. İslâm, Allah’a teslim olmak. Ruhumuzu teslim ettiğimiz an nefs ile ruh arasındaki kavga %51 oranında azalmıştır. Çevremizle aramızdaki kavgada barışa gerçekleşmiş, %51 oranında artık kavga halinde değiliz. Ve Allah’ın emirlerini yerine getirmek istikametinde %51 oranında Allah’ın emirlerini yerine getiren, yasakları işlemeyen bir yapıdayız.
Ama Allahû Teâlâ bizim sonsuz mutluluğu yaşamamızı istiyor. O zaman fizik vücudumuzu da Allahû Teâlâ’ya teslim etmemiz lazım. Fizik vücudu Allah’a teslim ettiğimiz zaman %81 oranında nefs ile ruh arasındaki kavga bitmiştir. Başka insanlarla olan kavgamız da %81 oranında azalmıştır. Allah’la ilişkilerde Allahû Teâlâ’nın emirlerine itaat eden, yasakları işlemeyen bir yapıdayız %81 oranında. Allahû Teâlâ ötede nefsimizi de Allah’a teslim etmemizi istiyor. Nefsimizi Allah’a teslim ettiğimiz zaman nefsin manevî kalbindeki 19 tane afet 19 fazilete dönüşmüştür. Artık ruhun talepleriyle nefsin talepleri aynıdır. Başka insanlar arasındaki kavgamız, nefsimizde afetler olmadığı için ya ruhun talebi istikametinde hasletlerle davranırız veya faziletlerle davranırız. Dolayısıyla onlar arasında da bir kavga söz konusu değildir. Allah’ın emirlerine itaat eden, yasakları işlemeyen, Kitabın bütününe tâbî olan birisiyiz.
Şimdi görüyorsunuz ki Allah’ın bütün insanları yaratmaktaki muradı sadece tek bir murattır. Yarattığı bütün insanların mutlu olmasını ister. Allah’ın bütün nebîlerine verdiği şeriat kitapları bütün insanlar için bir mutluluk davetiyesidir. Bütün emirler ve nehiyler bu mutluluğu sağlamaya yöneliktir.
Mutluluk bir saç ayağı üzerine oturur. Birinci mutluluk bir sulh ve sükûn halidir, kavganın bittiği bir noktayı temsil eder. İkinci olarak hem iç dünyamızda hem dış dünyamızda hem de Allah’la olan ilişkilerimizde bir uyum hali kurulmalıdır. Üçüncüsü, bu hal kesintisiz olmalıdır. Mutluluk hem hakkımız hem de vazifemizdir.