Muhterem Hocam, namaza başlayan ve dînin emirlerine uymaya özen gösteren kişinin işlerinin yoluna girmesi, huzurlu ve mutlu olmasını nasıl değerlendirmelidir?
Soru
Muhterem Hocam, namaza başlayan ve dînin emirlerine uymaya özen gösteren kişinin işlerinin yoluna girmesi, huzurlu ve mutlu olmasını nasıl değerlendirmelidir?
Cevap
Gerçekten kardeşimiz Allah’a ulaşmayı dilemiş, tövbesini almış, zikrini devam ettiriyor ve diğer emirleri de farzları ve sünnetleri yerine getiriyorsa; doğal olarak bunun neticesi huzur ve mutluluktur. Allahû Tealâ'ya çok hamd etsin, şükretsin inşallah. Her şey merkezinde, her şey çok güzel inşallah. Bütün insanlardan Allah’ın istediği bu. Allahû Tealâ yarattığı mahlûkatın içerisinde en çok insanı seviyor. Allah’ın ruhunu insandan başka taşıyan bir varlık yok. Ve bu ruh sebebiyle insan en üstün varlıktır. Onun dışında cinler de var ama cinlerin nefsleri var ve zemin kattan yukarı çıkamıyorlar. Ruhları yok. Meleklerin de nefsi yok. Ama insan öyle bir varlık ki Allah’ın ruhunu taşıyor ve bir nefs sahibi. İşte bu meyanda insanın yaratılışına baktığınız zaman Allahû Tealâ; SECDE-9'da Biz sana “ruhumuzdan üfürdük” diyor.
32/SECDE-9 Summe sevvâhu ve nefeha fîhi min rûhihî ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel efidete, kalîlen mâ teşkurûn(teşkurûne). Sonra (Allah), onu dizayn etti ve onun içine (vechin, fizik vücudun içine) ruhundan üfürdü ve sizler için sem’î (işitme hassası), basar (görme hassası) ve fuad (idrak etme hassası) kıldı. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
Ama Şems Suresi’nin 7. âyet-i kerimesinde:
91/ŞEMS-7 Ve nefsin ve mâ sevvâhâ. Nefse ve onu (7 kademede ahsene dönüşecek şekilde) sevva edene (dizayn edene) (andolsun).
İşte nevi şahsına münhasır olan bu insan, hem Allah’ın ruhunu taşıyor. "19 tane hasletle mücehhez; sevgi, îmân, doğruluk, adalet, edep, ilim, cömertlik, sekînet, itaat, sabır, tevazu, kanaat, şükür, ketumiyet, hakikat, faziletler, vefa, ihlas ve tevhid olmak üzere..hem de şeytanın %100 tesir altına aldığı nefsimizde 19 afet var: kin ve nefret, küfür, yalan vesaire.
ORTAK AKIL NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekinnet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Şimdi insan, şeytan devrede olmadığı takdirde dengeli bir varlık. %100 afetlerle mücehhez olan bir nefs, %100 hasretlerle mücehhez olan bir ruh ve serbest irade ile dilerse bu insan nefsin talebine, dilerse ruhun talebi uyar. İrade kutsal. Kutsal iradeye Allah karışmıyor. Kimsenin karışmasını istemiyor. Ama karar organı akıl. Fakat aklın da bulunduğu ortamda şuurlandığını görüyoruz. Bulunduğu ortamda şuurlanan akıl Allah’ın emirlerinin yerine getirildiği, yasakların işlenmediği bir ortamda şuurlanmışsa; ruhun talebine, Allah’ın emirlerine isyan edilen, yasakların işlendiği bir ortamda şuurlanmışsa; nefsin talebine uyuyor. İşte şeytan bu açıdan devreye giriyor ve şeytan ne yapıyor? Nefsin afetlerini tesir etmek suretiyle insanı Allah yolundan saptırmaya çalışıyor. İşte Hz. Ömer’in (R.A) dediği gibi:
Hz. Ömer (R.A) "Beni en çok şaşırtan şey, Bir kimsenin Allah’ı bilip O’na isyan etmesi. Şeytan’ı bilip ona itaat etmesi. Ve Dünyayı bilip ona meyletmesidir."
Bu neyle mümkündür? Allah’ın Resûl'ü geliyor. Allah’ı temsil eden Allah’ın Resûl'ü geliyor ve bizi Zatına davet ediyor.
10/YÛNUS-25 Vallâhu yed'û ilâ dâris selâm(selâmi), ve yehdî men yeşâu ilâ sırâtin mustekîm(mustekîmin). Ve Allah, teslim (selâm) yurduna davet eder ve (teslim yurduna, Zat'ına ulaştırmayı) dilediği kimseyi, Sıratı Mustakîm'e ulaştırır.
Bu davet kişiye ulaştığı zaman, daveti kabul edenler itaat edenlerdir. Daveti kabul etmeyenler isyan edenlerdir. Ama Allah rızasını itaatte; yani daveti kabul edenlerden razıdır. Kabulü duada, velîleri de halkın içinde saklar. Öyle olunca kişi daveti kabul etmezse, isyan eden birisidir. İsyan eden kişi şeytana itaat etmiş olur. Şeytana itaat eden kişi ise; nefsin afetlerinin talebi olan dünya hayatına meyleder. Olay bu şekilde değerlendirmeli. Ama eğer kişi bunları değil, daveti kabul etmiş, itaat eden birisi ise; o zaman elbette bunun huzuru ve mutluluğu yaşayacaktır inşallah.