Muhterem Hocam, nefsin isteğine galip geldiğimizde seviniyoruz. Bu sevincimiz nefsani olarak "Ben nefsimi yendim." düşüncesiyle sevinç yaşayabilir miyiz?
Soru
Muhterem Hocam, nefsin isteğine galip geldiğimizde seviniyoruz. Bu sevincimiz nefsani olarak "Ben nefsimi yendim." düşüncesiyle sevinç yaşayabilir miyiz?
Cevap
O inşirahı sana Allah veriyor. Mesela Peygamber Efendimiz (S.A.V) veya Efendimiz buyuruyor ki: "Zikir ibadetlerinin en büyüğü. Zikredin. Ama zikrin yardımcısı olarak mücahede ve riyâzet var."
Mücahede nedir, riyâzet nedir? Mücahede, nefsimizin yapmadığı bir şeyi ona zorla yaptırmak. Mesela sabah namazı. Sabah namazını genellikle insan kılmak istemiyor. Uyku mahmurluğu, hava, suyun soğukluğu vs. birçok sebeple sabah namazını kişi kılmıyor genellikle. Ama ezanda "Namaz, sana uykudan daha hayırlıdır, daha güzeldir." diyor. İşte burada kişinin kendi nefsini, yani nefsin istememesine rağmen ona zorla yaptırmak mücahedeyi ifade ediyor. Eğer bunu yaparsa kazanır. Öbür tarafta riyâzet var. riyâzet, nefsin arzuladığı bir şey. Ona zararlı ama nefs istiyor. Ona da o isteği vermemek. Mesela Ebû Hanîfe Hz.'ni örnek veriyorlar. Diyorlar ki:
Ebû Hanîfe Hz. sabah namazını kaçırmış. Uyandığında 10 katı kadar namaz kılmış. Bir dahaki sefere yine 20 katı kadar namaz kılmış. Üçüncü günde şeytan gelip uyandırıyor. O da diyor ki: -Sen şeytan değil misin? -Evet. -Ama niye beni uyandırıyorsun? -Biz senin birkaç tane namaz kaçırmanı istedik. Bu sana tam tersi oldu. Sen onun beş katı, on katı kadar kıldın, yirmi katı kadar kıldın. Çok fazla kazanmanı ben istemiyorum."
İşte mücahede ve riyâzet bu açıdan bizim için bir kılavuzdur. Allah'ın yasak ettiği bir fiili var. Mesela dedikodu. İnsanlar dedikoduyu çok severler ama Allah yasak etti. İşte burada ne olabilir? Kişi kendisine riyâzet noktasında ceza verebilir. Kendisini kırk gün itikâfa kapatabilir. Hiç konuşmayacak. Ne yapıyor başka insanlarla konuşmadığı zaman? Nefs istiyor ama "Hayır." diyor. İşte burada da riyâzet noktasında kişi kendisine düşeni yapıyor. Öyleyse en büyük ibadet zikir. Zikri mutlaka yapmak lâzım. Ama zikrin yardımcısı olan mücahede ve riyâzeti de yabana atmamak lâzım.
Allah razı olsun.