Muhterem Hocam, nişanlımdan ayrıldım. Bakırköy ruh hastalıklarında yattım. İntiharın eşiğindeyim. Ne yapacağım?

Soru

Muhterem Hocam, nişanlımdan ayrıldım. Bakırköy ruh hastalıklarında yattım. İntiharın eşiğindeyim. Ne yapacağım?

Cevap

Çok basit, çok kolay sevgili kardeşlerim. Siz zannediyorsun ki intihar... (diyelim ki intihar ettin.) Siz çözüm olarak kabul ediyorsunuz. Hayır, değil. Ölmek sadece mekân değiştirmektir. Ölüm bir son değil, yeni bir hayatın başlangıcıdır.

Ve şu anda bu sebeple Bakırköy Akıl Hastanesinde yatan kardeşim, Allah Resûlü (S.A.V) diyor ki, “Şu dünyadaki sıkıntıların hepsini toplayın. Cehennemde yaşadığınız azabın bir zerresi bile değil.”

Öyleyse sen zannediyorsun ki bu sıkıntıdan kurtulacaksın. Hayır, kurtulmayacaksın. Fizik bedenin toprağa gidecek. Nefsin Berzah Âleminde azap içinde kalacak. Çünkü Allah Resûlü (S.A.V) diyor ki, “Kabir ya cennetten bir bahçe ya cehennemden bir çukurdur.”

O zaman aklını başına al, Kur’ân’ı oku ve öğren. Allahû Tealâ Nisâ 29, 30'da "İntihar edenin cezası ebedî cehennemdir." diyor.

NİSÂ-29: Yâ eyyuhellezîne âmenû lâ te’kulû emvâlekum beynekum bil bâtılı, illâ en tekûne ticâreten an terâdın minkum, ve lâ taktulû enfusekum, innallâhe kâne bikum rahîmâ(rahîmen).

Ey îmân edenler (âmenû olanlar)! Birbirinizin mallarını batılla (haksızlıkla) yemeyin, ancak sizin rızanızla yaptığınız ticaret hariç. Ve kendinizi (ve birbirinizi) öldürmeyin (intihar etmeyin). Muhakkak ki Allah, size karşı Rahîm'dir.

NİSÂ-30: Ve men yef’al zâlike udvânen ve zulmen fe sevfe nuslîhi nâra(nâren) ve kâne zâlike alallâhi yesîrâ(yesîran).

Ve kim bunu düşmanlık ve zulümle yaparsa, o takdirde biz onu yakında ateşe yaslayacağız. Ve işte bu, Allah için kolaydır.

Öyleyse şu anda 5 günlük, 10 günlük sıkıntıya dayanamayan sen orada sonsuz hayatı cehennemde geçireceksin. Ama onun yerine ben şu anda sana ne diyorum? Kalben ulaşmayı dile. Başını secdeye koy ve Allah'a seslen. Seninle beraber O sana yakın seslen. De ki, “Ya Rabbim, ben senin emrine itaat etmek istiyorum. Bana üfürdüğün ruhu sahibi olan Allah'a, Sana teslim etmek istiyorum. Bana yardım et Allah'ım.”

ZUMER-54: Ve enîbû ilâ rabbikum ve eslimû lehu min kabli en ye’tiyekumul azâbu summe lâ tunsarûn(tunsarûne).

Ve Rabbinize (Allah'a) yönelin (ruhunuzu Allah'a ulaştırmayı dileyin)! Ve size azap gelmeden önce O'na (Allah'a) teslim olun (ruhunuzu, vechinizi, nefsinizi, iradenizi Allah'a teslim edin). (Yoksa) sonra yardım olunmazsınız.

Zumer 54'e göre o talebi kalbinde gören Rabbimiz Rahîm esmasıyla tecelli ettiği zaman, çok kısa süre içerisinde seni bu hastalığından da kurtarır ve senin ruhunu Kendine ulaştırır ve sen pencereyi açıp: "Herşey çok mu güzel?" diyeceksin.

O zaman senden ayrılan nişanlına asla ve asla üzülmeyeceksin. “Ne varlığa sevinirim ne yokluğa yerinirim. Hep seninle avunurum. Bana seni gerek seni diyeceksin.” Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 19 Ekim 2026Son güncelleme: 19 Ekim 20263 dk okuma0