Muhterem Hocam, “Niyet amelden üstündür.” hadîsi din adamları dâhil birçok kesimde biliniyor ve kullanılıyor. Ancak bu hadîsi söyleyenler bile namaz kılmak, oruç tutmak gibi amelle

Soru

Muhterem Hocam, “Niyet amelden üstündür.” hadîsi din adamları dâhil birçok kesimde biliniyor ve kullanılıyor. Ancak bu hadîsi söyleyenler bile namaz kılmak, oruç tutmak gibi amellerle cennete gidileceğini de savunuyorlar. Bu konuda bizleri aydınlatabilir misiniz?

Cevap

Sevgili kardeşlerim, niyet amelden üstündür. Bedevî geliyor, diyor ki: “Ya Resûlullah, cehâletimin aleyhime delil olmasını istemiyorum. Ne yapmam lâzım?” “İlim öğren.” “Ama ilmimin aleyhime delil olmasını istemiyorum. Ne yapmam lazım?” “Onunla amel et.” “Ama amelimin aleyhime olmasını istemiyorum. Ne yapmam lazım?” “Allah için yap.”

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: İbn Abdilberr, Câmi’, II, 11

“Bir adam gelip Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e ‘Cehaletin aleyhime delil olmasını ne giderir?’ diye sordu. Peygamber Efendimiz (S.A.V) ‘İlimdir.’ buyurdu. ‘Peki, ilmin aleyhime delil olmasını ne önler?’ diye sordu. Bu kez Peygamber Efendimiz (S.A.V) ‘Ameldir.’ buyurdu.”

Şimdi birincisinde ilmi öğren. İlim ibadetin imamıdır. İlimsiz sofu şeytanın maskarasıdır. Çünkü kişi amel ediyor ama cahilse, ilmi yoksa, niyeti yoksa, ilme dayanmıyorsa o zaman ameller boşa gidiyor.

İşte Zümer 65:

39/ZÜMER - 65

Ve lekad ûhıye ileyke ve ilâllezîne min kablike, le in eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekûnenne minel hâsirîn(hâsirîne).

Ve andolsun ki, sana ve senden öncekilere: “Gerçekten eğer sen şirk koşarsan (Allah’a ulaşmayı dilemezsen), amellerin mutlaka heba olur. Ve mutlaka hüsrana düşenlerden olursun.” diye vahyolundu.

Şirk koşanlar kimlerdir? Allah’ın emrettiği niyetin sahibi olmayanlardır. Yani Allah’ın kitabına dayanmayanlardır. Onlar zanlarına tâbî oluyorlar ve gizli şirkin içinde kalıyorlar.

Ama Kehf 105’te:

18/KEHF - 105

Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

Tekrar ediyorum: “Cehâletimin aleyhime delil olmasını istemiyorum. Ne yapmam lazım?” “İlim öğren.” Allah’a ulaşmayı dile mânâsına geliyor. Kalben. “Allah’a ulaşma dileğinin aleyhime olmasını istemiyorum. Ne yapmam lâzım?” “Onunla amel et, mürşidine tâbî ol.” “Onun da aleyhime olmasını istemiyorum. Ne yapmam lazım?” “Allah için yap, Allah’a teslim ol.”

Şimdi hâl böyle iken bütün insanlar bunu tartışmaya meydan vermeyecek tarzda, din adamları dâhil herkes bunu biliyor. Bu hadîsi bilenler bile namaz, oruç gibi amellerle cennete gidileceğini savunuyorlar. Hâlbuki Kehf 105 bunu buyurmuyor.

Kim Allah’ın âyetlerini yani ilmi ve likâallahı inkâr ederse yaptığı ameller boşa gider. Resûlullah’ın buyurduğu gibi, öyle insanlar vardır ki cennetlik ameller işlediği hâlde cehenneme gidecektirler. Cennetlik amel; namaz kılıyor, oruç tutuyor, zekât veriyor, hacca gidiyor ama cennetlik amel işlemesine rağmen cehenneme gidiyor. Öyle insanlar var, cehennemlik ameller işlediği hâlde cennete gidiyor.

İşte buradaki hadîste de:

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Kütüb-i Sitte, Kenzü’l-Ummâl, Hadîs No: 576

“Sizden bir kimse cennet ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse bu sefer cehennem ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cehenneme girer. Yine bir kimse cehennem ehlinin amellerini öyle işler ki, kendisi ile cehennem arasında sadece bir arşın mesafe kalır; derken kitabın hükmü ön plana çıkar ve o kimse cennet ehlinin amellerini işlemeye başlar ve cennete girer.”

Allah’a ulaşmayı dilemek veya dilememek kitabın hükmüdür. Allah’a ulaşmayı kalben dilemeyenlerin amelleri boşa gider. Allah’a ulaşmayı kalben dileyenlerin günahlarını Allah örter. Sabahtan akşama kadar. Evet, kanun şu: Allah’a ulaşmayı kalben dilemeyenlerin amelleri boşa gidiyor. Kehf 105. Allah’a ulaşmayı kalben dileyenlerin Allah günahlarını örtüyor. Enfâl 29.

18/KEHF - 105

Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).

İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.

8/ENFÂL - 29

Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Olay bu şekilde ifade edilebilir inşaallah. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 26 Ekim 2026Son güncelleme: 26 Ekim 20264 dk okuma0