Muhterem Hocam, ölmeden ruhun Allah'a ulaşması, nefsin terbiye olduğu anlamına mı gelir?

Soru

Muhterem Hocam, ölmeden ruhun Allah'a ulaşması, nefsin terbiye olduğu anlamına mı gelir?

Cevap

Evet. Çünkü ruhun gök katlarında yükselebilmesi için Allah'ın katından o karanlık afetlerin yerine nurların, fazılların gelip yerleşmesi lâzım.

Hz. Mevlânâ nefsimizin manevî kalbini bir kirli havuza benzetiyor. Başlangıçta 19 tane hastalık var. Ve Allahû Tealâ bu dünya hayatında bu kirli havuzu temizlememizi istiyor. Ama bu kirli havuzun bir tarafta kirli suyun beslendiği kanal var: Füccur kapısı. Öbür taraftan temiz suyun havuza aktığı bir kapı var: Takva kapısı. Şimdi siz nereden beslenirseniz orası galip geliyor. Takva kapısından ki, takva kapısından kalbinizi besleyebilmeniz için Allah'a ulaşmayı kalben dileyip mürşidinize tâbî olmanız lâzım. Ama kalben Allah'a ulaşmayı dilemez, mürşidinize tâbî olmazsanız şeytan mutlaka füccur kapısından devamlı o kalbinize karanlıkları ulaştırıyor. Şeytanın karanlıkları kalbinize ulaştırması, nefsinizin afetlerini azdırmasıyladır.

Zikrettiğin zaman şeytan kaçıyor. Zikri bıraktığın zaman şeytan kalbine vesvese veriyor.

HADÎS-İ ŞERİF

Kaynak: Buhâri, Tefsir.

“Şeytan insanoğlunun kalbinin üzerinde tünemiş vaziyette bekler. Allah’ı zikredince siner, çekilir, gaflet etse vesvese verir.”

Zikretmiyoruz. Şeytan devamlı kalbe vesvese veriyor. Ama zikrettiğimiz zaman şeytan kaçıyor. Yerine nurlar kalbimize giriyor.

O zaman ölmeden evvel ruhun Allah'a ulaşması nefsin terbiye olduğu anlamına gelir, evet. Bunun vasıtası da zikirdir. Nefsin terbiyesi de Kur'ân ahlâkı, Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanmak anlamına geliyor. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 28 Ekim 2026Son güncelleme: 28 Ekim 20262 dk okuma0