Muhterem Hocam, Osmanlı’da Ahi Evran teşkilâtı ve sahâbede sevgi ve kardeşlik üst boyutta yaşandı. Sevmenin ve kardeş olmanın önemini bize açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, Osmanlı’da Ahi Evran teşkilâtı ve sahâbede sevgi ve kardeşlik üst boyutta yaşandı. Sevmenin ve kardeş olmanın önemini bize açıklar mısınız?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, sevgi en büyük ibadettir.
Yunus Emre ne diyor: “En büyük ibadet sevebilmektir.”
Mevlânâ Celaleddin Rumi ne diyor: “72 millete sevgi gözüyle bakmayan, halka müderris olsa, hakikate âsidir.”
Efendimiz ne buyuruyor? “Dinin tamamı sevgidir. Sevgi mutluluğun anahtarıdır. Hedef mutluluksa, sevgi de bu anahtarı A’dan Z’ye kadar kullanabilmektir. Allah yolunda sevgiden başka ne var ki?”
Efendimiz buyuruyor: “Allah’tan hoşlanmak, Allah’ı sevmek, Allah’a âşık olmak.”
İşte din budur. Bütünüyle buna uymamız gerekir. Ama sadece dilimizde değil, davranışlarımıza da bunu aksettirmemiz lâzım. Bu hangi ölçüde gerçekleşir? Biz etrafımızdaki kardeşlerimize ne kadar kendimizi verebiliyoruz, ona bakmamız lâzım.
Allah Resûlü (S.A.V) buyuruyor: “Allah’ı ni’metlerinden dolayı seviniz, beni de Allah’tan dolayı seviniz, sahâbemi de benden dolayı seviniz.”
Eğer bir kişi Resûlullah’ı sevdiğini söylüyor ama sahâbeyi sevmiyorsa, Resûlullah’ı sevmiş olur mu? Hayır.
Dikkat edin, bugün geleneksel din tatbikatını yaşayan insanlar, Resûlullah’ın sahâbesi hakkında dedikodu yapıyorlar. Hiç unutmuyorum. Ankara’da bir cemaâtın konferans salonunda Efendimiz Yunus Emre isimli konferansını icra ederken o gün, bitiminden sonra bir sual sorulmuştu. O sual işte saâbe ile alakalıydı. “Bundan sonra” diyor “Allahû Tealâ bizim sahâbe hakkında ihtilaflı, negatif bir şey söylememizi asla istemiyor.”
O gün bugün kardeşlerimiz dikkat ederseniz sahâbe denince, sadece bizim aklımıza güzellikler gelmeli. Onların itaati, onların kardeşliği, onların birbirlerine karşı olan üst seviyedeki davranışları. “Herşeyi görün ama kusur görmeyin.” Herşeyi görebilirsiniz ama kusur görmeyin.
İşte sahâbe ile aramızdaki ilişki budur. Biz Hz. Ebubekir’in de, Hz. Ömer’in de, Hz. Osman’ın da, Hz Ali’nin de ve sahâbenin de, tâbiinin de, tebe-i tâbiinin de en güzel insanlar olduğunu biliyoruz. Onlar 7 safha 4 teslimi yaşayan örnek insanlardır. Gerçekten hayatlarını Allah için yaşamışlar. Bizlerin de onların ayak izlerini takip ederek onlar gibi olması, en güzele ulaşmasını Allahû Tealâ farz kılıyor, emrediyor.
Öyleyse Mevlânâ gibi hepimizin kulağına küpe olması lâzım: “Kusurları bağışlamakta gece gibi olun.” Herşeyi görün ama kusur görmeyin.