Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Allah’ı zikretmek sizin için altın ve gümüşü infak etmekten, düşmanı öldürmekten, bütün amellerden daha faydalı ve dereceleri daha yüks
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Allah’ı zikretmek sizin için altın ve gümüşü infak etmekten, düşmanı öldürmekten, bütün amellerden daha faydalı ve dereceleri daha yükselticidir” buyuruyor. Bu hadîsi açıklar mısınız?
Cevap
"Sevgili kardeşlerim. Hadîs-i şerife baktığımız zaman:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Tirmizî 5/459, İbni Mâce 2/1245
“Size amellerinizin en iyisini, Rabbinizin huzurunda en temizini ve derecelerinizde en yükseğini, altın ve gümüş infak etmekten daha hayırlısını, düşmanla karşı karşıya gelip onları öldürmenizden, onların sizi öldürüp şehit etmesinden daha iyisini söyleyeyim mi?” buyurdu. “Evet” dediler. Resûlullah (S.A.V) şöyle dedi: “Allah’ı zikretmektir.”
Allah Teala Hucurât Suresinin 15. âyet-i kerimesinde:
49/HUCURÂT-15 İnnemel mû’minûnellezîne âmenû billâhi ve resûlihî summe lem yertâbû ve câhedû bi emvâlihim ve enfusihim fî sebîlillâh(sebîlillâhi), ulâike humus sâdikûn(sâdikûne).
Mü’minler ancak onlardır ki, Allah’a ve O’nun Resûlü’ne îmân ettiler. Sonra da şüpheye düşmediler. Ve malları ve canları ile Allah yolunda cihad edenler; işte onlar, onlar sadıklardır.
“Onlar mallarıyla ve nefisleriyle cihad ederler.” İşte: Mal ile cihat: Altın ve gümüşü Allah yolunda vermektir. Nefis ile cihat: Kıtal ile düşmanı silahlı savaşta bulunmak. Ama bunlardan daha değerli olan nedir? Allah’ı zikretmek. Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in bir Hadîs-i Şerifi şöyle buyuruyor:
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Müslim, İmâret 152, (1905); Tirmizî, Zühd 48, (2383); Nesâî, Cihâd 22, (6, 23, 24..)
“Kıyamet günü aleyhinde ilk önce hüküm verilecek olanlar şunlardır:
1) Adam şehit olmuş olarak biliniyor. Huzura getirilir. Allah ona ni'metlerini hatırlatır. O da ulaştığı ni'metleri tanır ve kabul eder.
Allah ona: — “Bu ni'metlere karşı ne amel işledin?” diye sorar.
Adam: — “Senin yolunda cihad ettim. Nihâyet şehit edildim.” der.
Allah: — “Yalan söyledin! Bilâkis sen kahramandır denilmek için savaştın ve nitekim hakkında da öyle söylenmiştir.” buyurur. Sonra emir verilir ve bu kimse Cehenneme atılır.
2) Bir adam daha getirilir ki, ilim öğrenmiş, öğrendiğini başkasına öğretmiş ve Kuran okumuştur.
Allah ona: — “Ne amel işledin?” der.
Adam: — “Senin rızan için ilim öğrendim. Başkalarına ilim öğrettim. Kuran okudum.” der.
Allah: — “Yalan söyledin! Sen ‘âlim desinler’ diye ilim öğrendin. ‘Ne güzel okuyor’ desinler diye Kuran okudun! Gerçekten sana bunlar da söylendi.” buyurur. Emir verilir ve adam Cehenneme atılır.
3) Bir başkası daha getirilir. Allah’ın kendisine bol ni'metler verdiği ve her çeşit maldan bolca ihsan ettiği bu adama…
Allah: — “Ne amel işledin?” buyurur.
Adam: — “Senin verilmesini istediğin yerlere Senin rızan için verdim Yâ Rabbi.” der.
Allah: — “Yalan söyledin. Bilâkis sen ‘cömert bir kimsedir’ desinler diye verdin. Nitekim senin için bu da söylenmiştir.” buyurur. Sonra emir verilir, adam Cehenneme atılır.
Sonra Peygamber Efendimiz (S.A.V.), Ebû Hureyre’nin dizine vurup:
“Ey Ebû Hureyre! Bu üç zümre, Kıyamet günü, Cehennemin üzerlerine kabaracağı kimselerdir!” buyurdu.
İşte kimdir, Allah'ı zikreden? Allah Teala'nın kendisine ilim verdiği ve mürşidine tâbî olduktan sonra, zikir emrini Allah'ın Resûl'ünden alan. Yani kişinin; Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in Allah'ın zikrini; mal infak etmekten, Allah yolunda savaşmaktan daha üst seviyedeki amelinin zikir olduğunu buyuruyor. Ama bu zikrin de fayda verebilmesi için kişinin mutlaka Allah'a ulaşmayı dilemesi gerekir. Allah razı olsun.