Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kimseye el öptürmemiş. Herkesle tokalaşmış iddiası doğru mu?
Soru
Muhterem Hocam, Peygamber Efendimiz (S.A.V.) kimseye el öptürmemiş. Herkesle tokalaşmış iddiası doğru mu?
Cevap
İnsanların söylediklerini Kur’ân’la karşılaştırmamız lâzım. Ve asıl olan Kur’ân’ın hükmü. Kur’ân’ın hükmü Allah’ın hükmüdür.
Şimdi Muhterem Efendimiz şöyle açıklıyor konuyu. Dikkat edin. İki kişi toka ettiği takdirde iki el de aynı seviyededir. İki elden hiçbirisi üstte değildir. Ama eğer bir el öpülecekse öpülen el mutlaka diğer elin üzerindedir.
Allahû Tealâ da Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesinde:
48/FETİH-10 İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).
Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün VÜCUTunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).
Onların elinin üzerinde Allah’ın eli vardır. Biliyorsunuz Allahû Tealâ Peygamber Efendimiz (S.A.V)'a devamlı tecelli etmekteydi. Bir an için bu tecelliyi görebildiğinizi kabul ederim. Ne olarak görecektiniz? Tecelinin alanını kapladığı hacmi görecektiniz.
Bu şekil bir el şeklidir. Bu el, el öpen kişinin elinin üzerindedir, üzerinde bir eldir. Allahû Tealâ bu tarzda bir açıklamayla Peygamber Efendimiz (S.A.V) elinin öpüldüğünü söylüyor.
Nitekim rıdvan biâtına baktığımız zaman orada bulunmayan Hazreti Osman için sağ elini sol elinin üzerine koymuş ve öpmüş. Başına götürmüş. Bu da Osman’ın biâtı, demiş herkese.
El öpmenin hem Peygamber Efendimiz (S.A.V) hadîsiyle hem de Kur’ân-ı Kerîm âyetiyle kesinleştiği bu âyet hadîsle sağlama bağlanmıştır. Bütün sahâbe Peygamber Efendimiz el öperek tâbî olmuşlardır. Bugün insanlar bunu saklamaya uğraşıyorlar.
Unutmayın ki el öpmenin temelinde cereyanın geçmesi vardır. Cereyanın geçmesi asıldır. İşte Fetih sûresinin 10. âyet-i kerimesi işte Hazreti Osman'ın biâtı. Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesinde Allahû Tealâ "Onlar sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların elinin üzerinde, Allah’ın senin bütün VÜCUTuna tecelli ettiği için ellerinde tecelli etmiş olduğundan, Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim ahdini bozarsa o takdirde sadece kendi nefsini aleyhine bozar. Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürün. Kim de Allah’a olan ahdlerini vefa ederse, yeminini, misakini ahdini yerine getirirse o zaman ona en büyük mükafat verilecektir."
Öyleyse bu şekilde Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in kimseye el öptürmediği, herkesle tokalaştığı iddiası Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerinde bir şey ifade etmiyor. Doğru değil.
Tam tersi Fetih Suresinin 10. âyet-i kerimesinde ve o ağacın sana altında gerçekleşen Rıdvan biâti. Fetih sûresinin 10. ve 18. âyet-i kerimeleri bu hakikati bize açıklıyor.
48/FETİH-18 Lekad radiyallâhu anil mu’minîne iz yubâyiûneke tahteş şecereti fe alime mâ fî kulûbihim fe enzeles sekînete aleyhim ve esâbehum fethan karîbâ(karîben).
Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.
Allah razı olsun.