Muhterem Hocam, biât etmekle tâbî olmak arasındaki fark nedir?
Soru
Muhterem Hocam, biât etmekle tâbî olmak arasındaki fark nedir?
Cevap
Evet, Kur’ân-ı Kerîm'e bakacak olursak biât etmekle tâbî olmak farklıdır. Devrin imamına biât edilir ama devrin imamını temsil eden kişilere tâbî olunur.
İşte 14 asır evvel sahâbenin hepsi Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz (S.A.V)'e gelip biât etmişler. Fetih Suresi 10. âyet-i kerimede:
48/FETİH-10 İnnellezîne yubâyiûneke innemâ yubâyiûnallâh(yubâyiûnallâhe), yedullâhi fevka eydîhim, fe men nekese fe innemâ yenkusu alâ nefsihî, ve men evfâ bi mâ âhede aleyhullâhe fe se yu’tîhi ecren azîmâ(azîmen).
Muhakkak ki onlar, sana tâbî oldukları zaman Allah’a tâbî olurlar. Onların ellerinin üzerinde (Allah senin bütün VÜCUTunda tecelli ettiği için ellerinde de tecelli etmiş olduğundan) Allah’ın eli vardır. Bundan sonra kim (ahdini) bozarsa, o taktirde sadece kendi nefsi aleyhine bozar (Allah’a verdiği yeminleri, ahdleri yerine getirmediği için derecesini nakısa düşürür). Ve kim de Allah’a olan ahdlerine vefa ederse (yeminini, misakini ve ahdini yerine getirirse), o zaman ona en büyük mükâfat (ecir) verilecektir (cennet saadetine ve dünya saadetine erdirilecektir).
“Onlar sana biât ettikleri zaman Allah’a biât etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir.” buyuruluyor. Bundan sonra kim ahdini bozarsa bu olay biât ile gerçekleşiyor. Fetih Suresinin 18 âyet-i kerimesi bunu ifade ediyor:
48/FETİH-18 Lekad radiyallâhu anil mu’minîne iz yubâyiûneke tahteş şecereti fe alime mâ fî kulûbihim fe enzeles sekînete aleyhim ve esâbehum fethan karîbâ(karîben).
Andolsun ki, o ağacın altında sana tâbî oldukları zaman Allah, mü’minlerden razı oldu. Ve onların kalplerinde olanı biliyordu. Böylece onların üzerine sekînet indirdi. Ve onlara yakın bir fetih nasip etti.
Yani kısacası devrin imamı ise konu ona biât ediliyor, ama diğerlerine tâbî olunuyor. biât, dünya işleri için bağlanmaktır. Tâbiiyet, ruhun Allah'a ulaşması ve kemâl derecelerine ulaşabilmek için bağlanmaktır.
Tâbiiyet ve biâtın ayrıldığı yer dört halifeden sonraki halifeler içindir. Sahâbe, dört halifeden sonraki diğer halifelere biât ettiler. Sahâbeden sonra gelen nesil de, tâbiîn de halifelere biât ettiler ama sahâbeye tâbî oldular.
Evet, sahâbeye tâbî olunuyor ama devrin imamlarına biât ediliyor. Burada halifelere yapılan biât dünya işlerinde onlara sadakatin bir işaretini temsil etti, emirde olmayı muhtevasına aldı. Ama tâbîyet manevî bir gelişmenin sağlanması, ruhun Allah'a ulaşabilmesi için sahâbeye yapıldı.
Dört halifeden itibaren biât ve tâbiiyet bir bütün oluşturdu. Dört halifeden sonra biât ile tâbîyet aynı noktaya gelmiş mânâsında anlıyoruz.
Öyleyse biât, dünya içindeki beraberliği sağlamak; tâbiiyet ise ruhun dünya hayatında Allah'a ulaşmasını muhtevasına alır.