Muhterem Hocam, Regaip Kandili’nin önemini ve bu geceyi nasıl geçirmemiz gerektiğini bizlere açıklar mısınız?

Soru

Muhterem Hocam, Regaip Kandili’nin önemini ve bu geceyi nasıl geçirmemiz gerektiğini bizlere açıklar mısınız?

Cevap

Evet, mübarek üç aylar. Üç ayların sonuncusu Ramazan ayı, ümmetimin ayı. On bir ayın sultanı. On bir ayın sultanı olan Ramazan’ı kıymetli kılan, sultan kılan olay; en şerefli mahlûk olan insan için Allah’ın indirdiği son şeriat kitabı Kur’ân-ı Kerim, tüm insanlar için bir mutluluk davetiyesi, mutluluk reçetesi ve mutluluk garantisi olarak inen Kur’ân-ı Kerim’in bu ayda indirilmesi, bu ayın da 25. gecesinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi’nin olması gerçekten bu zamanların Allah katında ne kadar kıymetli olduğunun göstergesidir.

Evet. Her kandilde olduğu gibi yine gündüzünü oruçla ama gecesini ibadetle geçirmemiz lâzım. Sevgili kardeşlerim, insanla Allah arasındaki ilişkide bizlerin görevleri var, ödevleri var, vazifeleri var. Ama bunları yerine getiren bizlerin de Allah’ın tayin ettiği, hak ettiğimiz mutluluğu yaşaması var. İşte bu geceyi bu açıdan dikkate almamız, değerlendirmemiz ve zamanı en güzel biçimde Allah için kullanmamız lâzım. Zaman, Allah katında Allah’ın en kıymetli hazinesi. Hele hele böyle kandil geceleri söz konusu olduğu zaman da âdeta biz insanların mutluluğu, huzuru, kurtuluşu için bir can simidi hükmündedir bunlar.

İşte Regaip, Regaip Kandili’nde, Recep ayının ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecesinde, bu gecede Allahû Tealâ bizlere en güzel şekliyle geçirmeyi nasip kılsın diye dua ediyoruz. Hocam, bizi Allah’a yaklaştıran ibadetlere baktığımız zaman özellikle gece ibadeti, en önemlisi ama en önemlisi zikir.

Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’in (S.A.V) zikir konusunda söylediklerine bakacak olursak: “Size amellerin en iyisini, en temizini, en çok derecenizi artıracak, altın ve gümüş infakından daha değerli, Allah yolunda ölmek ve öldürmek, şehit olmaktan daha kıymetli bir ibadet söyleyeyim mi?” “Buyurun yâ Resûlullah.” Allah Resûlü (S.A.V) Efendimiz şöyle buyuruyor: “Allah’ı zikretmektir.”

Özellikle ibadetlerin sultanı zikirse bu geceyi çokça zikrederek geçirmeliyiz. Yetmez. İnsan hayatında Allahû Tealâ’nın, nefsimize uyarak işlediğimiz hatalardan dolayı amel defterimizdeki işlediğimiz günahların örtülmesi, sevaba çevrilmesi açısından Rabbimizden af, mağfiret talebinde bulunmalıyız. Günahların örtülmesi bir dileğe bağlı. O zaman şu anda bizi dinlemekte olan sevgili kardeşlerimiz, zaten Regaip Kandili, müjde günü ve hidayet günü olarak da açıklıyoruz, ifade ediyoruz. O zaman Allah’a ulaşmayı dilemeyenler için bu gece mutlaka Allah’a ulaşmayı dileme gecesi olmalı.

Olursa ne olur? Olursa Enfâl 29’a göre Allahû Tealâ, kalben ulaşmayı dileyen, o gecede Allah’ın kendisine bu dileği nasip kıldığı ne kadar insan kardeşimiz varsa hepsinin günahlarını Allahû Tealâ örtüyor.

8/ENFÂL – 29

Yâ eyyuhâllezîne âmenû in tettekullâhe yec’al lekum furkânen ve yukeffir ankum seyyiâtikum ve yagfir lekum, vallâhu zul fadlil azîm(azîmi).

Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.

Günahların örtülmesi demek, mutlak surette o kişinin birinci kat cennetin sahibi olması demektir. Günahların örtülmesi demek, Allahû Tealâ’nın o kişiye 7 furkan vermesi demektir. Kimdir mürşidine ulaşan insanlar? 7 furkanın sahibi olan kişiler. Bir Allah dostu: “Mürşidi bulan, mürşidi arayandır. Ama her arayan mürşidi bulamaz.” Öyleyse mürşit arayanlardan mürşide ulaşacak olanlar, onlar 7 furkanın sahipleridir.

Ve bir kişi kalben bu gecede Allah’a ulaşmayı dilerse 7 furkanın sahibi olur. Ve 7 furkanın sahibi olan kişiyi on iki tane ihsanla mutlaka Allah mürşidine ulaştırır. Mürşide ulaşması ne demek? Mürşide ulaşması demek, o bugün, o güne kadar işlediği bütün günahların sevaba çevrilmesi demektir. Evet sevgili kardeşlerim, görüyorsunuz ki Allah’ın en sevdiği varlık olan insanlar için ikramları çok, ihsanları çok, karşılıksız verendir.

O zaman bu gece ulaşmayı dilemeyenler için ulaşmayı dileme gecesi olsun. Bu gece furkanın sahibi olmayan, mürşidine ulaşamayanlar için boy abdesti alarak mürşidi Allah’tan talep etme gecesi olsun. Biliyorsunuz, hacet namazı ile biz mürşidimizi Allah’tan istiyoruz. Ve hacet namazı, perşembeyi cumaya bağlayan gece, aynı zamanda kandil gecelerinde kılınabilen bir namaz.

Öyleyse bu gece de tıpkı hacet namazının kılınıp Rabbimizin ona mürşit gösterdiği perşembeyi cumaya bağlayan gece kadar kıymetli ve daha üst seviyede bir zaman dilimi. O zaman mürşidine ulaşamayanlar için boy abdestiyle, hacet namazıyla mürşidin Allah’tan sorulması gecesi olsun. Mürşide ulaşma gecesi olsun. Bu gece aynı zamanda ruhun Allah’a ulaşması istikametinde Allahû Tealâ’nın bize farz kıldığı ibadetleri Allah’ın bize sevdirmesi gecesi olsun. Neyle sevdiriyor Allahû Tealâ bize? Zikirle.

Evvel emirde kalben ulaşmayı dileyenlerin kalbine Allah mürşit sevgisini koyuyor. Ama mürşide tâbî olan kişilerin kalbine de Allahû Tealâ bütün ibadetlerin sevgisini veriyor. Namazı Allahû Tealâ ona sevdiriyor. Orucu sevdiriyor. Zekâtı sevdiriyor ve en çok da zikri sevdiriyor ki zikirle artık o kişi etrafındaki insanları Allah için sevmeye başlar.

Sevgi, mutluluğun anahtarı ise etrafındaki insanları sevmeye başladığı an, o zaman o kişi için nasıl gece zikirle, fikirle Kadir Gecesi geçiriyorsa o zaman gündüz de etrafındaki insanlara sevgiyle bakıp onları mutlu ettiği zaman bir bayram mutluluğu içerisinde geçer. Öyleyse bu geceyi en güzel biçimde Allah’ı düşünerek zikretmek. Bu gece en güzel biçimde âlemlerin uğruna yaratıldığı Nebîler Sultanı Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) ve sahâbesini düşünmek gerekir. Onlar gibi örnek olmak, onların ayak izini takip ederek insanlar için, Allah için yaşamak hep bu gecemizin muhtevası içerisinde olsun.

Biz Kur’ân’ın terk edildiği bir zaman diliminde tekrar Allahû Tealâ’nın Kur’ân-ı Kerim’i kendisine öğrettiği, “Ümmetimin imamı.” diye buyurduğu Mehdi (A.S)’ın etrafında birinci daire teşkil edenler olarak ne yapmalıyız? Üzerimize Allah’ın yüklediği, Allah için olmak, başkaları için yaşamak noktasında bu geceyi en üst seviyede değerlendirmeliyiz.

Yani bu geceyi en güzel biçimde değerlendirebilmek, bizler arasındaki o kardeşlik sevgisini, Allah için olan sevgiyi artırmak suretiyle birlik ve beraberliğimizi en üst seviyeye taşımalıyız. Üst seviyede korumalıyız. Kimdir diğer insanların bu dünya hayatında gıpta ettiği kişiler? Allah’ın kendisine verdiği ilmi Allah için başkasına tebliğ edenler. Kimdir diğer insanların gıpta ettiği kişiler kimlerdir? Allah’ın kendisine verdiği malı Allah için infak edenler.

Bu gece de müstesna gece, bizlerin bu açıdan muhasebe yaptığımız, kendimizi hesaba çektiğimiz bir gece olsun ki bundan sonraki sahip olduğumuz herşeyle Allah için olmalıyız. Başkaları için yaşamalıyız. Ve mutlu ederek en üst seviyede noktada Allah’ın bizler için tayin ettiği mutluluk hedefine ulaşmalıyız. Bu gece onun bir vesilesi olsun. Allah razı olsun.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 18 Ekim 2026Son güncelleme: 22 Ekim 20266 dk okuma0