Muhterem Hocam, ruhumu Allah’a ulaştırdı ama bir türlü mürşidimi göremiyorum. Mürşidimizi neden rüyamızda görmemiz lâzım? Açıklayabilir misiniz?
Soru
Muhterem Hocam, ruhumu Allah’a ulaştırdı ama bir türlü mürşidimi göremiyorum. Mürşidimizi neden rüyamızda görmemiz lâzım? Açıklayabilir misiniz?
Cevap
Sevgili kardeşlerim, görmeden de hedefinize ulaşabilirsiniz. Ama Hz. İbrâhîm (A.S) Bakara 260’a diyor ki: “Ya Rabbim, sen ölüleri nasıl diriltiyorsun?”
“İbrâhîm, yoksa şüphen mi var?” “Hayır.” demiş: “Ya Rabbim, şüphem yok ama benim de kalbim mutmain olsun.”
Şimdi görüyorum ki kardeşimiz “Ruhumu Allah’a ulaştırdı.” diyor, şüphesi yok. Ama mürşidi de görmek istiyor. O zaman ne yapmış oluyor? “Benim de kalbim mutmain olsun” diyor. Yani ikisinin arasında bir fark yok. Ama Allah katında her şşeyin bir zamanı var, sevgili kardeşlerim. Ben buna dair birçok misal söylemiştim. Bir kere daha söyleyeyim:
Tevrat’ta Vaiz bölümünde Allahû Tealâ bu zamanın Allah’ın kontrolünde gerçekleştiğini ifade ediyor. Herşeyin bir zamanı var.
Herşeyin Bir Zamanı Var (Tevrat)
VAİZ 3: 1 Herşeyin mevsimi, göklerin altındaki her olayın zamanı vardır.
VAİZ 3: 2 Doğmanın zamanı var, ölmenin zamanı var. Dikmenin zamanı var, sökmenin zamanı var.
VAİZ 3: 3 Öldürmenin zamanı var, şifa vermenin zamanı var. Yıkmanın zamanı var, yapmanın zamanı var.
VAİZ 3: 4 Ağlamanın zamanı var, gülmenin zamanı var. Yas tutmanın zamanı var, oynamanın zamanı var.
VAİZ 3: 5 Taş atmanın zamanı var, taş toplamanın zamanı var. Kucaklaşmanın zamanı var, kucaklaşmamanın zamanı var.
VAİZ 3: 6 Aramanın zamanı var, vazgeçmenin zamanı var. Saklamanın zamanı var, atmanın zamanı var.
VAİZ 3: 7 Yırtmanın zamanı var, dikmenin zamanı var. Susmanın zamanı var, konuşmanın zamanı var.
VAİZ 3: 8 Sevmenin zamanı var, nefret etmenin zamanı var. Savaşın zamanı var, barışın zamanı var.
VAİZ 8: 6 Çünkü her işin bir zamanı ve yolu vardır.
Yani Allah katında bunların hepsi belirlenmiş bir hükümdür. Allah’ın dediği olur ve hepsinin bir zamanı vardır.
Dolayısıyla sen kabul et, Allah’a ulaşmayı diledin, tâbiiyetini gerçekleştirdin. Ama şu ana kadar da mürşidini Allahû Tealâ sana göstermedi, Hacet namazı kılmana rağmen. Demek ki senin için henüz o zaman gelmedi. Neden o zaman gelmedi? Çünkü Allah’ın bir ismi El Mukaddim, bir ismi El Muhayyir. Dilerse dilediğini öne alabilir, hikmeti gereği dilerse bir şeyi tehir edebilir.
Kişi henüz Allah’a ulaşmayı dilemiş ama cezbe var, olur mu? O herşeye kaadirdir, her eyi önceden bilir. İlmi ve rahmeti herşeyi kuşatmıştır. Ama kişi, işte kardeşimiz gibi: “Ben Allah’a ulaşmayı diledim, tövbemi de aldım, ruhumu da Allah’a ulaştırdım, beş senedir tâbîyim, zikrimi de yapıyorum.” vb. “Ama mürşidimi göremedim.” Tamam, El Mukaddim esmâsının gereği olarak Allah o kişi hak etmiştir ama hikmeti icabı tehir edebilir, başka zaman kendisine gösterebilir. Hacet namazıyla gösterebilir. Hacet namazı kılmadan da gösterebilir mi? Evet, keyfe meşadır. Allahû Tealâ.