Muhterem Hocam, ruhumuzun şifası nedir? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, ruhumuzun şifası nedir? Açıklar mısınız?
Cevap
Nefsimizin şifası nedir? Açıklar mısınız? Suali olması lâzım. Çünkü ruhumuz başlangıç noktasında bize üfürüldüğü zaman ahsendir ve bütün zaman parçalarında ruh ahsendir. Çünkü ruh Allah’ın ruhudur. Allah’ın Zat’ından bize üfürülmüştür. Ve Allah’ın Zat’ından üfürülen ruh 99 esma açısından mükemmeli temsil ediyor. Öyleyse ruhun bir hastalığı, bir eksikliği söz konusu değil. Ama hasta olan nefsimizdir.
ORTAK AKIL
NEFS 19 AFETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Kin ve Nefret
2. Küfür
3. Yalan
4. Zulüm
5. Haset
6. Cehalet
7. Cimrilik
8. Öfke ve Gayz
9. İsyan
10. Sabırsızlık
11. Kibir ve Gurur
12. Hırs ve Şehvet
13. Nankörlük
14. Dedikodu
15. Zan
16. İptilalar (Kötü Alışkanlıklar)
17. Vefasızlık
18. Mürailik
19. Fitne Fesat
NEFS TEZKİYESİ VE TASFİYESİ İLE NEFSİN 19 AFETİ 19 HASLETE DÖNER,
RUH 19 HASLETİ ile AKLA Ulaşır.
1. Sevgi
2. Îmân
3. Doğruluk
4. Adalet
5. Edep
6. İlim
7. Cömertlik
8. Sekînet
9. İtaat
10. Sabır
11. Tevazu
12. Kanaat
13. Şükür
14. Ketumiyet
15. Hakikat
16. Faziletler
17. Vefa
18. İhlâs
19. Tevhit
Nitekim Yûnus Suresinin 57. âyet-i kerimesinde:
10/YÛNUS-57 Yâ eyyuhân nâsu kad câetkum mev'ızatun min rabbikum ve şifâun limâ fîs sudûri ve huden ve rahmetun lil mu'minîn(mu'minîne).
Ey insanlar! Size, Rabbinizden öğüt (vaaz) ve göğsünüzde olana (nefsinizin kalbindeki hastalıklara) şifa ve mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir.
“Ey insanlar! Rabbinizden size öğüt ve kalplerinizdeki hastalıklara şifa geldi.” Nefs itibarıyla insanız. Hazreti Ali diyor ki: “Ruha dön, metâlibini olgunlaştır."" Talep tekildir. Metâlip çoğuldur.” Ruhun 19 tane talebi var. 19 tane haslet. 19 hasletin toplamı metâlip. “Ruha dön, metâlibini olgunlaştır. Ulaşmayı dile. Nefse yönel, faziletlerini tamamla.”
Öyleyse nefste 19 afet var ve 19 afetin 19’u da faziletlerin kalbe yerleşmesiyle temizlenir. Nefse yönel, faziletlerini tamamla. Unutma ki cisminle, fizik bedeninle değil, nefsinle insansın. Öyleyse, îmân insanı insan eder, olayı bunun gereğidir. Nefsimizle insansak tasavvuf. İnsan olmak isterseniz tasavvuf. Yani mutlaka kalben Allah’a ulaşmayı dilememiz lâzım.
Hastalıklar ruhumuzun değil, nefsimizindir. Nefsimizin 19 tane hastalığı vardır: kin ve nefret, küfür, yalan, haksızlık ve zulüm, haset ve düşmanlık, cehalet, cimrilik, öfke ve gayz, isyan, sabırsızlık... Kişi ruhun talebine uymadıkça, Allah’a ulaşmayı dilemedikçe o zaman otomatikman şeytanın talebine uyuyor. Nefsin afetlerini azdırarak nefs aklı ikna ediyor ve fizik vücuda şerr işlettiriyor. Derecat kaybı. Kaybettiğimiz dereceler kazandığımız derecelerden fazlaysa gideceğimiz yer cehennem.
Allah’a ulaşmayı dilediğimiz an ruhun talebine uyuyoruz. Dilemediğimiz an şeytanın talebine uyuyoruz. Nitekim Zümer Suresinin 17. âyet-i kerimesinde:
39/ZUMER-17 Vellezînectenebût tâgûte en ya’budûhâ ve enâbû ilâllâhi lehumul buşrâ, fe beşşir ıbâdi.
Ve onlar ki; taguta (insan ve cin şeytanlara) kul olmaktan içtinap ettiler (kaçındılar, kendilerini kurtardılar). Çünkü Allah’a yöneldiler (Allah’a ulaşmayı dilediler). Onlara müjdeler vardır. Öyleyse kullarımı müjdele!
“Onlar ki tâğuta, insan ve cin şeytanlara kul olmaktan kaçındılar.” Ne yaptılar? Ruhun talebine uyarak Allah’a yöneldiler. “Onlar için müjdeler vardır. Kulları müjdele.” diyor. Öyleyse bir tarafta şeytan var. Bir tarafta ruhumuz. Ruhumuzun şifası değil, nefsimizin şifası. Ruhun talebine uyarak kalben Allah’a ulaşmayı dilemek ve zikre başlamaktır.