Ruhun hayattayken Allah’a teslim olması neden önemlidir?
Soru
Ruhun hayattayken Allah’a teslim olması neden önemlidir?
Cevap
Çünkü Allahû Tealâ, biz insanlar için sadece mutlu olmamızı istiyor ve mutlu olmamız, ruhumuzun bizden ayrılarak Sıratı Mustakîm üzerinden Allah’ın Zat’ına ulaşması, nefsin tezkiyesine bağlı. Nefs tezkiye olmadıkça hiç kimse mutlu olamaz. Öyleyse yaratılış gayemiz Allah’a kul olmak, mutlu olmaksa, ermiş evliya olmaksa o zaman mutlaka kişinin Allah’a ulaşmayı dilemesi ve hacet namazıyla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olmasıyla bu olay tahakkuk eder. Aksi takdirde Allah’a ulaşmayı dilemeyen kişi hangi amelin sahibi olursa olsun, ameli boşa gidiyor Kehf-103, 104, 105’e göre. Ama Yûnus-62, 63’e göre bunun tam tersi, "Allah’ın evliyası için korku yoktur, onlar mahzun olmazlar. Onlar âmenû olup takva sahibi olmuşlardır. Onlar için dünyada da ahirette de müjdeler vardır." "Dünyada, ahirette mutluluklar vardır." diyebiliriz. "Müjdeler vardır." diyebiliriz. Müjde eşittir mutluluk.
18/KEHF-103 Kul hel nunebbiukum bil ahserîne a’mâlâ(a’mâlen).
De ki: “Ameller açısından en çok hüsrana uğrayanları size haber vereyim mi?”
18/KEHF-104 Ellezîne dalle sa’yuhum fîl hayâtid dunyâ ve hum yahsebûne ennehum yuhsinûne sun’â(sun’an).
Onlar, dünya hayatında amelleri (çalışmaları) sapmış (kaybettikleri dereceler, kazandıkları derecelerden daha fazla) olanlardır. Ve onlar, güzel ameller işlediklerini zannediyorlar.
18/KEHF-105 Ulâikellezîne keferû bi âyâti rabbihim ve likâihî fe habitat a’mâluhum fe lâ nukîmu lehum yevmel kıyameti veznâ(veznen).
İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
10/YÛNUS-62 E lâ inne evlîyâallâhi lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Muhakkak ki Allah’ın evliyasına (dostlarına), korku yoktur. Onlar, mahzun olmazlar, öyle değil mi?
10/YÛNUS-63 Ellezîne âmenû ve kânû yettekûn(yettekûne).
Onlar, âmenûdurlar (ölmeden evvel Allah’a ulaşmayı dileyenlerdir) ve takva sahibi olmuşlardır.
10/YÛNUS-64 Lehumul buşrâ fîl hayâtid dunyâ ve fîl âhırati, lâ tebdîle li kelimâtillâh(kelimâtillâhi), zâlike huvel fevzul azîm(azîmu).
Onlara, dünya hayatında ve ahirette müjdeler (mutluluklar) vardır. Allah’ın sözü değişmez. İşte O, fevz-ül azîmdir.
Biz ruhumuzun Allah’a ulaşmasını dilesek de, dilemesek de ruhumuz ait olduğu mekâna, Allah’ın Zat’ına ölümle geri dönecektir. Marifet, şu dünya hayatını yaşarken ruhumuzu Allah’a ulaştırmaktır. Ruhumuzun Allah’a ulaşması, bizim büyük ölçüde mutluluk duymamızla müjdelenir. Artık hayattan zevk almaya başlayan biri oluruz. Allah’ın emrettiği üç tane cennet, dünya saadetinin yarısına sahip oluruz. Ruhumuzun Allah’a ulaşması, bizi ermiş evliya kılar. Kim Allah’a ruhen ulaşmayı dilemiyorsa o kişi kurtuluşa eremez. Allahû Tealâ açık ve kesin hükmünü koymuştur. Allah’a ulaşmayı dilemeyenin gideceği yer kesin cehennemdir.
10/YÛNUS-7 İnnellezîne lâ yercûne likâenâ ve radû bil hayâtid dunyâ vatmeennû bihâ vellezîne hum an âyâtinâ gâfilûn(gâfilûne).
Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gâfil olanlardır.
İşte kazançları sebebiyle gidecekleri yer cehennem. Öyleyse Allah’a ulaşmayı dilemeyen cehennemlikler: Yûnus-7, Kehf-105, Neml-90 ve Mu’minûn-103. Allah’a ulaşmayı dileyen cennetlikler: Enfâl-29, Mu’minûn-102, Neml-89, Ankebût-5.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEMEYEN CEHENNEMLİKLER
1. YÛNUS -7 Muhakkak ki onlar, Bize ulaşmayı (hayatta iken ruhlarını Allah’a ulaştırmayı) dilemezler. Dünya hayatından razı olmuşlardır ve onunla doyuma ulaşmışlardır ve onlar âyetlerimizden gafil olanlardır.
2. KEHF-105 İşte onlar, Rab’lerinin âyetlerini ve O’na mülâki olmayı (ölmeden evvel ruhun Allah’a ulaşmasını) inkâr ettiler. Böylece onların amelleri heba oldu (boşa gitti). Artık onlar için kıyâmet günü mizan tutmayız.
3. NEML-90 Ve kim seyyiat ile (kaybettiği dereceler, kazandığı derecelerden fazla olarak) geldiyse, işte o zaman onlar yüzüstü ateşe atıldı (atılır). Yapmış olduklarınızdan başka bir şeyle mi cezalandırılıyorsunuz?
4. MU’MİNÛN-103 Ve kimin mizanı (sevap tartıları) hafif gelirse, işte onlar, nefslerini hüsrana düşürenlerdir. Onlar, cehennemde ebediyyen kalacak olanlardır.
ALLAH’A ULAŞMAYI DİLEYEN CENNETLİKLER
1. ENFÂL-29 Ey âmenû olanlar! Allah’a karşı takva sahibi olursanız sizi furkan (hak ve bâtılı ayırma özelliği) sahibi kılar! Ve sizden (sizin) günahlarınızı örter ve size mağfiret eder (günahlarınızı sevaba çevirir). Ve Allah, büyük fazl sahibidir.
2. MU’MİNÛN-102 O zaman kimin mizanı (sevap tartıları) ağır gelirse, işte onlar felâha erenlerdir.
3. NEML-89 Kim hasenat ile (kazandığı dereceler, kaybettiği derecelerden fazla olarak) geldiyse, işte o zaman onun için ondan daha hayırlısı (cennet) vardır. Ve onlar, izin günü dehşetten (cehenneme gitmeyeceklerinden) emin olanlardır.
4. ANKEBÛT-5 Kim Allah’a mülâki olmayı (hayattayken Allah’a ulaşmayı) dilerse, o takdirde muhakkak ki Allah’ın tayin ettiği zaman mutlaka gelecektir (ruhu mutlaka hayattayken Allah’a ulaşacaktır).
Evet, “Ölmeden evvel ölünüz.” Ölümle kesin olarak ruh Allah’a ulaşıyor. O zaman evvelden ölmek demek, hayattayken ruhunuzu Allah’a ulaştırın demektir. İşte hadîs-i şerifte Allah’ın Resûl'ü: “Ölmeden evvel ölünüz.” Yani hayattayken ruhunuzu Allah’a ulaştırın, demiş oluyor.
HADÎS-İ ŞERİF
Kaynak: Acluni Keşfu'l Hafa c.2, shf:291 (2669) - 14. Basamak
«MÛTU KABLE EN TEMÛTU»
«qatlaa qabl 'an tamut»
«اقتلی قبل أن تموت»
"Ölmeden evvel ölün, Allah'a dönün ki, (ölmeden önce ruhunuzu Allah'a ulaştırınız ki, teslim ediniz ki) Allah size ondan yedi yüze kadar artan yardımlarda bulunsun."