Muhterem Hocam, sahâbe çok zor şartlarda yaşamalarına rağmen birbirine omuz vererek hepsi teslimlerini kısa sürede yapmayı başarmışlar. Bizler bu dönemde teslimlerimiz konusunda ba
Soru
Muhterem Hocam, sahâbe çok zor şartlarda yaşamalarına rağmen birbirine omuz vererek hepsi teslimlerini kısa sürede yapmayı başarmışlar. Bizler bu dönemde teslimlerimiz konusunda başarısız olmamız, sahâbe gibi birbirimize omuz veremediğimiz ve yeteri kadar kardeşler olarak birbirimize tutunamadığımız için midir?
Cevap
Hayır sevgili kardeşim. Yani tabîi ki onun da bir etkisi var ama en önemlisi zikir eksikliği. Onlar tamamıyla hayatlarını Allah’a adamışlardı. Yani onlar, örneğin muhacirîn için konuşursak, Mekke’den Medine’ye göç edenler, hiçbirisi arkasına dönüp bakmadı. “Benim eşim, benim çocuğum, benim malım, benim evim ne olacak?” diye düşünmediler. Onların sadece yapageldikleri: “Biz Allah içiniz ve mutlaka Allah’ın emrini yerine getireceğiz.” Her yönüyle kendilerini Allah’a adamışlardı ve Resûlullah’tan bir an bile ayrılmak istemiyorlardı.
Dolayısıyla üç sene ambargo altında kalan hiç kimse, “İşte ben açlıktan öleceğim, ben şöyle yapacağım,” gibi bir düşüncenin içine girmediler. Çünkü onlar en üst seviyede Allah’a tevekkül ettiler ve Resûl’lerine tevekkül ettiler.
Bugün de bizde de aynı şekilde bu tevekkül olsa, çok kısa süre içerisinde biz de hedefimize ulaşırız. Ama görüyoruz ki başımıza herhangi bir olay geldiği zaman nice şikayetler, nice serzenişler. İşte "Sen böyle yaptın, ben böyle oldum” diye tevekkül eksikliği, güven eksikliği söz konusu. Bugün de en önemli, bizi hedefe ulaştıracak, olan olay: Allah’a güven ve Resûl’e güvendir inşaallah.