Muhterem Hocam, sahâbelerden, tâbiînden veya tebe-i tâbiînden hangileri Allah’a ruhunu ulaştırmayı dilemiş? Açıklar mısınız?
Soru
Muhterem Hocam, sahâbelerden, tâbiînden veya tebe-i tâbiînden hangileri Allah’a ruhunu ulaştırmayı dilemiş? Açıklar mısınız?
Cevap
"Hepsi. Öyle değil mi? Tevbe Suresinin 100. âyet-i kerimesi bunun ispatı. Sahâbeden hepsi, tâbiînden hepsi, tebe-i tâbiînden de hepsi. İşte o sabikûn-el evvelîn, hayırlarda yarışanlardan, salâh makamında iradesini Allah’a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar. Onların bir kısmı muhacirînden, bir kısmı ensardan. Onlar ihsanla tâbî olanlardır.
9/TEVBE-100 Ves sâbikûnel evvelûne minel muhâcirîne vel ensâri vellezînettebeûhum bi ihsânin radıyallâhu anhum ve radû anhu ve eadde lehum cennâtin tecrî tahtehâl enhâru hâlidîne fîhâ ebedâ(ebeden), zâlikel fevzul azîm(azîmu).
O sabikûn-el evvelîn (evvelki hayırlarda yarışanlardan salâh makamında iradesini Allah'a teslim ederek irşada memur ve mezun kılınanlar): Onların bir kısmı muhacirînden (Mekke'den Medine'ye göç edenlerden) bir kısmı ensardan (Medine'deki yardımcılardan) ve bir kısmı da onlara (ensar ve muhacirîne) ihsanla tâbî olanlardandı. (Sahâbe irşad makamına sahip oldukları için onlara tâbî olundu). Allah, onlardan razı ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razıdır. Onlara Allah, altlarından ırmaklar akan cennetler hazırladı ve orada ebediyyen kalacaklardır. İşte bu, en büyük (azîm) mükâfattır.
Öyleyse hepsi ihsanla tâbî. İhsanla tâbî olanların hepsi Allah’a ulaşmayı dilemiş mi? Evet. Açık ortada, âyet-i kerime bunu ifade ediyor."