Muhterem Hocam, şahit ile şefaatin ilişkisinin Nebe Suresi 38, Mâide 7, Mü’min 15, Mücâdele 22 âyetleriyle illiyet rabıtası var mıdır?

Soru

Muhterem Hocam, şahit ile şefaatin ilişkisinin Nebe Suresi 38, Mâide 7, Mü’min 15, Mücâdele 22 âyetleriyle illiyet rabıtası var mıdır?

Cevap

Evet. Sevgili kardeşlerim, kim Allah'a ulaşmayı kalben dilemiş, 12 tane ihsanla Allah’ın kendisine gösterdiği mürşide tâbî olursa, o tâbî olan, mürşid önünde tövbe eden kişi, yedi şahidin huzurunda bu tövbeyi gerçekleştiriyor.

1. şahit Allahû Tealâ, 2. şahit Devrin İmamı, 3. şahit Devrin İmamı'nın ruhu, 4. şahit Arş'ı tutan melekler, 5. şahit, mürşidin kalp gözü, 6. şahit Kirâmen Kâtibîn melekleri ve 7. şahit amel defteridir.

TÖVBE MERASİMİNDE KİŞİNİN ŞEFAATİNDE 7 ŞAHİT VARDIR

1. ALLAH

Âli İmrân-18 Allah, şehâdet etti: Muhakkak ki O’ndan başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de adaletle kâim oldular (şahit oldular) ki, O’ndan başka ilâh yoktur. O, Azîz’dir, Hakîm’dir.

2. DEVRİN İMAMI

Âli İmrân-81 … “İkrar ettiniz mi ve bu ağır (ahdimi) üzerinize aldınız mı?” diye buyurdu. (Onlar da): “İkrar ettik” dediler. (Allahu Teâlâ): ‘Öyleyse şahit olun ve Ben sizinle beraber şahitlerdenim” buyurdu.

3. DEVRİN İMAMININ RUHU

Mücâdele-22 … Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir).

4. ARŞI TUTAN MELEKLER

Mu’min-7 Arşı tutan melekler ve onun etrafındaki kişi (devrin imamı), Rab’lerini hamd ile tesbih ederler ve O’na îmân ederler. Ve âmenû olanlar için (Allah’tan) mağfiret dilerler:…

5. MÜRŞİDİN KALP GÖZÜ

Yûsuf-108 De ki: “Benim ve bana tâbî olanların, basiret üzere (kalp gözüyle basar ederek) Allah’a davet ettiğimiz yol, işte bu yoldur.”…

6. KİRAMEN KÂTİBİN MELEKLERİ

İnfitâr-11 Şerefli yazıcılar (kaydediciler) olarak.

7. AMEL DEFTERİ

Nûr-24 O gün onlara, dilleri, elleri ve ayakları (hayat filmleri) yapmış olduklarına şahitlik edecek.

Evet, işte kim 12 tane ihsanla Allah’ın kendisi için tayin ettiği mürşidin önünde tövbe ederse, Nebe Suresi’nin 38. âyet-i kerimesi gereğince o kişinin bütün günahları sevaba çevrilir: "İzin verilen sadece sevap söylemiştir."

78/NEBE-38: Yevme yekûmur rûhu vel melâiketu saffâ(saffen), lâ yetekellemûne illâ men ezine lehur rahmânu ve kâle sevâbâ(sevâben).

O gün, ruh (devrin imamının ruhu) ve (arşı tutan) melekler, saf saf hazır bulunurlar. Rahmân'ın kendisine izin verdiği kişiden başka kimse konuşamaz. Ve (izin verilen) sadece sevap söylemiştir.

Devrin imamının ruhu o kişinin başının üzerine gelir. Mü’min 15’e göre: “Dereceleri yükselten, Arş’ın sahibi olan Allah dilediği kulların üzerine emrinden bir ruh gönderir.” Bu devrin imamının ruhudur.

40/MU'MİN-15: Refîud derecâti zul arş(arşi), yulkır rûha min emrihî alâ men yeşâu min ıbâdihî li yunzire yevmet telâk(telâkı).

Dereceleri yükselten ve arşın sahibi olan Allah, kullarından (Kendisine ulaştırmayı) dilediği kişinin (Allah'a ulaşmayı dilediği için Allah'ın da Kendisine ulaştırmayı dilediği kişinin) üzerine (başının üzerine) Allah'a ulaşma gününün geldiğini (o kişinin ruhuna) ihtar etmek için, emrinden (Allah'ın emrini tebliğ edecek) bir ruh (devrin imamının ruhunu) ulaştırır.

Ve Mücâdele 22’ye göre, Allahû Tealâ o kişinin kalbine îmânı yazıyor. “Allah onların kalplerine îmânı yazıyor ve onları Katı'ndan bir ruh ile destekliyor.”

58/MUCÂDELE-22: Lâ tecidu kavmen yû’munûne billâhi vel yevmil âhîri yuvâddûne men hâddallâhe ve resûlehu ve lev kânû âbâehum ve ebnâehum ve ihvânehum ev aşîretehum, ulâike ketebe fî kulûbihimul îmâne ve eyyedehum bi rûhin minh(minhu), ve yudhıluhum cennâtin tecrî min tahtihel enhâru hâlidîne fîhâ, radıyallâhu anhum ve radû anh(anhu), ulâike hizbullâh(hizbullâhi), e lâ inne hizbullâhi humul muflihûn(muflihûne).

Allah'a ve ahiret gününe (ölmeden önce Allah'a ulaşmaya) îmân eden bir kavmi, Allah'a ve O'nun Resûl'üne karşı gelenlere muhabbet duyar bulamazsın. Ve onların babaları, oğulları, kardeşleri veya kendi aşiretleri olsa bile. İşte onlar ki, (Allah) onların kalplerinin içine îmânı yazdı. Ve onları, Kendinden bir ruh ile destekledi (orada eğitilmiş olan, devrin imamının ruhu onların başlarının üzerine yerleşir). Ve onları, altından nehirler akan cennetlere dahil edecek. Onlar orada ebediyyen kalacak olanlardır. Allah, onlardan razı oldu. Ve onlar da O'ndan (Allah'tan) razı oldular. İşte onlar, Allah'ın taraftarlarıdır. Gerçekten Allah'ın taraftarları, onlar, felâha erenler değil mi?

5/MÂİDE-7: Vezkurû ni’metellâhi aleykum ve mîsâkahullezî vâsekakum bihî iz kultum semi’nâ ve ata’nâ vettekûllâh(vettekûllâhe) innallâhe alîmun bizâtis sudûr(sudûri).

Allah'ın, sizin üzerinizdeki ni'metini ve: “İşittik ve itaat ettik” dediğiniz zaman, onunla sizi bağladığı misâkınızı hatırlayın. Allah'a karşı takvâ sahibi olun, Muhakkak ki O, göğüslerde (sinelerde) olanı en iyi bilir.

Sevgili kardeşlerim, “Zamandan evvel” halk arasında “Ne zamandan beri Müslümansınız?” denilse hepimizin cevabı var ‘Kâlû Belâ günü’.

Zamandan evvel olduğuna göre bu tamamen Allah’la alâkalıdır. Âdem A.S’ın zahrından bütün zürriyetini, ki ilk insan O, O’nun bütün zürriyetini “Ol” emriyle yaratan rabbimiz, ruhları, fizik bedenleri nefsin üzerine şahit tutuyor ve onlara hitap ediyor: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” Hepimiz “Kâlû Belâ” diyoruz. “Kıyâmet günü “Benim bundan haberim yoktu.” demeyesiniz diye, Allahû Tealâ ruhumuzdan misâk, fizik vücudumuzdan ahd, nefsimizden yemin alıyor. Ve irademizden de misâk alıyor.

İşte “Benim bundan haberim yoktu.” demeyesiniz diye, Allahû Tealâ Mâide 7’de bize hatırlatıyor: “İşittik ve itaat ettik.” Allahû Tealâ bütün nefslere soruyor: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” “dediler ki:" “evet.” “Öyleyse Ey Âdemoğlu, sözlerimi işittiyseniz emrime itaat edin.” Ve Allahû Tealâ ruhumuzdan misak, fizik vücudumuzdan ahd, nefsimizden yemin alıyor. Allah’ın emri bu. Onları üzerimize farz kılıyor.

Bu açıdan bakıldığı zaman gerçekten şahit ile şefaat ki Devrin imamı'nın ruhu başımızın üzerine geldiği zaman bizim için mağfiret talebinde bulunuyor. Biz de Allah’tan mağfiret talebinde bulunuyoruz. İki kere af, mağfiretin, (günahların sevaba çevrilmesi) yani şefaat olayı, gerçekleşiyor. Tövbe eden kişi ile Devrin İmamı arasında bu olay şefaattir.

Yanıtlayan: Dr. Abdulcabbar BoranYayın tarihi: 17 Ağustos 2026Son güncelleme: 2 Ekim 20265 dk okuma2